Sancaklardaki Mushaflar! Eşsiz eserler ilk defa sergileniyor
Osmanlıda sancak asla yere düşmezdi. Zira saltanat sancaklarının ucunda Mushaflar yer alır, bunlara “Sancak Mushafları” denirdi. Kur’ân-ı kerime duyulan hürmetin bir ifadesi olarak Osmanlıda belirgin hâle gelen bu gelenek, asırlarca devam etti. Ancak zamanla sancaklar gibi bu eserler de unutuldu...
- Sergide, 1294'ten 1800'lü yıllara kadar uzanan sekiz asırlık zaman diliminden 38 adet sancak mushafı yer alıyor.
- Sancak mushafları, büyük ebatlı olmamalarına rağmen okunabilir durumda ve ince sanatlarla bezeli olup, kitap sanatları açısından da kıymetlidir.
- TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, sergiyle gelenek, kültür, sanat ve milletin Kur'an-ı Kerim'e bağlılığını canlandırmayı amaçladıklarını belirtiyor.
- Sergi küratörü Gizem Erdem, sancak mushaflarının Osmanlı'da sefere giderken sancak alemlerine ve donanma gemilerinin en üst direklerine asıldığını ifade ediyor.
- Sergi, haziran ayının sonuna kadar ziyaret edilebilecek.
MURAT ÖZTEKİN - Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) şimdi bu kültürü tekrar hatırlatacak bir sergiye imza atıyor. Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde açılan “Sancak Mushafları” sergisi, bir zamanlar kullanılan ve çoğu okunabilecek ölçüde olan Kur’ân-ı kerimleri ilk defa bir araya getiriyor. Sergide, farklı ebatlarda Mushaflar yer alıyor. TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz “Sergi etrafında asırların şahitliğini, geleneğimizi, kültürümüzü, sanatımızı, milletimizin Kur’ân-ı kerime olan bağlılığını canlandırmaya çalışıyoruz” diyor. Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan sergi küratörü Gizem Erdem ise “Sancak Mushafları, Osmanlıda sefere giderken sancak alemlerine asılan Kur’ân-ı kerimlerdir. Bu eserler, donanma gemilerinin en üst direklerinde de yer alıyordu” diye konuşuyor. Erdem, sancak Mushaflarının çok büyük ebatlı olmamalarına rağmen Kur’ân okumak için de kullanılabildiklerini söylüyor.
Sergide sekiz asırlık zaman diliminden eserlerin olduğunu kaydeden Erdem “Burada yer alan en eski tarihli eserlerden birinin 1294 tarihli olduğunu görüyoruz. Günümüze en yakın tarihli sancak Mushafları ise 1800’lü yıllara ait. Burada 38 eseri sergiliyoruz. Sancak Mushaflarıyla ramazan ayının ruhuna bir katkı sunmak istiyoruz” şeklinde konuşuyor.
İNCE İŞÇİLİKLER VAR
Gizem Erdem eserlerin ince sanatlarla bezendiğini belirterek “Mikroskopla yaptığım incelemelerde buradaki eserlerin en ince kalem kamışlarla ustalıkla yazıldığını gördüm. Bunun yanı sıra farklı üsluplara sahip eserler de dikkat çekiyor. Dolayısıyla sancak Mushafları, kitap sanatları açısından da oldukça kıymetliler” ifadelerini kullanıyor.
Sergi, haziran ayının sonuna kadar ziyaret edilebilecek.
