Denenmiş bir sadakat
Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra hep iki kişiyle beraber anılır. Bunlar İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak'tır. Çokları, esaslı mizaç ve dünya görüşü farklılığına rağmen, Ulu Önder'in Çakmak'a olan teveccühünün sebebini anlamakta güçlük çeker.
Mustafa Kemal Paşa, 1918'de Suriye cephesinin çökmesi üzerine ordusunu bırakıp İstanbul'a geldiğinde Divan-ı Harb'e çıkarılarak kurşuna dizilecekken, bunu Harbiye Nâzırı Fevzi Paşa engellemiş; M. Kemal'in Enver Paşa aleyhdarlığını bilen İttihadcı düşmanı padişah da arka çıkmıştır. Buna benzer bir hâdise Sakarya Harbi öncesinde, ordusu mağlup olan İsmet İnönü için bahis mevzuu olmuş; Ankara Meclisi, İnönü'nün hâin sayılarak kurşuna dizilmesini istediğinde, Çakmak, engellemiştir ki, İnönü'nün Çakmak'a teveccühünün bir sebebi budur.Başka sebepler de vardır. Cumhuriyetin ilânında karşılaştığı güçlüklerden ürken M. Kemal Paşa, Çakmak'a cumhurbaşkanlığı teklif etmişti. Denendiğini düşünen Çakmak teklifi zekice geri çevirmiş; "Senin cumhurbaşkanlığını bütün varlığımla desteklemeye hazırım" diyerek M. Kemal'in önünü açmıştır. Birkaç sene sonra M. Kemal'in icraatlarını diktatörce bulan Karabekir ve arkadaşları, Çakmak'a gelerek bir hükümet darbesi yapıp kendisini cumhurbaşkanlığına getirmeyi teklif etmişler; Çakmak bunu da reddetmiş ve teklifi M. Kemal'e bildirmiştir. M. Kemal'in milletvekilliğinden ayrılma teklifini hemen yerine getirmiştir. Bu hâdiseler, Çakmak'a olan itimadı perçinlemiştir. Atatürk'ün ölümünde, imkânı olduğu halde cumhurbaşkanı olma tekliflerini geri çevirmiş; "Ordu emrinizdedir Paşam!" diyerek İnönü'yü cumhurbaşkanı yapmıştır.Mareşal ne der? Cumhuriyet devrinde hep çekinilen birisi olmuş; herkeste "Mareşal ne der?" korkusu bulunmuştur. Atatürk bile, bir iş yaparken "Şimdi sıra mareşali iknâya geldi" derdi. Emniyet hususunda evham derecesinde zaafı vardı. Rus çıkarmasından korkarak, asırlardır dış ticaret merkezlerinden birisi olan işlek Trabzon limanını kapattırmıştır. Rus işgalinde kolayca kullanılır diye kara ve demiryolu yapılmasına karşı çıkmıştır. Antalya Vâlisi Haşim İşcan, "Finike yolunu Mareşalden gizli yaptım. İşitirse, İtalyan çıkarmasına kolaylık olur diye engelleyeceğinden korkuyorum" demiştir. Rumlar o zaman fazla olduğu için İstanbul'da radyo anteni kullanılmasına izin vermemiş; Rusya korkusundan demir-çelik sanayinin Karabük, silah sanayinin Kırıkkale'ye sürülmesini temin etmiştir. Kırık dökük birkaç geminin de toplarını söktürerek İzmit körfezine yerleştirmiştir. Tayyare ve tankı hep küçümsemiş; ordunun teknik teçhizatına ehemmiyet vermemiştir. İktidar dalkavuklarından Falih Rıfkı bile, "Allah vere de Çakmak devrinde bir harbe girmesek" demekten kendisini alamamıştır.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
