Murâbaha fâiz hilesi midir?
Faizli bankacılık sisteminde olmayan Danışma Komitesi, faizsiz bankacılık sisteminde mevcuttur. Bu komite, faaliyetlerin “faizsiz” ilke ve standartlara yani fıkhi uygunluğuna bakar. Kurumsal müşterilere sunulan murabaha da normal bir alışveriş gibidir. İşlemlerin “bir makine” gibi reel karşılığı vardır. Müşteriye herhangi bir şekilde para verilmemektedir. Ve bu husus, işlemin “faizsiz” gerçekleştiğinin temel göstergesidir.
- Katılım bankaları, BDDK mevzuatına ek olarak faizsiz ilke ve standartlara uygunluk açısından Danışma Komitesi tarafından denetlenir.
- Murabaha yöntemi, kurumsal firmaların ihtiyaç duyduğu malların katılım bankası tarafından peşin alınıp üzerine kâr payı eklenerek vadeli satılmasıyla faizsiz bir alışveriş gibi gerçekleşir.
- Kâr payı oranlarının faize yakın olması, enflasyon, işletme giderleri ve geleneksel bankalarla rekabet gibi piyasa koşullarından kaynaklanmaktadır.
Katılım Bankacılığının çalışma prensipleri, kamuoyunda zaman zaman “faiz hilesi mi” şeklinde soru işaretlerini beraberinde getirmektedir. Ancak faizsiz bankacılık sisteminde işleyiş buna izin vermez. Bu konu, katılım bankalarının “Danışma Komitesi” tarafından sıkı denetlenir. İşlemlerin de faizsiz prensiplere göre “tıpkı bir alışveriş gibi gerçekleşmesi” için gerekli kurallar hassasiyetle uygulanır.
Murabaha işlemleri hangi aşamaları kapsar?
DANIŞMA KOMİTESİ DENETLER
Faizli sistemle çalışan bankalar ve katılım bankaları, BDDK mevzuatına uygun olarak faaliyet göstermek zorundandır. Ancak katılım bankaları için tek kriter sadece yasal mevzuata uygunluk değildir. Faizli bankacılık sisteminde olmayan Danışma Komitesi, faizsiz bankacılık sisteminde mevcuttur. Ve bütün faaliyetlerin “faizsiz” ilke ve standartlara yani fıkhi uygunluğuna bakarlar.
Kira sertifikasında likidite avantajı nedir?
MURABAHA FAİZ HİLESİ Mİ?
Katılım bankalarının en yaygın finansman ürünlerinden olan murabahada da işlemlerin faizsiz prensiplere uygunluğu hassasiyetle sağlanmaktadır. Murabaha yöntemi, kurumsal müşterilerin yani şirketlerin ihtiyaçları için kullanılan bir yöntemdir.
Bu yöntemde örneğin;
-Bir reel sektör firması, iş makinesi almak için finansman desteği talebiyle katılım bankasına başvurur.
-Katılım bankası ise bu makinenin parasını müşteriye faizle vermez. Önce kendisi bu malı peşin satın alır.
-Ardından katılım bankası, bu makinenin üzerine kendi kâr payını koyarak, talep eden şirkete belli bir vade ile satar.
-Burada şirket de taksitle ödeme yaparak makinenin sahibi olur.
Görüldüğü gibi işlem, normal bir alışveriş gibidir, reel karşılığı vardır. Kurumsal müşteriye herhangi bir şekilde para verilmemektedir. Ve bu husus, işlemin “faizsiz” gerçekleştiğinin temel göstergesidir.
Katılma hesaplarında kâr-zarar hesaplaması nasıl yapılır?
KÂR PAYI NEDEN FAİZE YAKIN?
Kamuoyunda “kâr payı oranları neden faize yakın” şeklinde sorular da öne çıkmaktadır. Katılım bankaları her ne kadar faizsiz prensiplere göre faaliyet gösterse de enflasyon ve işletme giderleri gibi genel maliyetlerden bağımsız değillerdir.
Ve geleneksel bankalarla rekabet halindedir. Yani katılım bankasındaki bir oranın çok düşük ya da çok yüksek olması, piyasa dengeleri ve rekabet kuralları açısından sürdürülebilir değildir. Bu sebeplerle oranlar birbirine yakın seyreder.
