Sinemada bu hafta | İran'dan bir 'soğuk yenen yemek' hikayesi! İntikam kolay mı?
Cafer Penahi’nin “Görünmez Kaza” filmi, İranlı bir grup muhalifin intikam alma hikâyesini işliyor. İntikam soğuk yenen yemektir denir ama burada servis dolambaçlı yola girerek daha geç geliyor!
- Cafer Penahi'nin filmi “Görünmez Kaza”, bir grup muhalifin rejimin işkencecisi olduğunu düşündükleri kişiden intikam alma hikâyesini işliyor ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'yi kazanmıştır.
- Filmin oyuncu kadrosunda Vahid Mobasseri, Mariam Afshari ve Ebrahim Azizi gibi isimler yer almaktadır.
- Yönetmen Cafer Penahi'nin siyasi nedenlerle cezaevinde kalmışlığına değinilmiş ve filmin intikam ve adalet üzerine sorgulamalar yaptığı belirtilmiştir.
- Emin Alper'in “Kurtuluş” filmi, 2009 Mardin Bilge köyü katliamından yola çıkarak aşiretler arasındaki gerilimi işlemektedir ve Berlinale'de Gümüş Ayı almıştır.
- “Kurtuluş” filminde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan rol almaktadır.
- Filmde yönetmenin, Bilge köyü olayını toprak kavgası merkezinden din menşeli bir probleme dönüştürdüğü ve bu tercihlerin anlatıyı çıkmaza soktuğu yorumu yapılmıştır.
MURAT ÖZTEKİN - İran, bugünlerde sıcak bir savaşa sahne oluyor; füzeler düşüyor, insanlar ölüyor, kimileri ağıt yakıyor, kimileri seviniyor… Ancak aslında ülkede yıllardır bir başka “savaş” hüküm sürüyor. İran’daki rejimle muhaliflerin mücadelesinden bahsediyorum. Malum, uzun senelere yayılan bu gerilimin sinematik çıktıları da oluyor. Söz konusu İran filmleri, özellikle Avrupa’daki festivallerde alkış alıp ödüllere layık görülüyor. Onlardan biri olan Cafer Penahi’nin “Görünmez Kaza” (It Was Just An Accident) eseri ise bir grup muhalifin rejimin işkencecisi olduğunu düşündükleri kişiden intikam alma hikâyelerini işliyor. Filmin konusu, Batı’nın rejimden intikam alacak gruplar aradığı bugünlerde enteresan bir şekilde aktüaliteyle örtüşüyor.
Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan eser, seyirciyi adalet üzerine düşünmeye itiyor; bununla birlikte siyasi yanı da ağır basıyor. Oyuncu kadrosunda ise Vahid Mobasseri, Mariam Afshari ve Ebrahim Azizi gibi isimler yer alıyor.
ŞÜPHELİ BİR ADAM
Eserde bir tamirci olan Vahid, arabasına bakım yaptıkları adamdan şüpheleniyor. Zira hem sesi hem de protez bacağının tıkırtısı bir yerden tanıdık geliyor. Ertesi gün onun kendisine hapishanede işkence eden “Tahta Ayak” olduğuna kanaat getiriyor. Peşine düştüğü adamı bayıltarak kaçırıyor. Ancak ıssız bir yere ulaşıp çukur kazdıktan sonra kaçırdığı adam, kendisinin zannettiği kişi olmadığını iddia ediyor. Vahid, adamın sözleri karşısında şüpheye düşüyor. Çünkü işkence esnasında gözleri kapalı olduğu için hiçbir şeyden emin olamıyor. Derken Vahid, hapishane arkadaşlarına ulaşıp soru işaretlerini gidermeye çalışıyor. Aralarında bir gelin adayının da yer aldığı işkence görmüş diğer karakterler de hadiseye dâhil oluyor ve ortaya enteresan bir hikâye çıkıyor…
YÖNETMEN İNTİKAM DUYGUSUNU ÇOK İYİ BİLİYOR
İran’da siyasi hadiselere karıştığı için senelerce cezaevinde kalan yönetmen Penahi, herhâlde öç alma hislerinin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Seyahat ve çekim yasağı kaldırılmış olmasına rağmen gizlice çektiği bu eserinde, muhtemelen üzerinde çok düşündüğü intikam ve adalet üzerine sorgulamalar yapıyor. İntikam soğuk yenen bir yemektir denir ama burada servis daha da uzuyor! Dolambaçlı ve merak uyandıran bir hikâye örgüsüne sahip filmde kara komediyle işlenmiş sahnelere de imza atılıyor. Ancak bazı hikâye unsurları yavan veya tutarsız kalıyor.
Daha ziyade amatör isimlere başvurulan oyunculuk tarafı filmin en zayıf yanlarından biri. Vahid, karakterini canlandıran Vahid Mobasseri ise bunun istisnası oluyor.
Ancak eser bunlardan ibaret değil, mesaj yanı da ağır. İran’daki politik duruma göndermelerde bulunularak muhalifler yüceltiliyor. Bu çaba didaktik sahneleri de beraberinde getirebiliyor. Öte yandan ülkede yaşanan iç gerilim üzerinden son savaşı anlamaya yarayacak sekanslar da bulunuyor.
Yönetmen: Cafer Penahi
Tür: Dram
Ülke: ABD, Fransa, İran, Lüksemburg
BİLGE KÖYÜNDEN ÇIKAN ‘KURTULUŞ’!
Yönetmen Emin Alper’in Berlinale’de Gümüş Ayı alan “Kurtuluş” filmi bu hafta vizyonda… 2009’da Mardin’de yaşanan ve 44 kişinin canına mal olan Bilge köyü katliamından yola çıkan Alper, hadiseyi farklı bir ideolojik zemine çekiyor. Eserde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan gibi isimler rol alıyor.
Filmde yıllar evvel terk ettikleri köylerine geri dönen Bezari aşireti ile bölgedeki toprakları ele geçiren Hazeran aşireti arasındaki gerilim işleniyor. Yönetmenin “Abluka” ve “Kurak Günler”inden izler taşıyan eser, merak uyandırıcı şekilde başlıyor. Ancak yönetmen, toprak kavgası merkezli Bilge köyü hadisesini dönüştürerek daha ziyade din menşeli bir problemmiş gibi resmediyor. Bu ideolojik tercihten doğan anlatı içerisinde Yeşilçam’dan aşina olduğumuz karikatürize şeyh karakterleri meydana getiriliyor. Sonrasında rüyalar ve metaforlarla dolu yine karanlık bir taşra filmi seyrediyoruz. Üstelik “huzursuz ruh” vs. gibi Hollywood korkularında rastladığımız tabirler kullanılıyor. Bu tercihler hikâyeyi çıkmaza sokuyor; ilerleyen dakikalarda ciddi bir ton problemi ortaya çıkıyor. “Kurtuluş”un oyunculukları ise başarılı. Bu noktada Caner Cindoruk öne çıkıyor.
