Temmuzda çifte beklenti! Zam ve seyyanen için gözler Ankara’da
“Gün doğmadan neler doğar” sözü umut verir ama emekliler için tablo pek öyle görünmüyor. TÜİK’in açıkladığı veriler ve mutfaktaki fiyat artışları, maaşlara yapılan zamların etkisini kısa sürede gölgede bırakıyor. Nitekim Ocak 2026’da verilen %12,19’luk artış, artan yaşam maliyetleri karşısında hızla eriyerek emeklinin cebinde kalıcı bir rahatlama sağlayamadı.
Yılların tecrübesini taşıyan emekliler şimdi gözünü temmuz ayında yapılacak maaş güncellemesine çevirmiş durumda. Mevzuat gereği yılın ilk altı ayına ait enflasyon oranında artış yapılacak olsa da asıl soru şu: Bu artış, hayat pahalılığı karşısında gerçekten bir nefes aldıracak mı? Emeklinin yükünü hafifletmeye yetip yetmeyeceği önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacak.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, konuyu köşesine taşıdı ve konuya dair önemli noktalara değindi.
KRİTİK EŞİK: NİSAN VERİSİ VE ENERJİ FIRTINASI
Temmuz ayına üç aydan az bir zaman kaldığını hatırlatan Karakaş, "4 Mayıs 2026 Pazartesi günü açıklanacak olan nisan ayı enflasyon verisi, tam manasıyla bir “mihenk taşı” hükmündedir. Zira küresel savaş tamtamlarının etkisiyle şaha kalkan petrol ve enerji fiyatlarının maliyet yükü, ilk kez bu veriyle tam olarak gün yüzüne çıkacaktır" dedi.
İŞTE GÜNCEL TABLO
TÜİK tarafından ilan edilen verilere göre, mart ayı itibarıyla emekli maaşlarına yansıyacak kümülatif artış netleşti. Yukarıdaki tablo, enflasyonun son 3 aylık seyretme rotasını ve emeklinin hakkı olan güncel oranı göstermektedir...
Ocak ve şubat aylarının toplamı olan %7,95’lik artışa mart verisi eklendiğinde, kümülatif enflasyon %10,04 seviyesine ulamıştır. Yai bugün itibarıyla her SSK ve Bağ-Kur emeklisinin maaşında %10,04 oranında bir güncelleme kesinleşmiştir.
TEMMUZ ZAMMI: BEKLENTİLER VE RİSKLER
İsa Karakaş, "Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ve ciddi ulusal ve uluslararası finans kuruluşlarının beklentileri topluca irdelendiğinde, temmuz ayında emekli maaşlarına yapılacak zammın %16 ila %18 bandında seyretmesi kuvvetle muhtemeldir" dedi ve yazısının devamında şu bilgilere yer verdi:
"Lâkin asıl muamma, “en düşük emekli maaşı” uygulamasının akıbetidir. Hükûmetin bu uygulamayı sonlandırıp sadece sosyal yardıma muhtaç olanlara destek vereceği yönündeki söylemler, milyonlarca emekliyi 20.000 TL sınırında sabitleme riski taşımaktadır. Ayrıca seçime sınırlı bir zaman kala hükûmet bu riski göze alabilecek mi? Göze alsa bile hangi en düşük emekliye nasıl destek verilecek? Henüz bu konuda netleşmiş bir çalışma yok…
SEYYANEN ZAM: SERAP MI, HAKİKAT Mİ?
Yıllardır kemer sıkan, “sabır taşı çatlayan” emeklilerimiz için seyyanen zam veya refah payı bu temmuzda verilecek mi?
Ankara kulislerinden maalesef diyorum… Savaşın getirdiği belirsizlikler ve bütçe disiplini gerekçeleri ileri sürülmektedir. Yukarıda belirttiğimiz yasa gereği verilmesi gereken güncelleme dışında şimdilik ufukta ilave iyileştirme görünmüyor.
Lafın özü seyyanen zam veya refah payı verilme ihtimali Ankara’da şimdilik uzak bir “hayal-i muhal” olarak görünmektedir.
Ancak, karamsarlığa mahal yok. Sistemin sürdürülebilirliği ve toplumsal refahın tesisi için bu yöndeki taleplerimizi her daim taze tutacağız…
HASILIKELAM
Kıymetli emeklilerimiz, unutmayınız ki, "Her kışın bir baharı vardır." Enflasyon canavarı karşısında kemer sıkmak zorunda kaldığınız bu dönemde, hakkınızı savunmak, reform projelerimizi her platformda dile getirmek benim asli görevimdir.
Hükûmetin, 17 milyona yakın emekli ve hak sahibinin sesini duyacağına ve sistemin iyileştirilmesi için elzem olan "İntibak, millî gelir artışlarının otomatikman emekli maaşlarına tam olarak yansıması, seyyanen zam…" formüllerini 2027 vizyonuyla hayata geçireceğine olan inancımı koruyorum. Sabrınız, bu ülkenin temelidir."
