Ömer Çelik'ten 'Meclis geriye itildi' iddiasına 467 oy cevabı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Terörsüz Türkiye" olarak bilinen kanun teklifinin kabul edilmesiyle ilgili konuştu. Meclis'in zayıfladığı iddialarına cevap veren Çelik, "bu mutabakatı 467 gibi bir oranla sağlamış olması Meclis geriye itildi gibi iddiaların ne kadar boş olduğunu gösterdi" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" yasası olarak bilinen kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 oyla kabul edilmesinin ardından basın toplantısı düzenledi.
Çelik yaptığı açıklamada Meclis'in sürecin dışında bırakıldığı iddialarına cevap vererek "Dün elde edilen 467 rakamının sayısal niteliğinden çok daha büyük bir siyasal niteliği bu şekilde ortaya çıkmış oldu. Meclis açısından Meclis'in genelinin bu mutabakatı 467 gibi bir oranla sağlamış olması esasında Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde parlamento zayıfladı, Meclis geriye itildi gibi iddiaların ne kadar boş olduğunu gösterdi. Yüce Meclis'in milletimizin verdiği yetki ve tarihsel birikimiyle bütün bu meselelerin çözümünde üzerine düşen sorumluluğu millet adına ve millet adına verilir. Millet için gerçekleştirme konusunda gerektiğinde görevini yapma bakımından ne kadar yüksek bir kabiliyet ortaya koyabildiği de görüldü. Bu süre içerisinde bu konuyla ilgili pek çok tartışma yapıldı." ifadelerini kullandı.
Sürecin ilerleyen aşamalarıyla ilgili yapıcı eleştirilere kapılarının açık olduğunu söyleyen Çelik sözlerine şöyle devam etti:
Mesela toplumsal hayata baktığınızda aslında yapıcı eleştirilerin ki eleştiri son derece doğal bir haktır. Ve eleştiriye her zaman ihtiyacımız vardır. Eleştiri olmazsa en iyisini, en doğrusunu bulabilme imkanını kaybederiz. O yüzden eleştirileri her zaman hürmetle karşılamak lazım. Ama toplumsal hayatta, sivil toplumla buluştuğumuzda ortaya çıkan eleştirilerle Meclis'teki eleştiriler arasında bir fark vardı. Toplumda büyük bir çoğunluğu bu eleştirileri yapıcı bir biçimde ortaya koyarken, yani bu hedefe ulaşırken şunlara dikkat edin, şu değerleri dikkate alın, bu yol haritasında şu hususları dikkate alın gibi yaklaşımlar varken, dün maalesef son derece yıkıcı bir takım sayı az da olsa bir takım yıkıcı eleştirilerle mecliste bir görünürlük üretmeye çalışanlar oldu. Net bir şekilde tabii bizim hatiplerimiz şu soruyu sordular; Bu eleştirileri yapanlara 'Sizin öneriniz nedir, sizin yaklaşımınız nedir?' denildiğinde aslında herhangi bir şeyin ortada olmadığını, ortaya çıkarılamadığını, stratejik bir yaklaşımın olmadığını, siyasi bir yaklaşımın olmadığını, hem Türkiye'deki bu meselenin tarihi açısından hem bölgedeki gelişmeler açısından meseleyi okuma konusunda büyük bir siyasi yetersizlik olduğunu net bir şekilde görmüş olduk.
"KAOS ORTAMI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILDIĞINI YILLARCA GÖRDÜK"
Sürecin bölgedeki emperyalist projeleri boşa çıkartacağını söyleyen AK Parti Sözcüsü Çelik sürecin şeffaf bir şekilde ilerletildiğini belirterek şunları söyledi:
"Türkiye çeşitli emperyalist projelerin, çeşitli perde arkasındaki çevrelerin vekalet savaşları yoluyla terör örgütlerini kullanarak bölgemizi şekillendirmeye çalıştığını, ülkemize istikamet vermeye çalıştığını, ülkemizde kaos ortamı oluşturmaya çalıştığını, yıllar içerisinde defalarca gördü. Şimdi yakın zamanda da biliyorsunuz şöyle bir şey konuşuluyordu. Şimdiki Orta Doğu düzeninin çerçevesini oluşturan Sykes-Picot rejiminin değişmesinden, değiştirilmesi gerektiğinden bunun aksayan taraflarından bahsediliyordu.
Tabii daha sonra görüldü ki Batı'da Sykes-Picot rejiminin değiştirilmesinden bahsedenlerin amacı daha organik, daha insani, bölge halklarının güvenliğine, müreffeh geleceğine, daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına hizmet edecek bir yaklaşım değil. Burada yine etnik ve mezhebi temelde yakın bölgemizi ülkemize yakın bölgeyi etnik ve mezhebi temelde mikro bir takım parçacıklara bölmek, daha çok kaos çıkarmak kendi çıkarlarını garanti altına almak için bölgede bir takım terör devletçikleri oluşturmak şeklinde bir takım yaklaşımların olduğunu net bir şekilde gördük.
"BU TÜRKİYE MODELİDİR"
Emperyalizmin ve Siyonizmin bu tip projeleri olduğu, aslında bir takım gelişmelerin arkadaki bu emperyalist ve Siyonist siyasi projelerin neticesi olarak ortaya çıktığını görmek için çok derin bir bakış açısına gerek yok. Bunlar iyice görünür hale geldi. Onun için Türkiye'nin dünyadaki diğer süreçlerden farklı olarak herhangi bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan yegane göz, milli göz olarak 86 milyon vatandaşımızın gözünün önünde her şeyin şeffaf bir biçimde yapıldığı bir süreç yürütmesi son derece kıymetlidir. Bu tabi esas olarak bir yöntem olarak Türkiye modelidir."
