Büyükçekmece'de cesedi halıya sarılı halde bulunmuştu! Sedef Güler cinayetinde karar çıktı
Büyükçekmece’de öldürüldükten sonra cansız bedeni elleri bağlı halde, halıyla denize atılan Sedef Güler’in cinayet davasında karar çıktı. Mahkeme, 1 sanığı ağırlaştırılmış müebbet, 1 sanığı ise 18 yıl hapis cezasına çarptırdı.
- Mahkeme, 1 sanığı ağırlaştırılmış müebbet, diğer sanığı ise 18 yıl hapis cezasına çarptırdı.
- Cumhuriyet Savcısı, daha önceki mütalasında 2 sanığın "çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.
- Sedef Güler'in cansız bedeni 7 Haziran 2024'te denizde bulunmuştu.
- Sanıklar Yavuz Güngör ve Fırat Baykara tutuklu yargılanmıştı.
- Mütalaada, sanıkların maktulün cesedini halıya sarıp zincirle bağladıktan sonra araca koyarak köprüden attıkları belirtilmişti.
- Sanıkların 5-7 Haziran tarihleri arasında polis ve sağlık ekiplerine haber verme imkanı varken cesedi yok etmeye yönelik eylemlerde bulundukları kaydedilmişti.
Büyükçekmece'de 24 yaşındaki Sedef Güler'in halıya sarılı ve ayaklarına ağırlık bağlanmış halde denizde ölü bulunmasına ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, 1 sanığı ağırlaştırılmış müebbet, 1 sanığı ise 18 yıl hapis cezasına çarptırdı.
MÜTALADA NE İSTENMİŞTİ?
Cumhuriyet Savcısı, daha önce açıkladığı mütalaasında 2 sanığın "çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada, sanıklar Yavuz Güngör ve Fırat Baykara'nın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek maktul Sedef Güler'i iştirak halinde öldürdükleri belirtilmişti.
Denizde halıya sarılmış halde cesedi bulunmuştu! Sedef Güler cinayetinde şoke eden savunma
NELER OLMUŞTU?
7 Haziran 2024'te İstanbul Büyükçekmece'de iş bulma vaadiyle çağrıldığı evde öldürülen 24 yaşındaki Sedef Güler’in cansız bedeni halıya sarılı ve ayaklarına ağırlık bağlanmış halde denizde bulunmuştu.
Sedef Güler’in öldürülmesine ilişkin davada şüpheliler Yavuz Güngör ve Fırat Baykara tutuklu yargılanmıştı. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Savcı, 2 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.
Mütalaada, 7 Haziran 2024'te Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde halıya sarılı, elleri koli bandı, ayakları zincir ve dambılla bağlı bir kadın cesedinin bulunduğu anlatılmıştı.
ETİKETTEN İZLERİ BULUNMUŞTU
Halıdaki yıkama firmasına ait etiketten yola çıkılarak sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör'ün kullandığı eve ulaşıldığı belirtilen mütalaada, evde yapılan aramalarda ise maktul Sedef Güler'e ait kimlik bilgileri ile cesedin sarılı olduğu halı etrafında bulunan perde parçaları, un çuvalının kalan kısımları ve kanlı eldivenin ele geçirildiği aktarılmıştı.
HALIYLA DENİZE ATTILAR
Parmak izinden cesedin Sedef Güler'e ait olduğunun anlaşıldığı ifade edilen mütalaada, sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör'ün, maktulün cesedini halıya sarıp zincirle bağladıktan sonra araca koyarak Mimar Sinan Köprüsü'nden attıkları, olayın ardından ise korkarak kaçtıkları belirtilmişti.
Sanık Yavuz Güngör'ün Edirne üzerinden yurt dışına kaçmaya çalıştığı ifade edilen mütalaada, sanıkların 5-7 Haziran tarihleri arasında polis ve sağlık ekiplerine haber verme imkanı ve yeterli süreleri bulunmasına rağmen maktulün cesedini yok etmeye yönelik eylemlerde bulundukları kaydedilmişti.
Sedef Güler cinayetinde kan donduran ifadeler! Sanıklar olay gecesine dair her şeyi itiraf etti
Mütalaada ayrıca, söz konusu evin sanık Fırat Baykara adına kiralanmış olması, ölüm sebebinin tespitini engellemek amacıyla cesedin denize atılması dikkate alındığında sanık Baykara'nın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği vurgulanmıştı.
Sanıklar Yavuz Güngör ve Fırat Baykara'nın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek maktul Sedef Güler'i iştirak halinde öldürdükleri belirtilen mütalaada, iki sanığın "çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
PİŞKİN SAVUNMALAR
Fırat Baykara, kendini "Mütalaaya katılmıyorum. Maktulün ölümüyle yakından uzaktan alakam yoktur. Ben olay yerine gittiğimde maktul ölmüştü” diyerek savunmuştu. Sanık Yavuz Güngör ise kimseye bir şey yapmadığını belirterek "Uyandığımda maktul ölmüştü. Tekrar cezaevine girme kaygısıyla saçma şeyler yaptım. Bunun dışında öldürme şeklinde bir eylemim yoktur" savunmasını yapmıştı.
