Göz yaşartan bir ‘6 Şubat’ hikayesi daha! Hastayı sedyeye sarılıp kurtardılar
6 Şubat depremlerinde Malatya’da enkazdan 10 saat sonra bacağı kesilerek çıkarılan 62 yaşındaki Kenan Karadağ, hastanede yakalandığı ikinci depremde doktorların müdahalesi ile hayata tutundu. Sedyenin üzerine çıkarak Karadağ’ı koruyan doktorlar ve Karadağ, o günü anlattı. İşte her detayı yürek sızlatan olayın detayları…
- 62 yaşındaki Kenan Karadağ, ilk depremde Malatya'da 10 saat enkaz altında kaldı ve bacağı kesilerek kurtarıldı.
- Karadağ, ikinci depreme hastanede, doktorlar tarafından tedavi edilirken yakalandı.
- İnönü Üniversitesi doktorları, deprem sırasında hastaneyi terk etmeyerek Karadağ'ın sedyesini tuttu ve zarar görmesini engelledi.
- Karadağ, doktorların fedakarlığı sayesinde hayatta kalarak 45 gün yoğun bakımda tedavi gördü.
11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümüne günler kala, yürek sızlatan hikayeler yeniler hatırlandı. Malatya’da ilk depremde 10 saat enkaz altında kalan, bacağı kesilerek enkazdan çıkarılan 62 yaşındaki Kenan Karadağ, ikinci depreme hastanede yakalandı.
GÖZ YAŞARTAN HİKAYE
Karadağ’ı deprem esnasında yalnız bırakmayarak, sedyesini tutarak zarar görmesini engelleyen kahraman doktorlar, o günü anlattı. İşte her satırı göz dolduran o anların perde arkası…
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde 3 katlı apartmanın birinci katında eşi, çocuğu, 10’a yakın akrabasıyla yaşayan Kenan Karadağ, ilk depremde 10 saat enkaz altında kaldı. Karadağ, bacağı kesilerek enkazdan çıkarıldı.
4 ilde okullar tatil edilecek! 6 Şubat'ta eğitime 'depremin yıldönümü' arası
DEPREM OLDU, HASTAYI TERK ETMEDİLER
İnönü Üniversitesi doktorları, Karadağ’a müdahalede ederken ikinci deprem gerçekleşti. Doktorlar deprem anında hastaneden ayrılmadı, sedyeyi tutarak Karadağ’ın zarar görmesini engelledi.
“SEDYENİN ÜZERİNE ATLIYOR, BENİ TUTUYOR”
Korku dolu anlatan Karadağ, şunları söyledi:
Allah’ım ölümü bana kolaylaştır diye dua ettim. Bir anda kafam öne düştü, gözlerim kapandı. O esnada üzerime beyaz gömlekli bir doktorun atladığını gösterdiler. 4 ay sonra bunu izledim. Sedye bir o tarafa gidiyor bir bu tarafa savruluyor. Herkes panik halinde, can korkusu var. Daha sonra beyaz önlüklü bir doktor geliyor sedyenin üzerine atlıyor, beni tutuyor. Ondan sonra aşağıya indiriyorlar ve hayatını kaybetmiş diyorlar.
Deprem sonrası korkutan açıklama! Trabzonspor'un stadını da saydı... '7 mm'lik düşey hareket kazandı'
45 GÜN YOĞUN BAKIMDA KALDI
Yoğun bakımda 45 gün kaldığını anlatan Karadağ, enkazdan kurtarılışını şöyle ifade etti:
Böbrekler iflas etmiş, solunum gitmiş, kaç sefer kalp durmuş ama işte takdir ilahidir. Enkazdayken diz kapağımın altından kesmişler daha sonra kangren olmuş, yukarlara doğru kesim devam etmiş. Olmamış en son doktorlar, ‘Küçük de olsa bir ümit var, biz bunu kalçadan kesersek belki kangreni durdurabiliriz’ demiş ve bacağım kalçadan kesilmiş.
“O HALDE BIRAKMAMIZ ÖLMESİ DEMEKTİ”
Doç. Dr. Okan Aslantürk, Karadağ’ı nasıl müdahale ettiklerini şöyle anlattı:
Deprem sırasında doğal olarak hastayı bırakıp çıkmadık, onu tuttuk. Deprem durduktan sonra hastayı ameliyathaneye alıp işimize devam ettik. Onu takip etmek gerekiyordu, o halde bırakmamız ölmesi demekti. İlk anda bıraksaydık sedyeden düşecekti. Tutmak zorunda hissettim. ‘Onu nasıl yaparız, bunu yaparız’ gibi bir şey değil... Aslında ailem de hastanedeydi, benim odamda bekliyorlardı, o an onları düşünemiyorsunuz. O anlık bir şey çünkü hastanın sedyesinin bir tarafı açık, düşerse sıkıntı yaşarız diye hastanın başından ayrılamadık.
“KENDİMİZİ DÜŞÜNMEK AKLIMIZA GELMEDİ”
Meydana gelen ikinci deprem sonrasında hastaların hastaneye gitmekten korktuğunu belirten Doç. Dr. Emre Ergen ise Karadağ’a yaptıkları müdahaleyi şöyle anlattı:
Genel durumu çok kötüydü. Bir an önce onu ameliyathaneye indirmeye çalışıyorduk. O sırada ikinci deprem oldu. Okan hoca onu tuttu. Neredeyse sedyeden düşecekti çünkü ciddi sallanıyordu. Okan hoca üstüne kapaklandı düşmesin diye. Başka bir sağlık memuru arkadaş daha vardı. Herkes kaçıştı, canını kurtarmaya çalışıyordu. Kendimizi düşünmek o sırada çok aklımıza gelmedi.
