İki kardeşin öldüğü kazada kan donduran ifadeler
İzmir’de dere yatağına düşen otomobilde 2 kız kardeşin hayatını kaybetmesine ilişkin olayda 2 şüphelinin ifadeleri ortaya çıktı. Şüpheli T.D. “Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. Kızların da kaçıp kurtulduklarını düşündüm” dedi. Şüpheli D.Y. ise “Biz atladık, ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı” dedi.
- İzmir'in Menderes ilçesinde 6 Şubat'ta bir otomobilin dere yatağına devrildiği kazada Nergiz Türkkal (21) ve Balımnaz Türkkal (16) hayatını kaybetti.
- Kazadan sağ kurtulan D.Y. (28) ve T.D. (33) olay yerini terk etti; T.D. tutuklanırken, D.Y. adli kontrolle serbest bırakıldı.
- Şüpheli T.D.'nin, İzmir'deki en büyük uyuşturucu operasyonu kapsamında arandığı için olay yerinden kaçtığı ve araç kullanırken güvenlik bulunmayan güzergahları tercih ettiği belirlendi.
- D.Y. ifadesinde kendisi ve Nergiz Türkkal'ın alkol aldığını, T.D.'nin ise 1-2 yudum içtiğini belirtti.
- Hayatını kaybeden kız kardeşlerin muayene tutanaklarında kesici, delici, ateşli silah yaralanması, boğma izi veya zehirlenmeye yönelik bir tespit bulunmadığı kaydedildi.
İzmir’in Menderes ilçesinde 6 Şubat akşamı bir trafik kazası meydana gelmiş, bir otomobil dere yatağına devrilmişti.
KIZ KARDEŞLER ÖLMÜŞTÜ
Feci kazada 21 yaşındaki Nergiz Türkkal ve 16 yaşındaki kardeşi Balımnaz Türkkal hayatını kaybetmişti. Kazadan sağ kurtulan D.Y. (28) ile T.D. (33) ise araçtan çıkarak olay yerini terk etmişti. İki kız kardeşin hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin soruşturma başlatılmıştı. Kazadan sonra kayıplara karışan şüpheli T.D.’nin İzmir’de gerçekleştirilen tarihin en büyük uyuşturucu operasyonu kapsamında arandığı, bu nedenle olay yerinden kaçtığı ortaya çıktı.
İFADELER ORTAYA ÇIKTI
2 kız kardeşin ölümüne ilişkin soruşturmada aynı otomobilde bulunan ve 10 Şubat'ta tutuklanan T.D. (33) ile adli kontrolle serbest bırakılan D.Y.'nin (28) ifadelerine ulaşıldı.
İki kardeşin öldüğü kazada şoke eden gerçek: Tarihi operasyonun firarisi çıktı
GÜVENLİK BULUNMAYAN GÜZERGAH
Olay günü alkol kullanmadığını iddia eden T.D. hakkında başka bir suçtan yakalama kararının bulunması nedeniyle araç kullanırken güvenlik güçlerinin kontrol noktalarının bulunmadığı güzergahları tercih ettiğini anlattı.
“KAÇIP KURTARDIKLARINI DÜŞÜNDÜM”
Kısık Mahallesi'ndeki yolu sürekli kullandığını anlatan T.D. yolda biriken sudan geçebileceğini düşündüğünü belirterek şunları söyledi:
Su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından doğru batmaya başladı. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. D.Y. de araçtan çıktıktan sonra ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Kurtulduktan sonra müteveffaların da kendilerini kaçıp kurtardıklarını düşündüm.
“YAKALAMAM OLDUĞU İÇİN…”
Kurtulduktan sonra bir arkadaşının evine gittiğini söyleyen T.D. “Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşı yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için arkadaşımın evine geldi. D.Y.'nin kolluk görevlilerine başvurmasını da ben istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım” dedi.
Adli kontrolle serbest bırakılan D.Y. ise, kendisi ve Nergiz Türkkal’ın alkol aldığını, Balımnaz Türkkal’ın kahve içtiğini söyledi. T.D.’nin ise 1-2 yudum alkol içtiğini öne sürdü.
“BALIMNAZ VE NERGİZ ARAÇTAN ATLAYAMADI”
D.Y. şöyle konuştu:
Yağış çok fazla ve akıntı da vardı. Arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya karıştık. Yolun göl olduğunu bilmiyorduk, bu sırada sol ön ve sol arka camları açtık. Ben ve T.D. akıntıya iyice kapılınca aracın pencerelerinden atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Araç akıntıya kapılıp gitmeye devam etti. Akıntıdan ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Haber vereceğim telefon da yoktu. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından T.D.'nin evine gittim. T.D.'nin evde olmadığını ve gelmediğini öğrenince jandarmaya giderek olayı anlattım.
SİLAH, BOĞMA İZİ YOK
Öte yandan hayatını kaybeden kız kardeşlerin muayene tutanaklarında, vücutlarının bütününde kesici, delici ve ateşli silah yaralanması ile boğma izi ve zehirlenmeye yönelik bir tespitin olmadığı belirtildi.
