Savcı vekilden 'Ağır Ceza' önerisi
CHP'nin savcı kökenli İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, ağır ceza mahkemeleri için "ihtisaslaşma" önerdi.
CHP'nin savcı kökenli İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, parti olarak ÖYM'lerin kaldırılmasını desteklediklerini ancak, bu mahkemelerin görev alanlarına bakacak ağır ceza mahkemelerinin "ihtisaslaşması" gerektiğini söyledi.Teklifte bir ihtisaslaşma öngörülmediğine dikkat çeken Özgündüz, önerisinin gerekçesini "Halbuki bugün kaçakçılık davalarına sadece bir nolu ağır ceza mahkemeleri bakar. HSYK öyle görevlendirmiş. Basın suçlarına 2 nolu mahkemeler bakar. ÖYM'lerin görev alanına giren suçlarda bir ihtisaslaşma öngörülmüyor. Bu ne demektir? Sıradan ağır ceza mahkemeleri bakacak. Bu da gaspa, tecavüze, uyuşturucu davalarına bakan mahkemede bir tane de terör duruşması olacaktır" diye açtı.
6-8 AYDA BİR DURUŞMA TEHLİKESİ
Ağır ceza mahkemelerinin iş yükünün son derece ağır olduğunu belirten Özgündüz, bu durumun yol açabileceği sıkıntıları şöyle sıraladı:
"Yani altı ayda bir, sekiz ayda bir duruşma yapılacaktır. Hakimin önünde binlerce dosyası var. Dolayısıyla şu anda Ankara 3 nolu, 5 nolu ağır ceza mahkemesine bakın. Kaç ayda bir duruşma veriyor. Senede en fazla iki duruşma veriyor. İş yükünden dolayı. Balyoz'da Ergenekon'da ayda bir duruşma yapılıyordu. Şimdi öyle olmayacak.
ZAMAN AŞIMINA NEDEN OLABİLİR
Özgündüz, ağır ceza mahkemelerinin bu şekliyle ÖYM kapsamındaki suçlara da bakması durumunda delillerin toplanamaması, bu tür suçlarda haklarında dava açılan birçok insanın cezalandırılmaması sonucunu doğurabileceğine işaret etti. Özgündüz, bu durumun sanıklar açısından da sıkıntılara neden olabileceğini kaydetti. Özgündüz, "Sanıklar aleyhine de kullanılabilir. İş yükü çok ağır mahkemeler olacağı için. Mağduriyetlere de neden olabilir. Bir kısım sanıkların da cezasız kalmasına da yol açabilir. Birçok davanın da zaman aşımına uğraması sonucunu doğurabilir" dedi.
BİRLEŞTİRME YETKİSİ KONULMALI
Özgündüz, ÖYM'lerin bölge mahkemesi niteliğinde olduğunu hatırlatarak, bu tür mahkemelerin birden fazla ili ya da birden fazla ülkeyi ilgilendiren birbirine bağlı olduğunu düşündüğü suçlarla ilgili davaları birleştirme yetkisi olduğunu hatırlattı. Ancak ağır ceza mahkemelerinin bu nitelikteki suçlar için açılacak davaları birleştirme yetkisi bulunmadığını kaydeden Özgündüz, bu konunun da mutlaka düzenlenmesi gerektiğine işaret etti.
Özgündüz, aksi halde uluslararası boyutu da olan insan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı suçları ile terör örgütlerine yönelik suçlarla ilgili mücadelede zafiyet doğabileceğine dikkat çekti. Özgündüz, "Biz tamam özel mahkemelere karşıyız, DGM'ye karşıyız. Ancak biz buradaki tabi hakim ilkesine karşıydık. Buradaki özel soruşturma usullerine karşıydık. Bunun mutlaka ihtisaslaşması ve bir koordinasyonu olması gerekiyor. Özel, uzmanlığı olan bir ağır ceza mahkemesi olması gerekiyor" dedi.
GEREKÇEYİ KİM YAZACAK
Özgündüz, TBMM'ye sunulan düzenlemede yasa çıktıktan sonraki 15 gün içinde ÖYM'lerde görev yapan hakimlerin yeni yerlerine atanacakları hükmünün yer aldığını hatırlatarak, "Peki ÖYM'lerde görülen örneğin Ergenekon davasının gerekçesi henüz yazılmadı. Bu gerekçeyi kim yazacak? Oraya atadığınız hakim 'hayır kardeşim ben yazmıyorum, kafama uymuyor, gerekçelendiremem dediği zaman ne yapacaksınız? 'Bu mahkemelerin gerekçeli kararları 15 gün ya da bir ay içinde yazılır' dense o zaman daha iyi olur" değerlendirmesini yaptı.
ŞÜKRAN KABAN / TÜRKİYE GAZETESİ
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
