Coğrafyanın gizli diktatörlüğü: Botokslu harita, yalan dünya
Haritalar bize sadece yolları değil, kimin ‘Efendi’ olduğuna dair bir hiyerarşiyi mi dikte ediyor Botokslu dünya haritasında devleştirilen küçücük ülkeler, asırlardır sahte santimetreler üzerinden toplumlara jeopolitik korku empoze etti. Rusya’dan 2, Grönland’dan 14 kat büyük Afrika, haritalarda neden küçülüyor? Haritada büyüyen ve bugüne kadar sadece 22 ülkeyi işgal etmeyen küçücük İngiltere, kendinden 13 kat büyük Hindistan’da bu yalanın ekmeğini mi yıllarca yedi?
Standart Mercator dünya haritası, kuzeydeki ülkeleri olduğundan büyük, ekvator bölgelerini ise küçük göstererek, sömürgeci güçlerin dünya algısını manipüle eden ve hala kullanılan görsel bir yalandır.
- Standart Mercator dünya haritası, kuzeydeki kara parçalarını (örneğin Rusya, Grönland) olduğundan çok daha büyük, ekvatordaki kıtaları (örneğin Afrika) ise gerçek boyutlarından küçük gösterir.
- Bu harita bozulması, başlangıçta denizcilik amaçlı olsa da, zamanla sömürgeci güçler tarafından ülkeler arası güç ve büyüklük algısını manipüle eden psikolojik bir araca dönüşmüştür.
- Gerçekte Afrika, ABD, Çin, Hindistan, Japonya ve tüm Avrupa'yı içine alabilecek kadar büyükken, haritalarda ortalama bir kıta gibi görünür.
- Greenwich'in "sıfır noktası" olarak belirlenmesi gibi uygulamalar, sömürgeci güçlerin kendi merkezî konumlarını dünyaya dayatma çabasıdır.
- Arno Peters'ın Gall-Peters projeksiyonu gibi alternatifler, kara parçalarını daha doğru boyutlarda gösterirken, UNESCO, UNICEF ve birçok Afrika ülkesi bu görsel manipülasyona karşı çıkarak daha adil haritaları savunmaktadır.
- Modern dijital haritalar (Web Mercator) bile teknik kolaylıklar nedeniyle bu bozulmaları sürdürerek "modern sömürgeciliği" devam ettirmekte ve siyasi manipülasyonlara zemin hazırlamaktadır.
OSMAN SAĞIRLI- Dünya haritasına her baktığınızda aslında bir aynaya bakıyorsunuz; ancak bu ayna sizi olduğunuz gibi değil, birilerinin görmenizi istediği gibi gösteren, sirklerdeki o yamultucu aynalardan biri. Bugün bir çocuğun önüne o meşhur dünya haritasını koyduğunuzda gördüğü şey bir coğrafya değil, bir hiyerarşidir. Kuzeyin o uçsuz bucaksız, bembeyaz ve devasa görünen ülkeleri zihnimizde “aşılması imkânsız güçler” olarak kodlanırken, ekvatorun o “sıkışmış” ve “küçültülmüş” devleri sadece birer detay gibi kalıyor. 1569 yılında Gerardus Mercator’un denizcilerin okyanusları aşarken pusula rotalarını düz çizgilerle belirleyebilmesi için tasarladığı bu projeksiyon, zamanla bilimsel bir zorunluluktan çıkıp, ülkelerin “güç ve büyüklük” algısını manipüle eden psikolojik bir silaha, dahası yalan dünyaya dönüştü.
“Bu da nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Anlatalım... Uzayda “aşağı” veya “yukarı” yoktur. Ancak modern haritaların tamamında Avrupa ve Kuzey Amerika en üsttedir. İnsan beyni, dikey bir düzlemde “yukarıda” olanı “üstün”, “aşağıda” olanı ise “bağımlı” veya “düşük” algılama eğilimindedir. Orta Çağ haritalarında güney üstte gösterilirdi. O dönemin en meşhur Arap haritacısı El İdrisi’nin çizimlerinde İslam dünyasının kalbi Kâbe aynı zamanda dünyanın da merkezinde yer alıyordu. Ancak sömürgeci güçler, dünyayı kendi perspektifl erinden “yukarıdan aşağıya” bakacak şekilde yeniden dizayn ettiler. Bu, işgal edilen toprakların “aşağıda” ve “kontrol altında” olduğu imajını perçinledi.
GREENWİCH NEDEN 0 NOKTASI?
İnsan sormadan edemiyor! Dünya bir küre olduğuna göre başlangıç meridyeni her yerden geçebilirdi. Londra yakınlarındaki Greenwich’i hangi akıl dünyanın merkezi ilan etti? 1884’te Washington’da ticarette söz sahibi ülkelerin katıldığı bir meridyen konferansı düzenlenir. Maksat ticareti düzene sokmak amacıyla ortak saat üzerinde uzlaşmaktır. O dönemin en büyük deniz gücü olan Britanya İmparatorluğu masaya yumruğunu vurur ve “Merkez benim!” der. Greenwich Mean Time (GMT) diye bir kavram üretilir. Saatler bile buraya göre ayarlanır. Dünyanın “Doğu” ve “Batı” olarak ikiye ayrılması da İngiltere’ye göre tanımlanır. Uzak Doğu, Orta Doğu gibi terimler bile Londra merkezli bir bakış açısının ürünleridir.
RUSYA BÜYÜK DİYENLER...
Meridyenleri ayarlayıp saniyenin bile hesabını yapan zihniyet, harita ile ilgili yalandan dahi olsa tek kelam etmez ! Gelin şimdi gözlerimizi en büyük yalana, yani o devasa Rusya görüntüsüne dikelim. Haritada Rusya, neredeyse tüm dünyayı üstten bir battaniye gibi örter, her yeri yutacakmış gibi durur. Hatta çoğu kişi Rusya’nın Afrika’dan kat kat büyük olduğuna yemin bile edebilir. Ancak bu, coğrafyanın en büyük optik illüzyonudur. Rusya’yı o “botokslu” kuzey koltuğundan alıp ekvatorun gerçekleriyle yüzleşeceği bir yere sürüklediğinizde, karşınıza çıkan manzara şoke edicidir: Koca bir dev gibi görünen Rusya, aslında tek bir Afrika kıtasının içine tam iki kez sığabilir. Özetle 30 milyon kilometrekarelik Afrika, 17 milyonluk Rusya’yı bir garnitür gibi yanında taşır.
KITALARI YUTAN KARADELİK: AFRİKA
Fakat asıl “matruşka” oyunu Afrika’da gizli. Haritada ortalama bir kıta gibi görülen Afrika, aslında dünyayı yutan bir karadelik gibidir. ABD’yi, koca Çin’i, milyarlık Hindistan’ı, Japonya’yı ve tüm Avrupa’yı tek bir Afrika kıtasının içine, kenarlardan pay kalacak şekilde yerleştirebilirsiniz. Düşünsenize, dünyanın süper güçleri diye bildiğimiz o koca ülkeler, haritada “küçük” görünen tek bir kıtanın içinde âdeta kayboluyor. Bir devin üzerine “cüce” kıyafeti giydirerek, onun kendi gücünden haberdar olmasını engellemeye çalışmak, sömürgeci aklın harita üzerindeki en sinsi imzasıdır. Bu coğrafi hata değil, bir halkın, kıtanın ihtişamının görsel olarak çalınmasıdır.
HATA SÖMÜRGECİYE YARADI
Peki, suçlanan adam Gerardus Mercator kim? 1512’de Belçika’da doğmuş dâhi bir matematikçi ve kartograf. Amacı siyaset yapmak değil, okyanusun ortasında yönünü kaybeden kaptanlara yardım etmektir. Küre olan dünyayı düz bir kâğıda aktarırken açıları korumak zorundadır, aksi hâlde gemiler asla hedefl erine varamaz. Bu matematiksel çözümün bedeli ise alanların bozulması olur. Kutuplara yaklaştıkça kara parçaları bir sakız gibi uzar, Ekvator ise büzülür. Bu “teknik hata” sömürgeci güçlerin tam da aradığı şeydir; Haritada devleşen İngiltere gibi küçük bir adanın, kendisinden kat kat büyük olan Hindistan’ı, Afrika’yı y ö n e t m e s i , halkın zihninde görsel olarak meşrulaşır. Issız bir buz adası olan Grönland haritada Afrika ile aynı boyda gösterilir. sonuç olarak güneyin potansiyeli, tarihi ve insanı kâğıt üzerinde önemsizleştirilir.
KARTOGRAFİK SİYASETE İSYAN
İsyanlar gecikmez. 1970’lerde Alman tarihçi Arno Peters, bu haritanın “ırkçı” ve “sömürgeci” olduğunu haykırır, Gall-Peters projeksiyonunu dünyaya tanıtır. Peters, “Bir halkı haritada küçültmek, o halkın onurunu ve dünyadaki yerini küçültmekle aynıdır” der. En sert tepki 2017’de Boston’daki devlet okullarından gelir; Mercator haritaları “yalan söyledikleri” gerekçesiyle sınıflardan toplatılır. Yerine gelen haritalarda ülkeler daha gerçekçi ama estetik değildir. Bazıları “Dünya neden bu kadar çirkin?” diyerek hoşnut olmazlar. Oysa çirkin olan harita değil, o güne kadar alıştıkları makyajlı yalanlardır. Çünkü kuzey o kadar da dev değildir, güney ise yeryüzünün asıl taşıyıcı gücüdür. Bugün UNESCO ve UNICEF gibi kuruluşlar bile dünyayı daha adil görmek adına Gall-Peters projeksiyonunu tercih eder.
AFRİKA’NIN ÇALINMIŞ KİLOMETRELERİ
Afrika’nın haritaya tepkisi ise biraz daha serttir. Koca bir kıtanın, haritada bir yarımada kadar küçük gösterilmesine itiraz ederler ve akademisyenlerin öncülüğünde uzun soluklu eylemler başlar: “Haritaları Geri Alın” sloganıyla büyüyen hareket, sadece bir yüzölçümü tartışması değildir; 1884 Berlin Konferansı’nda cetvelle çizilen sınırların ve Mercator haritasıyla küçültülen ruhların bir başkaldırısıdır aynı zamanda. Afrika Birliği ve çeşitli organizasyonlar, bu “görsel yalanın” Afrikalı çocukların özgüvenine vurduğu darbeyi artık resmî bir mesele hâline getirir. Kenya, Etiyopya ve Gana’da müfredattaki Mercator haritalarının kaldırılması için baskılar başlar. Afrikalı aktivist gruplar ise haritayı ters yüz eden tasarımları yaygınlaştırır.
MATEMATİK ŞAŞIYOR: DEVLEŞEN CÜCLER EZİLEN DEVLER
Harita üzerindeki görüntüsüne bakarak algılarımızı şekillendiren, yapacağınız bir “sürükle-bırak” testiyle karşınıza çıkacak olan, coğrafi şok oluşturacak 9 gerçek:
Grönland / Afrika: Haritada aynı boyda dururlar. Gerçekte Afrika, Grönland’dan 14 kat büyüktür. (Afrika: 30,37M / Grönland: 2,16M)
Brezilya / Avrupa: Brezilya haritada Güney Amerika’da sıradan bir yer kaplar. Ancak gerçekte Brezilya, Avrupa kıtasının (Rusya hariç) neredeyse tamamından büyüktür.
Avustralya / Avrupa: Haritada küçük bir ada gibi duran Avustralya, Batı ve Orta Avrupa’nın tamamını içine alacak kadar geniştir.
Antarktika İllüzyonu: Haritanın en altında sonsuz bir beyazlık gibi uzanan Antarktika da aslında Avustralya’nın yaklaşık iki katıdır. Haritadaki gibi tüm dünyayı alttan kuşatan bir dev değildir.
Hindistan / İskandinavya: Haritada İskandinav ülkeleri (Norveç, İsveç, Finlandiya) Hindistan’dan büyük görünür. Gerçekte Hindistan, bu üç ülkenin toplamından 3 kat daha büyüktür.
D. Kongo / Batı Avrupa: Kongo haritada minik görünür ama Fransa, Almanya, İspanya ve Birleşik Krallık’ı aynı anda içine sığdırabilir.
Kanada / Güney Amerika: Kanada haritada Güney Amerika kıtasından büyük görünür. Gerçekte Güney Amerika, Kanada’nın yaklaşık iki katıdır.
Madagaskar / Birleşik Krallık: Birçok kişi Birleşik Krallık’ı daha büyük sanır. Gerçekte Madagaskar, Birleşik Krallık’tan iki kat daha büyüktür.
Çin / Rusya: Haritada Rusya, Çin’den 4-5 kat büyük görünür. Gerçekte ise Rusya, Çin’in sadece 1,8 katı büyüklüğündedir.
ANADOLU DEVİ AVRUPA'NIN KALBİNDE
Türkiye’yi haritadaki o “sıkışmış” yerinden söküp alalım ve Avrupa’nın tam merkezine yerleştirelim. İşte o an haritadaki her şey değişiyor: Türkiye, sadece Almanya’yı yutmakla kalmıyor; Hollanda, Belçika, İsviçre ve Avusturya’dan daha büyük oluyor! Türkiye, aslında Batı ve Orta Avrupa’nın en stratejik 5 devletini tek hamlede haritadan silecek bir kütleye sahip.
BREZİLYA: AVRUPA'YI KAYBEDEN ÜLKE
Haritada “kendi hâlinde” duran Brezilya’yı alıp Atlas Okyanusu’nu aşırıp Avrupa kıtasının üzerine serelim; Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İspanya, İtalya, Polonya, Norveç ve İsveç’i aynı anda kapatır ve hâlâ boş yer kalır! Haritada Avrupa koca bir dünyaymış gibi görünürken, Brezilya aslında o “koca kıtayı” bir battaniye gibi örtecek büyüklüktedir.
MEKSİKA'NIN GİZLİ GÜCÜ
Herkes Meksika’yı ABD’nin altında dar bir bölge sanıyor. Haritadaki o sıkıştırılmış Meksika’yı Avrupa’da düşünürsek; İspanya, Portekiz, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ı, yani neredeyse tüm Batı Avrupa’yı içine alacak kadar geniştir.
ENDONEZYA: DÜNYAYI SARAN ZİNCİR
Adalardan oluştuğu için “parçalı ve küçük” sanılan Endonezya’nın gerçek boyutu dudak uçuklatıyor. Endonezya’yı ABD’nin üzerine boydan boya uzatalım. Bir ucu New York’tayken diğer ucu San Francisco’yu geçer. Avrupa’da olsaydı, İrlanda’dan Türkiye’nin doğusuna kadar uzanan devasa bir hat oluştururdu.
DİJİTAL PRANGALAR GERÇEĞİ GÖSTERMİYOR
Haritalar sadece yolları göstermez, dünyayı nasıl görmeniz gerektiğini dikte eder. Neden hâlâ bu “hatalı” haritayı kullanıyoruz? Google ve Apple’ın kullandığı “Web Mercator” denilen sistem teknik bir konfor alanı; bu harita dünyayı mükemmel karelere bölüyor. Telefonunuzda haritaya yaklaştığınızda sokakların birbirine paralel kalmasını sağlıyor.
Ancak bu durum “modern sömürgecilik” ile el ele yürümeyi sürdürüyor. Kuzeyde buz erimesi, haritadaki devasa görünümü sebebiyle büyük bir etki uyandırıyor fakat ekvatordaki devasa orman kaybı haritadaki küçüklüğü yüzünden aynı etkiyi vermiyor.
Üstelik dijital haritalar artık statik değil; esnek! Google, Keşmir sınırını Hindistan’dan bakana farklı, Pakistan’dan bakana farklı gösteriyor. Bu, haritayı “gerçeklik belgesi” olmaktan çıkarıp siyasi manipülasyon aracına çeviriyor. Haritalar hiçbir zaman tarafsız olmamıştır. Mercator’un haritası bir pusulaydı, sömürgeciler onu manifesto yaptı, Google ise bir “standart” hâline getirdi.
