Bahçeli'nin yüzüğü ve rozetinde dikkat çeken şiir detayı!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, taktığı yüzük ve rozetteki mesaj damga vurdu. Bahçeli'nin özel tasarım yüzüğü ile rozetinde, şair ve yazar Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun 'Meydan' şiirinden alıntılanan "Uyanınca Türk'ün özü, gerçekleşir Tanrı sözü" ifadesi yer aldı.
- Bahçeli'nin yüzüğünde 'Uyanınca Türk'ün özü, gerçekleşir Tanrı sözü' ifadesi yer aldı.
- Yüzük tasarımı, klasik mücevher üretim yöntemleri ile lazer işleme teknolojisi kullanılarak oluşturulmuş; üzerinde Blue Topaz ve yakut zirkon taşlar ile Selçuklu dönemi geometrik bezemeleri içinde ay-yıldız motifleri bulunuyor.
- Rozetinde de aynı mısra, özel bir mine işçiliğiyle yer aldı.
- Söz konusu mısra, milli bilinç ve irade kavramlarını temsil ediyor.
- Şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, 1992 yılına kadar Türkiye Gazetesi'nde kültür-sanat servisi yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'na katılarak konuşma yaptı. Bahçeli'nin taktığı yüzük ve rozet ise dikkatlerden kaçmadı.
"UYANINCA TÜRK'ÜN ÖZÜ, GERÇEKLEŞİR TANRI SÖZÜ"
Bahçeli'nin taktığı yüzükte şair ve yazar Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun 'Meydan' şiirinden alıntılanan "Uyanınca Türk'ün özü, gerçekleşir Tanrı sözü" ifadesi yer aldı.
Bahçeli'nin yüzük tasarımı, klasik mücevher üretim yöntemleri ile lazer işleme teknolojisinin birlikte kullanılmasıyla oluşturulmuştur. Yüzüğün üst kompozisyonunda yer alan Blue Topaz ve yakut zirkon taşlar, geleneksel Anadolu Türk süsleme anlayışı içinde konumlandırılmış, taşların tonlarıyla uyumlu olacak şekilde özel mine uygulamaları ile yüzey renklendirmesi gerçekleştirilmiştir.
MISRANIN ANLAMI NE?
Yüzükteki, "Uyanınca Türk'ün özü, gerçekleşir Tanrı sözü" ifadesi, milli bilinç ve irade kavramlarını temsil eden ana anlatı unsuru olarak tasarıma dâhil edilmiştir. Yüzüğün yan yüzeylerinde ise Selçuklu dönemine özgü geometrik bezemeler içinde ay-yıldız motifleri, renkli zemin üzerine işlenmiş gravür tekniğiyle uygulanmıştır.
Bahçeli'nin yüzük ve rozetindeki 'ayet' detayı!
MHP liderinin rozetinde ise yine aynı mısranın yer aldığı özel bir mine işçiliğine yer verildi.
TÜRKİYE GAZETESİNDE YAZIYORDU
1992 yılında vefat edene kadar Türkiye Gazetesi'nde kültür-sanat servisi yönetmenliğini görevini yürüten ve köşe yazarlığı yapan Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun meşhur 'Meydan' şiirinin tamamı ise şu şekilde:
MEYDAN
Şu yeryüzü er meydanı
Gönül sevmez her meydanı
Yüreksize yorgan döşek,
Koç yiğite ver meydanı.
Başbuğlar tuğ kaldıranda,
Atlar dizgin dolduranda,
Malazgirt'te, Çaldıran'da
Sakarya'da gör meydanı.
Kaytan bıyık bura bura
Gakkoş, Dadaş sıra sıra
Elaziz'de Çay'da Çıra,
Erzurum'da bar meydanı.
Ey içi boş, dışı süslü!
Eli kirli, yüzü paslı!
Yetişsin Asım'ın nesli
Etsin sana dar meydanı!
Geldiği gün kutlu çağrı
Bas, titresin yerin bağrı.
Doğu'dan batıya doğru
Bir yay gibi ger meydanı.
Ben Türk'üm! De, dur sözünde,
Yürü Bozkurt'un izinde
Kalmasın şu yer yüzünde
Şerirlere şer meydanı.
Tanrı Kut Mete Çağı'ndan,
Son Peygamber kucağından,
Hacı Bektaş ocağından,
Açık bize sır meydanı.
Hayaller kalınca güdük
Açıldı surlarda gedik...
Mehter sustu, öttü düdük,
Rezil oldu er meydanı!
Yer yüzünde kalsan da tek
Eğme boyun, öpme etek!
Çin seddinden, Nemçe'ye dek
Yeni baştan sar meydanı.
Bak neler var dünlerinde
Acı, tatlı günlerinde...
Dumlupınar önlerinde
Mehmetçik'ten sor meydanı.
Sancaklar kalmasın aysız,
Boz Oklar Üç Oklar yaysız
Soyunu bilmeyen soysuz
Düşmanına kor meydanı.
Ayrılık can paresidir,
Sıla, gurbet çaresidir,
Ahi Evran töresidir.
Yarenlerle yar meydanı.
Dön ardına bir bak hele
Hatırına neler gele...
Dar boğazda Çanakkale,
Tarihin en zor meydanı!
Git danış büyük ceddine,
Sor doğuda Çin seddine,
Girmek kimlerin haddine
Sen açmazsan bir meydanı!
Çabuk söner şişirdiğin
Soya çeker devşirdiğin...
Kırk Bismillahla girdiğin
Meydan, şimdi kir meydanı.
İtibar olmazsa ere
Düşmana kim göğüs gere?
Kör döğüşü olan yere
Derler elbet kör meydanı!
Uyanınca Türk'ün özü,
Gerçekleşir Tanrı sözü...
Olur bir gun şu yer yüzü,
İnsanlığın hür meydanı!
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU KİMDİR?
Türk şair ve yazar Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, 1929 yılında Elazığ'da doğdu, 21 Ağustos 1992'de İstanbul'da vefat etti. 'Destan şairi' olarak bilinir.
Gençosmanoğlu, Akçadağ Köy Enstitüsü'nü bitirdikten sonra öğretmenliğe başlamıştır. 1964'te Elazığ'ın çeşitli köylerinde öğretmenlik yaptı, ilköğretim müfettişi oldu. 19 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra çeşitli memuriyetlerde bulunmuştur. 1978 yılında emekli olduktan sonra Türk Edebiyatı Vakfı ve Doğu Türkistan Vakfı'nda yöneticilikler yapmıştır.
Vefatına kadar uzun bir süre Türkiye Gazetesi'nin Kültür-Sanat köşesini hazırlamıştır. 'Orkun', 'Devlet', 'Defne', 'Yeni Fırat (Elazığ)', 'Aras', 'Türkeli' ve 'Türk Edebiyatı' gibi pek çok dergide yer aldı.
Gençosmanoğlu, Hüseyin Nihal Atsız'dan etkilenmiştir. 'Bozkurtların Destanı' adlı şiir kitabı, Atsız'ın 'Bozkurtların Ölümü' adlı romanından esinlenerek şiirleştirilmiştir. Şiirlerinde ve yazılarında Arif Nihat Asya, Yahya Kemal, Basri Gocul, Hüseyin Nihal Atsız ve Fikret Memişoğlu'nun etkileri görülür.
Son görev yeri olan Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı genel sekreterliğinden emekliye ayrılmıştır.
