Anadilimizi Türk liseleri kurtarır
TGRT HABER TV'nin Frankfurt'tan canlı yayınlanan 'Türkiye Platformu' programına konuk olan eğitimci-yazar Hasan Kayıhan, "Türkçe, örgün eğitimde olmazsa Almanya'da biter. Türkiye, bir an önce Türk liseleri kurmalı. Ülkemiz bunu organize edebilir" dedi
TGRT Haber'de yayınlayan ve özel dosyalarla gündemi belirleyen "Türkiye Platformu" programı, bu kez Almanyalı Türklerin anadil sorununa ışık tuttu. Türkiye Gazetesi Genel Yayın Y önetmeni Nuh Albayrak'ın Frankfurt'taki TGRT EU stüdyolarından sunduğu programa canlı yayın konuğu olarak eğitimci-yazar Hasan Kayıhan ile Yunus Emre Kültür Merkezi Berlin Müdürü ve Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) yöneticisi Dr. Yılmaz Bulut katıldı. Dr. Bulut, geçen ay Dortmund'da düzenlenen Türkçe Çalıştayı'na değinerek, "Avrupa genelindeki en büyük çatı kuruluşlarını işin içerisine çektik. Uzmanlar ve STK yöneticilerini bir araya getirdik. UETD, DİTİB, ATİB, İGMG, İKMB, Türk Federasyon, Almanya Veli Dernekleri Federasyonu, Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu'nu aynı platformda buluşturduk. Bu, bir sivil toplum hareketidir. İnsanlar ımızın, Türkçenin giderek yok olduğunu fark etmesi üzerine bu hareket doğdu. Çözüm üretmek gerekiyordu. Almanya'da tek yanlı dil (Almanca) vurgusu var. Buna denge getirmeye çalıştık.. Bir kurumsallaşmaya ve yol haritasına doğru ilerliyoruz. Bundan da ötesine geçmek istiyoruz. Süreklilik istiyoruz" diye konuştu. Türklerin göç tarihine de vurgu yapan Dr. Bulut, "Göçün başlangıcından 50 sene sonra ortaya çıkan sorunlar çok vahim. Nesiller değişiyor. Bunlarla birlikte dil, doğal bir erozyona uğruyor. Çocuklar 2-3 yaşında Almancayla tanışıyor. Bunun faydasını hissedebiliyor. Bu yüzden sistemin sunduğu imkanlarla birlikte anadilin geriye çekildiği bir süreç yaşanıyor. Annelerinden aldıkları dili kaybediyorlar. İşin siyaset boyutu da vardır" dedi. Almanya'da 80'li yılların sonlarına doğru Türklerde hızlı bir yerleşme süreci ve kalıcılık yaşandığını belirten Dr. Bulut, "Gerçeği kavramaya başladık, anavatana dönmedik, dönemedik. Almanya kültür devleti olarak bilinir. Dil, kültür ve din öğeleri ağır basıyor. Ciddi demografik değişimle birlikte Türk öğrencilerin çoğalmasıyla birlikte Alman okullarında ciddi bir hedef kitle oluştu. Siyasi irade, Alman kültürünün hakim olduğu asimilasyona yönelik girişimlerde bulundu. Okullardaki Türkçe dersleriyle ilgili sıkıntıyı sadece Alman tarafına yüklemek de yanlış olur. Siyasi akımları ve bilimi ayırmak gerekiyor. Gerçekleri ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışmalar mevcut" diye konuştu. Türklerin bilinç olarak rahat olması gerektiğini kaydeden Dr. Bulut, "Şuan ki durum olumsuz olabilir. Ancak Türkçeye sivil toplumunun sahip çıkması lazım. Herkes, Türkçenin önemini anlatmalı. Kültür ve dil siyaseti oluşturmak gerekiyor. Türkçenin Alman okul sisteminde parçası olması ve Türkçe öğretmenlerinin sayısının artması gerekiyor" dedi.TÜRKÇE AVRUPA'DA ORTAK DEĞER
Eğitimci ve yazar Hasan Kayıhan da, "Almanya'nın Balkanlara doğru ilerleyen bir nüfuz alanı var. Nüfuz olarak Doğu'ya ilerleyen Almanya'nın karşısında durabilecek tek ülke Türkiye'dir. Konuyu Türkçeye bağlarsak, daha düne kadar Avrupa'nın ortak anlaşma dili Türkçe idi. Şöyle ki, bugün Avrupa'da Romanya ve Bulgaristan'ın da AB'ye katılması Balkan ülkelerinin serbest dolaşım elde etmesi birden bire Türkçenin varlığının farkına varılmasına yol açtı. Osmanlıdan buyana bu bölgede Türkçe ortak dildi. Almanya'ya gelen bu bölgedeki insanlar, yine Türkçe anlaştılar. Almanya dışına çıktığını zda Almanca ortak dil olma özelliğini kaybeder ve Türkçe ortaya çıkar. Bu yüzden Tü rkçeye karşı savaş başladı. Bugüne kadar birçok Türkçe radyo ve TV yayını varken, bunlar teker teker kaldırıldı. Türkiye de, işin farkına erken vard ı" dedi.. 1974'te Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalıştığını belirten Kayıhan, "Bugünkü sorunların aynısı aşağı yukarı o zaman da tespit edildi. Ama yapılması gerekenler uygulanamadı. İyi başladık, arkasını getiremedik. Burada Türkçe anaokulları kurulacaktı, çocuk dergileri basılacaktı. Ama olmadı. Almanya'da bugün e ğitim ataşelikleri boş. Yıllardır çoğu vekaletle yürütülüyor. Bunu akıl almıyor. Bu makamları dolduracak gücümüz mü yok?" şeklinde konuştu. Almanya'da 60 Yunan lisesi olduğu bilgisini veren Kayıhan, "Ama bize yönelik bakış açısı farklı. Japonlara 'sen Almanca bilmiyorsun' denilmezken bizim Türkiye'den gelecek gelinlerimize bunu söylüyorlar.
Başbakan Erdoğan, 'Türk liseleri açılmal ıdır' deyince Almanya'da herkes ayağa kalktı. Bizim insanımız halen yurda dönme rüyaları görüyor. Örgütleşmede geri kaldılar. İnsanımıza yol gösteren olmadı, belki de onun sıkıntısını yaşadık. Bir grup insanımız asimile olmuş, bir grup insanımız da hala geri dönmeyi düşünüyor. Bizim sıkıntı mız bu noktada. Şimdi bunun doğurduğu aksaklıkları insanlarımız görmeye başladı" dedi. Türkiye ve Türklerin, Avrupalı ülkelerin dil konusunda öteden beri takip ettiği yolu izlemesi durumunda anadil sorununa çözebileceğini bildiren Kayıhan, "Fransa'da Dil Akademisi'nin onayı vermeden bir işyerine isim veremiyorsunuz! Ama biz sömürge aydını kafalı insanlarım ızdan çok çekiyoruz. Almanlığı kötülemek Almanya'da suçtur. Biz ise kendi değerlerimizin farkında değiliz" diye konuştu. Örgün eğitimde olmaması durumunda Türkçenin Almanya'da biteceğini bildiren Kayıhan, "Türkiye, bir an önce burada, Türk liselerini Yunanistan'ın yaptığı gibi kurmalı. Türkiye bunu organize edebilir. Çünkü Türkiye güçlü bir ü lkedir. Yoksa Türkçe diye bir şey kalmayacaktır" dedi.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
