Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye net soru: Çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefete takoz eleştirisi yaparak, yolsuzluk davaları üzerinden tepki gösterdi. Erdoğan, "Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada, burada keyif sürmüşler. Çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"Bugün, yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin ve 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Eserlerimize bir yenisini daha eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından, eski Bayındırlık ve İskân Bakanımız, Bitlis milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle iade ediyorum; kabrinin nur, mekânının cennet olmasını temenni ediyorum.
Son olarak, gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin altında, yağmurun ve karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum.
"DİŞİMİZİ TIRNAĞIMIZA TAKIYORUZ"
AK Parti olarak 23 yıldır 'Halka hizmet, Hakk’a hizmettir' şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Bizim için asıl olan Rabbimizin rızasını kazanmak ve geleceğini bize emanet eden milletimize hakkıyla hizmet edebilmektir. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak adına geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabası içindeyiz.
"GÖREVE GELDİĞİMİZDE BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞU 6 BİN 101 KİLOMETREYDİ"
Göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. İşte bugün de bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresinin kurdelesini sizlerle birlikte kesmenin heyecanı içindeyiz.
"'TAKOZ' İFADESİNİ BİR DURUM TESPİTİ İÇİN KULLANIYORUZ"
Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman takoz benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek birilerine hakaret etmek birilerini rencide etmek tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyetiyle ülkemiz muhalefetini mefruz eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz.
"BU ZİHNİYETLE ÇOK ACI BİR ŞEKİLDE YÜZ YÜZE GELDİK"
Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik. Yapılan her hizmeti karalamayı maharet sanan eser düşmanı muhalefet koro halinde çıktı 'Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını harcıyorsunuz, petrol lobisine hizmet ediyorlar, bölünmüş yollara ne gerek var mevcut yolları koruyun' dediler.
"BELEDİYELER ÜZERİNDEN BİR DELİ DUMRUL DÜZENİ KURDULAR"
Taş üstüne taş koymaktan acizler, para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında bizim meselemiz diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. Belediyeler üzerinden bir deli dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar, belediyeye işi düşenin adeta iliğini kurutmuşlar.
"RÜŞVET ALMADIYSANIZ BU TELAŞ HALİ NİYE?"
Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada, burada keyif sürmüşler. Çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?"
Ayrıntılar geliyor...
