Ünlü şarkıcının karanlık dosyası: Kurt Cobain'i kim öldürdü?
32 yıl önce ünlü şarkıcı Kurt Cobain'in intihar haberi müzik dünyasının gündemine yerleşmişti. Hayranlarını derinden sarsan ünlü şarkıcının ölümü, üzerinde ciddi şüpheler barındırıyordu. İddiaların odağında ise karısı Courtney Love vardı. Cobain'in hayat hikayesi şöhret, uyuşturucu ve bunalımla sarılmıştı.
ALİ TÜFEKÇİ - 8 Nisan 1994 tarihinde Nirvana grubunun solisti Kurt Cobain'in cesedi, Seattle'daki lüks bir semtteki evinin müstakil garajının üzerindeki serada bulundu.
Elinde, kendisini öldürmek için kullanılan av tüfeği vardı; kurşun ağzından girerek başına isabet etmişti.
Olay bütün dünyada ses getirdi ve akıllarda bir soru vardı: Milyonlarca hayranı olan Kurt Cobain neden intihar etmişti?
UYUŞTURUCU BATAĞINDA BİR ŞARKICI
Amerikan müzik grubu Nirvana 1987 yılından itibaren bütün dünyada fırtına gibi esmeye başladı. Grubun yakışıklı üyelerinden Kurt Cobain de milyonlarca hayran tarafından sevilmişti.
Gitar çalmak ve şarkı yazmak Cobain için “harika”ydı; ama şöhret onu boğuyordu. Yoğun ilgiye tahammül edemiyor, zaman zaman hayranlarına bile sert davranıyordu.
Söylediğine göre dayanılmaz mide ağrılarıyla mücadele ediyordu. Bu ağrılar onu uyuşturucu maddelere sürükledi. Kendi sözleriyle, “insanlar beni… hasta ve ümitsiz bir halde” görürken, o aslında ağrıyla boğuşuyordu.
Turneler, krizler ve yorgunluk birbirini izledi. Roma’da bir konserde sinir krizi geçirip “sadece bir dalış yapacağım” diyerek kendini boşluğa bırakmaya kalkışması, ne halde olduğunu gösteriyordu.
Grup içindeki huzursuzluk da büyüyordu, zira Cobain’in eroin kullanımı artmıştı.
Ünlü şarkıcı bir yandan müzik üretmeye devam etti. “Şarkı söyleme tarzımın yoğunluğu… içimdeki her şeyin dışarı döküldüğü yerdir” diyordu. Zamanla beklentiler de onu yormaya başladı. Eski işlerin ardından gelen albümler yeterli başarıyı sağlamadı. Beklentiler büyük, yük daha ağırdı. Bataklık dibe çekiyordu.
Cobain bir ara “tüm uyuşturucular zaman kaybıdır” diyerek uzaklaşmaya çalıştı.
Derken Courtney Love ile evlilik ve ardından gelen kızı Frances Bean, kısa süreli bir toparlanma umudu doğurdu.
Kızının doğumu, tedavi ve yeni albüm süreciyle birlikte bir denge kurar gibi oldu. Ama bu denge kalıcı olmadı. Turneler, dedikodular ve bağımlılık geri döndü.
“Tek ihtiyaç duyduğum, bir süre ara vermek” diye anlatıyordu yorgunluğunu. Kısa bir mola, birkaç konser ve yeniden sahne… Fakat kafasındaki mücadele bitmedi.
1994’te Roma’da aşırı dozla komaya girdi; ölüm tehlikesi atlattı. Yeniden tedavi, yeniden kaçış...
NASIL OLDU?
Seattle’a döndüğünde krizler daha görünür hâle geldi. 18 Mart akşamı Courtney Love, Cobain’in kendisini bir odaya kilitlediğini ve içeride bir tüfek olduğunu söyleyerek polisi eve çağırdı. İntihar edeceğinden endişe ettiğini belirtti.
Polis geldiğinde Cobain kapıyı açtı ve kendini öldürmek gibi bir niyeti olmadığını, sadece eşinden uzak kalmak için odaya kapandığını söyledi. Ancak yapılan aramada evde çok sayıda silah ve mühimmat bulundu.
Love ise daha sonra ifadesinde, Cobain’i silahla görmediğini ve doğrudan bir intihar tehdidi duymadığını söyledi. Yaşananlar, çift arasındaki gerilimi ve Cobain’in ruh hâlini gözler önüne serdi.
Bu olaydan sonra Los Angeles’taki bir tedavi merkezine götürüldü ancak yalnızca 48 saat kalıp ayrıldı.
Kısa süre sonra Cobain ortadan kayboldu. 8 Nisan 1994’te, Seattle’daki evinde ölü bulundu. Yanında “To Boddah” diye başlayan bir mektup vardı.
Uzmanlar cesedinde yaptıkları incelemede, ölümünün 3 gün önce yani 5 Nisan tarihinde gerçekleştiğini kaydetti.
ŞÜPHELER KİTAP OLDU
Ölümü resmî kayıtlara intihar olarak geçse de geride kalan çelişkiler ve karanlık detaylar, bu hikâyeyi hâlâ tartışmalı kılmaya devam ediyor.
Nitekim ölümden yıllar sonra Ian Halperin ve Max Wallace imzalı “Aşk ve Ölüm: Kurt Cobain Cinayeti”, popüler müzik tarihinin en tartışmalı ölümlerinden birine farklı bir mercek tutan, iddialı ve provoke edici bir çalışma olarak yayımlandı.
Kurt Cobain’in 1994’teki ölümünü “intihar” olarak kabul eden resmi anlatıya karşı alternatif bir okuma olarak dikkat çekti.
Kitap, yıllardır kamuoyunda dolaşan şüpheleri derli toplu bir dosya hâline getirdi.
En dikkat çekici yönü ise kesin hükümler vermekten ziyade güçlü “ima zincirleri” kurmasıydı.
Yazarlar, karısı Courtney Love başta olmak üzere olayın çevresindeki isimlere dair doğrudan suçlayıcı bir dil kullanmaktan kaçınsa da, ürettiği sorular kamuoyunda öyle görülmedi.
İNTİHARDAKİ ŞÜPHELER
Kitapta Kurt Cobain’in kanındaki eroin miktarı yaklaşık 1,52 mg olarak ifade ediliyordu. Bu öldürücü dozun yaklaşık üç katıydı ki peş peşe 3 doz iğne vurmak demekti. Bu haldeyken kendisini tüfekle vurmasının fizyolojik olarak mümkün olmadığı ifade ediliyordu.
Bu bilgiler Cobain’in vücudunun yüksek doza “alışmış olabileceği” açıklamasının da geçersiz olduğunu gösteriyordu.
Yine Cobain’in ölümünden sonra kredi kartının kaybolduğu ve ölüm saatinden sonra kartla çiçek siparişi verilmeye çalışıldığı iddia ediliyor.
İntihar notunun da son başka biri tarafından yazdırılmış olabileceği de ileri sürülüyor.
İntihar notunun tamamının aslında bir veda mektubu olduğu, sonradan eklenen kısımlarla intihar izlenimi verildiği iddia ediliyor.
Kısacası yazarlar sürekli olarak “başka bir ihtimal” üzerinde düşünmeye sevk edecek noktalara dikkat çekmişlerdi.
Neticede 32 yıl sonra bile bugün hâlâ "Kurt Cobain'i kim öldürdü" sorusu geçerliliğini koruyor.
Müzik tarihinin en popüler isimlerinden biri, ölüm yıldönümünde karanlık dosyasıyla anılıyor.
