33 yıl önce heyecanlandıran buluşma: Türk Dünyası bir araya gelecek
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı olarak kendi gösteren birlik ve beraberlik hamleleri için 33 yıl önce güçlü bir mesaj verilmişti. Türk boyları ilk defa bir araya gelmiş, kardeşler asırlar sonra Antalya'da kucaklaşmıştı.
- 1990 öncesinde Türk dünyası, Sovyetler Birliği'nin "Demir Perde"si nedeniyle fiziki olarak kopuktu ve birlik çabaları entelektüel seviyede kaldı.
- 1990'lı yıllar, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle Türk dünyası için bir kırılma noktası oldu.
- Türkiye, bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetlerini tanıyan ilk ülke olarak diplomatik süreçte öncülük etti.
- 1992'de Ankara'da Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi ve 1993'te Antalya'da Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı, kurumsallaşmanın temel adımları oldu.
ALİ TÜFEKÇİ - 1990 öncesinde Türk dünyası, Sovyet Rusya'nın oluşturduğu “Demir Perde” sebebiyle fiziki olarak birbirinden kopuk bir yapı içindeydi.
Bu dönemde atılan adımların büyük bölümü Türkiye merkezli olsa da daha çok entelektüel seviyede kalıyordu.
İsmail Gaspıralı ve Yusuf Akçura’nın ortaya koyduğu “dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı, bazı akademik çevrelerde ve milliyetçi düşünce dünyasında varlığını korudu.
Türkiye, “Dış Türkler” politikası çerçevesinde, 1944 ve sonrasında yaşanan baskılara rağmen bu meseleyi sivil toplum kuruluşları, dernekler ve yayınlar aracılığıyla gündemde tutmaya çalıştı.
Türkiye'den Sovyetler Birliği sınırları içindeki Türk topluluklarına ulaşabilmek için radyo yayınları üzerinden kültürel bağ kurma çabasını sürdürdü.
Yavuz Bülent Bakiler gibi isimlerin TRT’nin dış yayınları üzerinden çalışmaları bu süreçte önemli bir araç olarak öne çıktılar.
Öte yandan Avrupa’ya giden Türk işçileri ile Türkiye’ye yerleşen Kırım, Kafkasya ve Türkistan kökenli muhacirler, Türk birliği fikrinin diaspora içinde teşkilatlanmasına katkı sağladı.
KIRILMA NOKTASI
1990’lı yıllar ise Türk dünyası açısından bir kırılma noktası oldu. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan bağımsızlıklarını ilan etti. Bu gelişme, kamuoyunda “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne” uzanan Türk dünyası düşüncesini güçlendirdi.
Bu dönemde Türkiye, bağımsızlığını ilan eden Türk cumhuriyetlerini tanıyan ilk ülke olarak diplomatik sürecin öncüsü oldu.
1992 yılında Ankara’da dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi ise kurumsallaşma sürecinin temel adımlarından biri olarak kayda geçti.
1993 yılında ise Türk dünyasının bir araya gelme ve ortak hareket etme fikri Antalya'da güçlü bir şekilde dile getirilmişti.
21 Mart 1993 yılında gerçekleştirilen program Türkiye gazetesi manşetinde şöyle yer aldı:
"KARDEŞLER ASIRLAR SONRA HASRETLE KUCAKLAŞTI"
"Türk dünyası heyecanı doruğa ulaştı. Tarihte ilk defa bütün Türk boyları bir araya geldi.
Antalya’da gerçekleştirilen Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı, tam bir bayram havası içinde başladı.
Cumhurbaşkanı Turgut Özal, şairlerin “Bir şafak vakti sefere çıkacağız Doğu’dan” şeklinde dile getirdikleri bir rüyanın gerçekleştiğini ifade ederek, “Kutlu ve mübarek olsun” dedi.
Büyük Türk düşünürü İsmail Gaspıralı’nın ortaya attığı “dilde, fikirde, işte birlik” ilkesini esas alarak düzenlenen kurultaya katılan Türk liderleri, 800 yıllık hasret bulutunun artık üzerlerinden kalktığına bir kez daha şahit oldular.
Askerî helikopterle kurultayın yapıldığı otele geçen Cumhurbaşkanı Özal, Süleyman Demirel ve Rauf Denktaş tarafından karşılandı. Turgut Özal, beraberinde Başbakan Demirel olduğu hâlde mehter marşı eşliğinde salona girdi.
Açılış konuşması Özal tarafından yapılırken, Ergenekon’dan çıkış multivizyon sistemi ile canlandırıldı. Özal, Demirel, Denktaş, Erdal İnönü, Alparslan Türkeş ve Eroğlu eski bir Türk geleneğine uyarak örste demir dövdüler."
- Cumhurbaşkanı Turgut Özal: “Türk tarihinde bir dönüm noktasını geride bıraktık. Tarih sarkacının yükselişini seyredeceğiz.”
- KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş: “Bükülmeyen bir bilek, sağlam bir kol hâline geldik. Bunun kıymetini bilelim ve yücelmeye bakalım.”
- Başbakan Süleyman Demirel: “Bir dilim ekmeğimiz varsa, onun yarısı sizlerindir. Burada yeni bir diriliş meydana gelmiştir.”
- MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş: “21. yüzyıl insanlık için hürriyet çağının müjdecisidir. Zorbalıkla toplumları esir etmek ahlaksızlıktır.”
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), eski adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin (Türk Konseyi) temelleri, 1992 yılında Ankara’da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi ile atılmıştı.
Türk devletleri arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla kurulan uluslararası bir teşkilat olarak faaliyet gösteriyor.
Teşkilatta Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye tam üye olarak yer alırken; Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan gözlemci statüsünde bulunuyor. Teşkilat, Türk dilleri konuşan ülkeler arasında çok yönlü iş birliğini artırmayı hedefleyen hükümetlerarası bir yapı niteliği taşıyor.
2006 yılında dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından bu yapının kurumsallaştırılması önerildi. Süreç, 3 Ekim 2009’da Nahçıvan’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile resmiyet kazanarak konsey yapısına dönüştü. 12 Kasım 2021’de İstanbul’da düzenlenen zirvede ise teşkilat bugünkü adını aldı.
Teşkilatın Genel Sekreterliği İstanbul’da bulunuyor. 2021’deki İstanbul Zirvesi’ne ilk kez gözlemci ülke olarak katılan Türkmenistan’ın, 11 Kasım 2022’de Semerkant’ta düzenlenen zirvede tam üyeliğe geçeceği duyuruldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise teşkilata gözlemci üye olarak dahil edildi.
3 Ekim 2009’da Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye arasında imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile kurulan yapı, Türk Konseyi adıyla faaliyet göstermeye başladı.
Özbekistan’ın 2018 yılında teşkilata katılacağı açıklanırken, ülke 14 Eylül 2019’da tam üye statüsü kazandı. Macaristan ise 2018 yılından bu yana gözlemci üye olarak teşkilat içinde yer alıyor ve ilerleyen süreçte tam üyelik ihtimali gündemde bulunuyor.
12 Kasım 2021’de İstanbul’daki Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen zirvede teşkilatın adı resmen Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildi ve Türkmenistan gözlemci ülke statüsüyle yapıya dahil edildi.
Teşkilatın kurumsal yapısı farklı şehirlerde faaliyet gösteren bağlı kuruluşlarla destekleniyor. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Ankara’da, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi ve Türk Kültür ve Miras Vakfı Bakü’de, Türk Akademisi ise Astana’da çalışmalarını sürdürüyor.
