Öcalan'a 'umut hakkı' tartışması: En erken 2035'te tahliye edilebilir
MHP’li Feti Yıldız ‘Umut hakkında uzlaşıldı’ dedi ancak bu uygulama hukuk sistemimizde yok. İnfaz Yasası değişse bile Öcalan en erken 2035’te şartlı tahliye edilebilir.
PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a "umut hakkı" tanınmasına yönelik tartışmalar sürerken, yasal değişiklikler yapılsa bile en erken 2035'te şartlı salıvermeden faydalanabileceği belirtiliyor.
- Yasal değişiklikler yapılsa dahi Abdullah Öcalan'ın şartlı salıvermeden en erken 2035 yılında yararlanabileceği ifade ediliyor.
- Meclis komisyonu raporunda doğrudan "umut hakkı" yerine 'AİHM kararlarının uygulanması' tavsiye edilecek.
- MHP ve CHP arasında Öcalan'a umut hakkı konusunda uzlaşı olup olmadığına dair çelişkili açıklamalar bulunuyor.
- Türk hukuk sisteminde "umut hakkı" uygulaması bulunmadığından, bu hakkın tanınması için ilgili yasalarda değişiklik yapılması gerekiyor.
- Öcalan'ın anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamındaki durumu nedeniyle Ceza İnfaz Kanunu'nun ilgili maddesi değiştirilmeden şartlı salıverme hükümlerinden yararlanamayacağı vurgulanıyor.
YÜCEL KAYAOĞLU/ANKARA-PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a umut hakkı verilmesine yönelik tartışmalar sürerken, bu konuda bir yasa değişikliği yapılsa bile Öcalan’ın en erken 2035 yılında şartlı salıvermeden yararlanabileceği belirtiliyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, önceki gün Meclis Komisyonunun hazırlayacağı raporda umut hakkının olacağını ve bu konuda uzlaşıldığını açıklamıştı. Sonrasına ise CHP yöneticileri, böyle bir uzlaşmanın olmadığını açıkladı. Edinilen bilgilere göre Terörsüz Türkiye kapsamında Meclis komisyonu tarafından hazırlanacak raporda PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a umut hakkı tanınması yönünde doğrudan bir ifade yer almayacak.
Ancak ‘AİHM kararlarının uygulanması’ tavsiye edilecek. Böylece AİHM’in daha önce Öcalan’la verdiği umut hakkı kararı da bu kapsamda gündeme getirilecek.
YASA DEĞİŞMEDEN UYGULANAMAYACAK
Meclis’in tavsiyesi doğrultusunda, AİHM’nin Öcalan’la ilgili verdiği umut hakkı uygulanması yönündeki kararı dikkate alınır ve uygulanırsa öncelikle Türk Ceza Kanunu ve Ceza İnfaz Yasasında değişiklik yapılması gerekecek.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum 'umut hakkı' tartışmasına noktayı koydu: Otomatik tahliye değil
Şu anda Türk hukuk sisteminde ‘Umut hakkı’ uygulaması bulunmuyor. Ancak suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olanlar, cezalarının 36 yılını tamamladığı takdirde, şartlı salıverme hükümlerinden yararlanabiliyor.
Öcalan’ın durumu ise anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamında olduğu için bu kapsamda değerlendirilmiyor. Ceza İnfaz Kanunu’nun 107’inci maddesinin 16’ıncı fıkrasında yer alan, ‘Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, şartlı salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağı’ hükmü kaldırılmadan Öcalan’a umut hakkı kapısı açılamayacak.
Bu nedenle Meclis ‘AİHM kararlarının uygulanmasını’ tavsiye etse de, umut hakkının gündeme gelmesi için önce ilgili yasalar değiştirilecek, sonrasında ise Öcalan’la ilgili şartlı salıverme hükümlerine dayanılarak bir inceleme yapılması gerekecek.
36 SENEDEN ÖNCE GÜNDEME GELMEZ
Hukukçulara göre ceza infaz yasasında değişiklik yapılsa bile, umut hakkı konusu Öcalan’ın hapse atıldığı 15 Şubat 1999 tarihinden itibaren 36 yıl geçmeden gündeme gelmeyecek. Bu kapsamda Öcalan’ın şartlı salıverme hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı 15 Şubat 2035 tarihinden itibaren değerlendirilecek.
