Sinemada bu hafta | 'Korkunç Bir Film' geri döndü: Hollywood’la sınırsızca alay!
Wayans Kardeşler tarafından meydana getirilen “Korkunç Bir Film” serisinin altıncı halkası 13 senelik aradan sonra geldi. Eserde yine korku sinemasının klişeleri acımasızca ve sınırsızca tiye alınıyor.
- "Korkunç Bir Film" serisi, korku ve gerilim sinemasını tiye alan absürt bir komedi olarak 2000 yılında Wayans Kardeşler tarafından başlatılmış ve 2013 yılına kadar beş filmle devam etmiştir.
- Serinin altıncı filmi, 13 yıl aradan sonra izleyiciyle buluşmakta ve ilk yapımın 26 yıl sonrasında Cindy, Brenda, Ray ve Shorty'nin maskeli katil tarafından tekrar hedefe konmasını konu almaktadır.
- "Korkunç Bir Film"in bu yeni halkasında yeniden yapımlar, spin-off'lar ve köken hikâyeleri gibi Hollywood klişeleri eleştirilirken, son dönemdeki "Cevher"den "Kapan"a, "Cambaz"dan "M3GAN"a kadar çeşitli yapımlara göndermeler yapılmaktadır.
- Christian Petzold'un yönettiği "Aynalar No. 3" filmi, Paula Beer'in canlandırdığı trafik kazası sonrası bir evde kalan genç bir kadının hikayesini işlemektedir.
- "Aynalar No. 3" filminin eleştirisi, yönetmenin minimalist üslubunu yansıtmasına rağmen yeterince tat vermeyen, duyguları harekete geçiremeyen ve sıkıcı bir eser olduğu yönündedir.
- "Aynalar No. 3" filminin olumlu yönleri olarak sade sinematografisi ve başrol oyuncularının (Paula Beer ve Barbara Auer) ustalıklı oyunculukları belirtilmiştir.
MURAT ÖZTEKİN- Scary Movie ya da bizdeki adıyla “Korkunç Bir Film”, 2000 yılında Wayans Kardeşler tarafından korku ve gerilim sinemasını tiye almak için ortaya çıkarıldı. Beyazperdenin klişelerini acımasızca eleştiren absürt komedi, sıra dışı üslubuyla dikkati çekip dünyada popüler oldu. 2013 yılına kadar beş filmlik seriye dönüşen yapım, giderek mizahını ve tesirini kaybetti. Şimdi aradan geçen 13 sene sonra altıncı film geldi...
WAYANS KARDEŞLER YİNE GELDİ
Yönetmenliğini Michael Tiddes’in üstlendiği, seriye geri dönen Wayans Kardeşlerin ise senaryosunu kaleme aldığı “Korkunç Bir Film”de Anna Faris, Regina Hall ve Marlon Wayans gibi isimler rol alıyor. Eserde, ilk yapımdaki hadiselerin 26 yıl sonrasında Cindy, Brenda, Ray ve Shorty’nin tekrar bir araya gelmesini merkezine alınıyor. Yıllar evvel maskeli katil namıdiğer Ghostface’ten kaçmayı başaran dörtlü, tekrar meşhur katil tarafından hedefe konuyor.
“CEVHER”DEN “KAPAN”A...
Eserde yine Hollywood’un klişeleri yerden yere vuruluyor. Yeniden yapımlar, spin-off’lar, köken hikâyeleri, korku akımları ve diğerleri bütün bu tenkitlerden nasibini alıyor. Her dönem farklı filmlerle alay edilen serinin bu halkasında “Cevher”den “Kapan”a, “Cambaz”dan “M3GAN”a son dönemde öne çıkan yapımlara göndermelerde bulunuyor. Bunlar yapılırken yer yer sınırlar zorlanıyor!
USTA YÖNETMEN PETZOLD’UN FİLMİ TAT VERMİYOR
‘Aynalarda’ kaybolan duygular
Alman sinemasının auteur yönetmenlerinden Christian Petzold, o minimalist üslubunu yansıtan ama bu defa yeterince tat vermeyen bir filmle karşımızda: “Aynalar No. 3” (Miroirs No. 3)…
Paula Beer, Enno Trebs, Barbara Auer, Philip Froissant ve Matthias Brandt’ın başrollerinde yer aldığı film, genç bir kadının trafik kazası sonrasında sığındığı evde başına gelenleri işliyor.
Filmde geçen hikâye şöyle:
Her hâlinden bazı problemleri olduğu anlaşılan Laura adlı genç kadın, arkadaşıyla çıktığı gönülsüz bir seyahatte trafik kazası geçirir. Yanındaki adam oracıkta hayatını kaybederken, Laura küçük yaralarla kazadan sağ çıkar. Kaza yerinin yakınlarında yaşayan Betty adlı kadın ise, oraya koşar ve Laura’ya yardım eder. Ancak kazadan sonra Laura, acil servise gitmek istemez; garip bir şekilde Betty’nin evinde kalmayı arzular. Acil servis görevlileri de bunu kabul eder. Betty, genç kadına bir oda açar, kıyafetler verir, anne şefkatiyle yemekler hazırlar. Günler geçer, ikisi arasında ifadelere dönüşmeyen bir bağ kurulur. Derken Betty’nin tamircilik yapan eşi ve bir oğlunun olduğunu öğreniriz. Daha sonra yavaş yavaş mazi aydınlanır.
SIKICI BİR ESER
“Aynalar No. 3” Petzold’un bilindik üslubunu yansıtıyor. Filmde imalarla arka plandakileri anlamaya çalışıyor, mazideki sır ortaya çıksın diye bekliyoruz. Lakin ailenin mazisine odaklanıp sarsıcı bir film oluşturulabilecekken, duyguları harekete geçiremeyen sıkıcı bir film ortaya çıkarılıyor.
Minimalist eser ile zayıf bir film arasında ince bir çizgi var. Burada oldukça tesirsiz bir iş görüyoruz. Bu yüzden filmin 86 dakikalık kısa müddeti uzadıkça uzuyor. Buna rağmen sade sinematografi ve Paula Beer ile Barbara Auer’in ustalıklı oyunculukları eserin artı hanesine yazılan unsurlar oluyor.
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
● “Açlık Oyunları 2” (TEKRAR)
● “Define: Cinler Uyandı”
● “Cesur Kedi Moxy”
● “İkimizin Yerine”
● “Emma Sevimli Köpek”
