Savaşflasyonla mücadele! Küresel yıkımın maliyeti 1 trilyon dolar
İran ile ABD arasındaki iki haftalık ateşkes bütün dünyaya nefes aldırırken, ülkeler ‘warflasyon’ yani savaşın sebep olduğu enflasyonla mücadeleye odaklandı. Ateşkesle düşen petrol fiyatları ve açılan tedarik kanalları sebebiyle azalan tehlikenin kalıcı olması için çabalar yoğunlaştı...
- Orta Doğu'daki İran merkezli gerilimin küresel bilançosunun 1 milyar dolara yaklaştığı ifade edilmiştir.
- Dr. Kaya'ya göre dünya ekonomisi 2026 itibarıyla trilyon dolarlık bir uçurumun kenarında bulunmaktadır.
- ABD'nin İsrail'e yaptığı askeri yardımların, İsrail'in savunma harcamalarının yaklaşık %20,4'ünü doğrudan sübvanse ettiği belirtilmiştir.
- İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla oluşan enerji trafiği tıkanıklığının, petrol varil fiyatına eklenen 20-30 dolarlık risk primi ve bölgedeki uçuşların %70'inin iptali ile küresel piyasalarda enflasyonist bir şok dalgası oluşturduğunu ifade edilmiştir.
- Türkiye'nin, Türki-Mısır-Katar-Pakistan dörtlüsüyle birlikte arabuluculuk ve denge diplomasisiyle ön plana çıktığı ve değişen dünya düzeninde başat aktör olarak öne çıktığı vurgulanmıştır.
- Gazze ile başlayan süreçle Batı hegemonyasının 15-20 yıl ileriye doğru bir iflas yaşadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.
YILMAZ BİLGEN - İstanbul Aydın Üniversitesinden Dr. Elif Kaya, Gazze katliamı, İsrail’in Lübnan işgali ve son 40 günlük İran saldırıların küresel bazlı derin kırılmalara yol açtığını ve insani, siyasi ekonomik yansımalarının devam edeceğini söyledi. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Elif Kaya’ya göre Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli gerilimin küresel bilançosu 1 milyar dolara yaklaştı.
TRİLYON DOLARLIK UÇURUM
Dr. Elif Kaya, "2026 yılı itibarıyla dünya ekonomisini trilyon dolarlık bir uçurumun kenarına sürüklemiş durumda. Devam eden bombardımanların ABD’ye operasyonel maliyeti günlük ortalama 220 milyon dolara ulaştı. Diğer saldırgan unsur İsrail’in savunma bütçesine eklenen 30,3 milyar dolarlık (112 milyar Yeni İsrail Şekeli) yük ise küresel finans sistemindeki kırılganlığı artıran bir etki üretmekte. Bunun sebebi de ABD’nin İsrail’e yaptığı askeri yardımlar İsrail’in bu harcamalarının yaklaşık *%20,4’ünü doğrudan sübvanse ediyor olmasıdır.
İran tarafında ise stratejik enerji tesislerinin gördüğü hasar ve askeri kayıpların toplam mali bedeli 7 milyar dolara ulaştı. Bu noktada esas yıkım İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ile ortaya çıkan enerji trafiğinin tıkanması ile oluştu. Küresel piyasaları sarsan olaylar dizesinde Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık nedeniyle petrolün varil fiyatına eklenen ‘20-30 dolarlık’ kalıcı risk primi ve bölgedeki uçuşların %70’inin iptal edilmesi, lojistikten turizme kadar her sektörde enflasyonist bir şok dalgası üretti" dedi.
FATURAYI TÜM DÜNYA ÖDÜYOR
Dr. Elif Kaya İsrail-ABD saldırılarının faturasını tüm dünyanın ödediği tespitinde bulundu ve şu hususlara vurgu yaptı:
‘Goldman Sachs ve IMF verileriyle de desteklenen maliyet tablosuna göre bu savaş askeri maliyetin ötesine geçti. Sarsılan enerji arz güvenliği tüm dünya için sürdürülebilirliği imkansız bir ekonomik maliyet üretti ve bu faturayı tüm dünya ödüyor. Bu bir yanı ile Netanyahu’nun hırslarına ödenen bedel niteliği taşıyor. İsrail’in bölgeyi domine hevesi ve ABD’nin bu hırsa kalkan olma stratejisi en fazla ABD’nin prestij kaybına yol açtı.
Aynı vasatta Türkiye istikrar ve barış girişimleriyle ön plana çıkan ülke oldu. Varılan ateşkeste Türki-Mısır-Katar-Pakistan dörtlüsünün diplomasi girişimleri belirleyici unsurdu. Ankara’nın denge diplomasisi hemen her krizde olduğu gibi barış ve istikrar unsuru olarak öne çıktı. Türkiye değişen dünya düzeninin baş aktörü niteliğini her olayda perçinliyor. Tüm süreçlerden de güçlenerek çıkar. Diğer yandan İsrail’in askeri, siyasi, diplomatik derin stratejileri olmadığı ortaya çıktı. Dünyanın güvenlik-savunma doktrinleriyle birlikte teknoloji-bilim aksı da değişiyor. Yeni oluşan düzende ahlaki duruşu kadar her alanda elde ettiği standartla da Türkiye’nin öncü rolü var. Egemen güçlerin tüm söylemleri ve ahlaki, insani normları radikal biçimde sorgulanıyor. Batı hegomanyası her anlamda iflas etti. Gazze ile başlayan süreç bu iflası 15-20 yıl ileri aldı’
