Hoca Ahmet Yesevî’nin manevi izinde ve Ahi Evran’ın ahlaki mirasıyla Türkistan’da büyük buluşma
Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan, 1-3 Nisan 2026 tarihlerinde tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. "Hoca Ahmet Yesevi Yolunda Ahilik" programı kapsamında, Pir-i Türkistan’ın hikmet dolu öğretileri ile Ahi Evran’ın ahlaki mirası asırlar sonra aynı potada buluştu.
Prof. Dr. Kürşad Zorlu koordinasyonunda gerçekleşen sempozyumda, 30 akademisyen ve 7 rektör Türk devletleri arasında yeni bir ekonomik iş birliği modelinin temellerini attı. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen etkinlikte, Ahilik ilkelerinin dijital çağda stratejik bir kalkınma modeli olarak yeniden ihya edilmesi hedeflendi.
1-3 Nisan 2026 tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, Türkistan Eyalet Valiliği, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Ahmet Yesevi İş Birliği Kalkınma Derneğinin destekleriyle ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun katılımlarıyla, Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da “Hoca Ahmet Yesevi Yolunda Ahilik” adlı programa sosyo-ekonomik alanlarda çalışmaları olan Türk dünyasının çeşitli üniversitelerinden 30 akademisyen, Türkiye’nin 7 üniversite rektörü, el sanatlarında temayüz eden 20 zanaatkâr- sanatçı ve 11 gazeteci iştirak etti.
Türk-İslâm medeniyetinin iki büyük mirası Türkistan’da asırlar sonra bir araya geldi ve Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmet dolu tasavvufi öğretisi ile Anadolu’nun yiğit esnaf teşkilatı Ahilik öğretileri Türkistan’da zamanın ruhuyla buluştu.
Bu sıra dışı programın mimarları hiç kuşkusuz AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi idi.
AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Hoca Ahmet Yesevi Yolunda Ahilik” uluslararası sempozyumu, sadece bir akademik toplantı olmanın ötesinde, Türk devletleri arasında yeni bir iş birliği modelinin mayasını da atarak yeni kapıların açılmasına vesile olacak bir lokomotif olma özelliğini gösterdi.
30 akademisyen ve 7 Üniversite rektörünün katıldığı sempozyumda sayısız bildiriye imza atıldı.
“Hakikat dergâhta başlar, pazarda ahlaklı ticaretle tamamlanır”
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu programın açılışında tarihi bir konuşma yaptı:
- Yesevi düşüncesine bakıldığında akıl, ilim, dayanışma, insan sevgisi, kadına saygı, emeğin kutsallığı temelinde güzel ahlakı önceleyen bir hayat biçiminin geleceğe yön verdiğini görürüz. Bu hikmetli sözlerle, ruhun makul bir şekle ve şemâle bürünmesini işaret eden Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri, el emeği göz nuru ile ürettiği ve pazarda hakkıyla tamamladığı ticaretiyle de adeta bir hayat dersi vermiştir.
Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri'ne göre hakikat, dergâhta zikirle başlar ama pazarda dürüst ticaretle tamamlanır.
Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri gibi Ahi Evran da işe, emeğe sahip çıkarak başlamış, dericilik yaparak hem geçimini kazanmış hem de İnsan-ı Kâmil’i işlemiştir. Böylelikle, Kaşgarlı Mahmud ve Yusuf Has Hacib’in tanımladığı, Hoca Ahmed Yesevi’nin ise yaşayarak can verdiği İnsan-ı Kâmil tipi, Anadolu’da Ahi Evran’ın şahsında toplumsal bir müesses nizama dönüşmüştür.
Önümüzdeki mayıs ayında Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi için Türkistan’a gelecek olan sayın Cumhurbaşkanımızın bu ziyareti öncesinde burada böyle bir faaliyeti gerçekleştirmemiz inanıyorum ki zirvenin ruhuna da güçlü bir anlam katacaktır.
O halde bu vesileyle buradan seslenmek istiyorum, Ahiliği önce Türkiye ve Kazakistan arasındaki iş, ticaret ve kurumlar arası ilişkilerimize uyarlayarak Atayurtan Anayurda bir büyük seferberliği başlatalım, ardından tüm Türk Dünyasında…
Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun, konuşmasının bir bölümünü Kazak Türkçesiyle gerçekleştirmesi büyük alkış topladı. Ve bu jeste karşılık olarak Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Üyesi Senatör Prof. Dr. Darhan Kıdırali de konuşmasının bir bölümünü Türkiye Türkçesiyle yaptı.
Programda çok önemli misafirler vardı. Türkistan Eyalet Valisi Nuralhan Köşerov, Kazakistan AMANAT Partisi Genel Sekreteri ve Genel Başkan Vekili Daulet Karibek, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Üyesi Prof. Dr. Darhan Kıdırali, Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Dr. Janar Temirbekova, Türkiye Cumhuriyeti Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Fahri Başkonsolosu Latifşah Assanov ve çok sayıda öğrenci ve akademisyen, Hoca Ahmet Yesevi ve Ahi Evran’ın öğretileriyle şerefyap oldular.
Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan Açılış programında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetle yoğrulmuş irfanı ile Ahi Evran-ı Veli’nin üretim, ticaret ve toplumsal düzen anlayışını bir araya getiren bu köklü miras; dürüstlük, güven, dayanışma ve adalet gibi ilkeleri merkeze alan bir ekonomik modeli temsil etmektedir. Ahilik teşkilatı; toplumsal ahlakı inşa eden, üretimde kaliteyi esas alan ve ticarette güveni tesis eden bir medeniyet anlayışıdır.
Bugün de ticaret politikalarımızı şekillendirirken bu kadim değerlerden ilham alıyor; üreticimizi, esnafımızı ve girişimcilerimizi bu anlayış doğrultusunda desteklemeye devam ediyoruz.”
“AHİLİK, TÜRK DÜNYASI İÇİN BİR EĞİTİM MODELİDİR”
Açılışta söz alan Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek, konuşmasında programın manevi ve stratejik derinliğini güçlü bir şekilde ortaya koydu. Şimşek, Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’dan yükselen hikmet ışığının yüzyıllar sonra Anadolu’da Ahilik sistemiyle nasıl buluştuğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“İlk Osmanlı Padişahları birer ahi idi, Osman Bey, Orhan Bey, Ertuğrul Bey ve 2. Bayezid bir Ahi idi. 18. Yüzyılın ortasına kadar Osmanlı padişahları ya ahi idiler ya da ahilik kurumuna ciddi destek veriyorlardı. Çünkü Osmanlının kuruluşunun önemli bir manevi mimarlarından olan Şeyh Edebali, bir ahi idi. Şeyh Edebali hem bir Ahi idi hem de o meşhur tavsiyeleri olan bir düşünce adamı idi.
Siz gençlere, öğrenci kardeşlerime Şeyh Edebali’nin sözleriyle seslenmek istiyorum:
-Gençler, Ahilikte cimrilik yoktur, cömertlik vardır. Zulüm yoktur, hırs yoktur, kanaat vardır. Halktan yana olmak yoktur, haktan yana olmak vardır. Ahilikte marifette iltifat vardır, emeğin hakkını vermek vardır, helal kazanç vardır.
Gençler, şeyh Edebali der ki:
Cahil ile dost olma, ilim bilmez, irfan bilmez söz bilmez üzülürsün. Aç gözlü ile dost olma, ikram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez üzülürsün. Görgüsüz ile dost olma, yol bilmez, yordam bilmez, iz’an bilmez üzülürsün. Kibirli ile dost olma, hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez üzülürsün. Namert ile dost olma, mertlik bilmez, yürek bilmez, dostluk bilmez üzülürsün. Ukala ile dost olma, çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur üzülürsün…”
“TÜRKİSTAN, BÜTÜN TÜRK DÜNYASI’NIN MANEVİ BAŞKENTİDİR”
Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi rektörü Dr. Canat, Temirbekova konuşmasında Türkistan’ın tarihsel rolüne dikkat çekti:
“Türkistan, yalnızca Kazakistan’ın değil, bütün Türk Dünyası’nın manevi başkentidir. Ahmet Yesevî’nin hikmetleri bu topraklarda doğmuş, tüm Türk coğrafyasına yayılmıştır. Ahilik kültürü ise bu hikmetin toplumsal hayata yansıyan en güçlü modelidir.”
Rektör Temirbekova üniversitenin Ahilik araştırmalarını genişleteceğini ve Türk devletleriyle ortak akademik projeler yürütüleceğini açıkladı.
Üç günlük yoğun programda 30 akademisyen Yeseviyyelik ve Ahilikle ilgili tebliğler sunarak Ahilik kültürünün Yesevi öğretisiyle bağını bilimsel verilerle ortaya koydu. Panelistler, Ahilik sisteminin dürüstlük, güven, liyakat, kalite ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımının, bugün Türk devletleri arasındaki ekonomik ilişkilerde güçlü bir model sunduğunu vurguladı. Çeşitli üniversitelerden 7 rektör programa katılım gösterdi.
Öte yandan hem Kazakistan hem de Türkiye’den pek çok sanatçı konserler verdi. Programın en dikkat çeken anlarından biri, Dr. Ali Mazak yönetiminde hazırlanan “Şed Kuşatma” filminin gösterimi oldu. Ahilik ritüellerini belgeleyen film, davetlilerden büyük alkış aldı. Sergi ve stant açılışlarında geleneksel Türk el sanatları, Ahilik sembolleri ve Yesevi hikmetleri sergilendi.
Türk devletlerinden gelen ustaların yer aldığı ‘Ahilik Çarşısı’ büyük ilgi gördü. Çarşıda Kazak deri işçiliği, Anadolu bakır sanatları, Özbek ipek dokumaları, Kırgız keçe ürünleri ve Azerbaycan kuyumculuk geleneği sergilendi.
Katılımcılara ikram edilen “Ahilik pilavı, helvası ve şerbeti” ise büyük beğeni topladı ve hem damak tadına hem de maneviyata hitap etti.
Türk Devletleri Teşkilatı’na iletilmek üzere hazırlanan 15 maddelik kapanış bildirgesinin son üç maddesi, bütün Türk devletleri arasındaki ticaret ve ekonomik iş birliğini geliştirirken ahilik modelinin baz alınmasını işaret ediyor:
-Türk dünyasında ekonomik kurumsallaşmayı güçlendirmek amacıyla üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları, esnaf birlikleri, kalkınma ajansları ve kamu kurumları arasında “Çağdaş Ahilik Uygulama, İnovasyon ve Araştırma Ağları” oluşturulması önerilmektedir.
-Ahilik mirasının dijital ekonomi bağlamında yeniden yorumlanarak e-ticaret, findeks, dijital ödeme sistemleri, güven protokolleri, platform ekonomileri ve sınır ötesi elektronik pazaryerlerine uyarlanması, yeni nesil ekonomik rekabet gücü açısından kritik bir gereklilik olarak görülmektedir.
-Türk devletleri arasında ekonomik iş birliği, ortak üretim kültürü, etik ticaret, kurumsal koordinasyon, girişimcilik ekosistemi ve sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından Ahilik modelinin stratejik bir işletmecilik ve kalkınma paradigması olarak yeniden ihya edilmesi gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyulmuştur.
Bu program bütün veçheleriyle sürerken 7 Türk Üniversitesi rektörü de kendi üniversiteleri ile Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi arasında eğitim, araştırma ve kültürel iş birliği protokolleri imzaladı.
Kazakistan medyası bu önemli etkinliği “Türkistan’ın manevi mirasının canlanması” olarak değerlendirdi. Elbette bu program, sadece akademik bir buluşma değildi dolayısıyla Türk dünyasının 21. yüzyılda karşı karşıya kaldığı ekonomik, ahlaki ve kültürel meydan okumalara ortak bir cevap arayışıydı.
Küresel rekabet içinde “güven” unsurunun giderek kıymetlendiği bir dönemde, atalarımızın “helal kazanç, dürüst ticaret, kardeşlik” ilkelerini yeniden hayata geçirmek hem Türkiye hem de kardeş Türk cumhuriyetleri için stratejik bir fırsattı hiç kuşkusuz.
Katılımcılardan biri olarak şunu net olarak gördüm ve iliklerime kadar hissettim:
Türkistan’daki bu tarihi buluşma, sadece geçmişin arayışı değildi aynı zamanda geleceğin planlanması özelliğini taşıyordu. Hoca Ahmet Yesevi’nin dergâhından yükselen hikmet ile Ahi Evran’ın ahiliğinden yükselen ahlak, bugün Adriyatik’ten Çin seddine kadar bütün Türk milletinin elinde yeni bir medeniyet inşasının anahtarı hâline gelebilme potansiyeline sahip.
Hasılı, Türkistan’dan Anadolu’ya, Atayurt’tan Anayurt’a uzanan bu köklü kardeşlik bağı, inşallah daha nice programlarla, daha nice iş birlikleriyle güçlenecek. Çünkü biz Müslüman Türkler, “birlikte üretirsek, birlikte büyürüz” düsturunu asırlar önce Ahilik’te bulmuştuk.
Ve şimdi o düsturu Türk Devletleri Teşkilatı coğrafyasında yeniden hayata geçiriyoruz.
