Sinemada bu hafta | Moda dünyasının arka planı: Işıltılı karanlıkta üç kayıp hayat
“Moda” (Couture) adlı filmde Paris Moda Haftası’nın “ışıltılı karanlığında” hayatları kesişen üç kadının yaşadığı sıkıntılar resmediliyor. Eserin başrolündeki Angelina Jolie ise kendi hayatından izler taşıyan kanserli bir sinemacı rolünde… Ancak eser yeterince seyir zevki vermiyor.
- Film, Paris Moda Haftası hazırlıkları sırasında geçen ve üç kadının hayatlarının kesiştiği bir hikayeyi konu alıyor.
- Başrollerinde Angelina Jolie'nin yanı sıra Ella Rumpf, Anyier Anei ve Louis Garrel yer alıyor.
- Angelina Jolie'nin canlandırdığı yönetmen karakterinin yaşadıklarının, oyuncunun gerçek hayatından ilham alındığı belirtiliyor.
- Filmde, moda dünyasının kadın bedenlerini ticari bir nesneye dönüştürmesi eleştiriliyor.
- Oyunculuklar övülürken, hikayenin dağılması ve seyirciye yeterince duygu aktarılamaması filmin eksiklikleri arasında sayılıyor.
MURAT ÖZTEKİN - Paris Moda Haftası için bir film çekmeye çalışırken kanser olduğunu öğrenen yönetmen, model olmaya çalışan Sudanlı bir kız ve kulislerde çalışırken yazarlık hayalleri kuran bir makyöz… Fransız yönetmen Alice Winocour tarafından yazılıp yönetilen “Moda” (Couture) adlı yapım moda dünyasının “ışıltılı karanlığında” hayatları kesişen bu üç kadının yaşadıklarını merkezine alıyor. Eserin başrollerinde Angelina Jolie’nin yanı sıra Ella Rumpf, Anyier Anei ve Louis Garrel gibi isimler yer alıyor.
DOKÜMANTER FİLM GİBİ
Günümüze yakın bir zamanda geçen hikâyede kendimizi Paris Moda Haftası’nın hazırlıkları içinde buluyoruz. Kumaşlar kesilip biçiliyor, prova odalarında koşturmaca başlıyor ve flaşlar patlıyor. Podyumun arkasındaki bu hazırlıklar âdeta bir dokümanter film gibi ele alınıyor. Bu esnada karşımıza evvela maddi sıkıntılar yüzünden bir Fransız modaevi için vampirli bir tanıtım filmi çekmeyi kabul ederek Paris’e gelen bağımsız film yönetmeni Maxine çıkıyor.
Baskı altında eseri tamamlamaya çalışan kadın, bu esnada göğüs kanseri olduğunu öğreniyor ve kendisini büyük bir yalnızlığın içinde buluyor. Bu karakterin oluşumunda Angelina Jolie’nin gerçek hayatta yaşadıklarından ilham alınıyor. 18 yaşındaki siyahi Ada ise model olmak için büyük sıkıntılar yaşıyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Bir de istemediği bir dünyada ciltleri parlatırken kalem oynatmaya çalışan Angèle var... Yıpranmış bu hayatlar bir kurgu içerisinde bir araya geliyor. Özellikle Ada karakterinin yaşadıkları üzerinden moda dünyasının bedenleri ticari bir nesneye dönüştürmesi ustalıklı şekilde eleştiriliyor. Yer yer dokunaklı sekanslar seyrediyoruz. Ancak rahatsız edici anlatım unsurlarına da müracaat edilebiliyor. Hadiseye feminist bir perspektiften bakılan eserde, ne yazık ki kadınların moda dünyasında yaşadığı problemlerin kaynağına inilemiyor.
Sinemada bu hafta | Rus liderin hayatına sıkıcı bir bakış: Putin'in yükselişi
DUYGU EKSİKLİĞİ
Filmin sıkıntılarından biri de farklı karakterlerin merkeze alındığı hikâyenin dağılması ve seyirciye yeterince duygu aksettirememesi. Parçalar manalı bir şekilde birleştirilemiyor gibi...
OYUNCULUKLAR USTALIKLI
Fakat oyunculuk cephesinde nispeten farklı bir tablo var. Angelina Jolie, kendinden izler taşıyan Maxine karakteriyle âdeta bütünleşiyor. Anyier Anei de Ada karakteriyle zaman zaman çarpıcı bir etki meydana getiriyor. Ezcümle “Couture”da dikkate değer bir mevzuya temas edilse de zevkle seyredilecek bir yapım ortaya çıkarılamıyor. Eser, yavan bir tat bırakıyor!
Yönetmen: Alice Winocour
Tür: Dram
Ülke: ABD, Fransa
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
- ”Saplantı”
- ”Siccin 9”
- ”Top Gun”
- “Top Gun: Maverick”
- “Lanet”
