Terörist İsrail, Türkiye'yi kuşatmaya devam ediyor: Kıbrıs'a müdahale meşru hakkımızdır
İsrail, yanına Rum-Atina yönetimi ile birlikte AB’yi de alarak Kıbrıs’a âdeta yerleşti. Rum kesiminde devasa topraklar satın alarak buraları “kurtarılmış bölge” ilan etti ve askerî varlığını artırmaya başladı.
- Prof. Dr. Mehmet Hasgüler'e göre Batılı egemenler Kıbrıs sorununu Avrupalılaştırdı ve şimdi İsrail de bu denkleme dahil olarak Kıbrıs İsraillileşmeye başladı.
- Hasgüler, Siyonist işgal rejiminin Ada'ya Acil Müdahale gücü adı altında 2.500 asker konuşlandırdığını ve bunun Kıbrıs'taki statünün aşınmasına yettiğini belirtiyor.
- Netanyahu ve Hristodoludis'in 3 yıldır istihbarattan savunmaya kadar her alanda tek millet iki devlet gibi hareket ettiği ve bu üçlüyü bir araya getiren gerekçenin Türkiye endişesi olduğu ifade ediliyor.
- İsrail vatandaşlarının Ada'dan arazi satın almasının artmasıyla, yalnızca onların yaşadığı ve Kıbrıslıların giremediği mahalle ve köylerin ortaya çıktığı belirtiliyor.
- Müstafi Amiral Cihat Yaycı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son dönemde İsrail'e yönelik adımlarının Türkiye'nin millî güvenliğini hedef alan stratejik bir yöneliş olduğunu ve Kıbrıs'ın fiilen Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürüldüğünü ifade ediyor.
- Yaycı, Türkiye'nin Kıbrıs Türkü'nü sahipsiz bırakmayacağını ve Doğu Akdeniz'de kendisine yönelen hiçbir kuşatma girişimine boyun eğmeyeceğini vurguluyor.
YILMAZ BİLGEN- Terör devleti İsrail, Türkiye’ye yönelik tehditlerini her geçen gün artırmaya devam ediyor. Son olarak Rum kesimi aracılığıyla Kıbrıs’a yerleşmeye başlayan İsrail’in tırmandırdığı gerilimi Türkiye gazetesine değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Hasgüler “Batılı egemenler Rumları AB üyesi yaparak sorunu önce Avrupalılaştırdı. Türkiye aleyhtarı bu denkleme son olarak İsrail de dâhil edildi. Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı” dedi.
“Siyonist işgal rejimi Ada’ya Acil Müdahale gücü adı altında 2.500 asker konuşlandırdı” diyen Hasgüler, şöyle devam etti:
Atina'nın "Türkiye" modeli devreye giriyor: Yunan Savunma Bakanı "SİHA üreten bir ülkeyle nasıl baş edeceğiz?" dedi
Bu durum bile tek başına Kıbrıs’taki statünün aşınmasına yeterli. Netanyahu ve Hristodoludis 3 yıldır istihbarattan savunmaya kadar her alanda tek millet iki devlet gibi hareket ediyor. Elbette bu resme Yunanistan’ı da eklemek durumundayız. Bu üçlüyü bir araya getiren yegâne gerekçe ise Türkiye endişesi.
D. AKDENİZ TEHDİT ALTINDA
Kıbrıs, sırtında İsrail gibi bir yükle 1960 statüsünden bile daha geriye gider. Daha açık ifadeyle İsrail’in sömürgesi olur. Şunu hatırlatmak lazım, Türkiye, mevcut antlaşmalar çerçevesinde yalnızca Kıbrıs Türklerinin (veya Rumların) değil Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tamamından mesuldür.
TOPRAK SATIN ALIYORLAR
İsrail vatandaşlarının Ada’dan arazi satın alması öyle bir noktaya ulaştı ki, yalnızca onların yaşadığı, Kıbrıslıların giremediği mahalleler ve köyler ortaya çıktı. Siyonistlerin ‘Büyük İsrail’ haritasında çok önemli bir yeri olan Kıbrıs’taki bu gidişatın ileride devasa sorunlara yol açacağını görmemek için kör olmak lazım.
TÜRKİYE KARŞITI KARAKOL
Mavi Vatan Doktrini hatırlatması yapan Müstafi Amiral Cihat Yaycı da büyüyen tehdide dikkat çekti ve şu önemli bilgileri paylaştı:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde İsrail’e yönelik attığı adımlar doğrudan Türkiye’nin millî güvenliğini hedef alan stratejik bir yöneliştir. Bugün GKRY’nin attığı adımlar incelendiğinde, Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor.
KUZEY KIBRIS’IN HAMİSİYİZ
Unutulmamalıdır ki KKTC de edilgen bir yapı değildir. KKTC’nin güvenliği doğrudan Türkiye’nin güvenliğidir. Türkiye, garantör devlet olmasının yanında aynı zamanda KKTC’nin hamisi konumundadır. İsrail ve GKRY’nin attığı her tek taraflı askeri adım, Ada’daki gerilimi daha da tırmandırıyor.
Türkiye, bugüne kadar sürdürdüğü sabır, hukuka bağlılık ve diplomatik iradesini defalarca gösterdi. Ancak hiç kimse bu sağ duyuyu zaaf olarak okumamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nü sahipsiz bırakmaz. Bununla birlikte Doğu Akdeniz’de kendisine yönelen hiçbir kuşatma girişimine boyun eğmez.
