AK Parti Üsküdar seçimini mahkemeye taşıdı: Divan Başkanı hatasını kabul etti
AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, Üsküdar Belediyesi başkanvekilliği seçiminde yaşananlarla ilgili suç duyurusunda bulundu. Sarıcaoğlu geçersiz sayılan oyların geçersiz sayılma sebeplerinin şaibeli olduğunu ve Divan Başkanı Ali Aral'ın da hatasını kabul ettiğini söyledi.
AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu ve AK Partili belediye meclis üyeleri, 5 Ağustos 2026 tarihinde Üsküdar Belediye Meclisi'nde yapılan Başkan Vekilliği seçimlerinde yapılan usulsüzlük ve şaibe iddiaları sonrasında bugün suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Anadolu Adliyesi E Blok'a giden heyet, seçim sürecinde görev yapan yetkililer ve Meclis üyelerine baskı uyguladığı iddia edilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun sonrasında adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı.
"GELİŞMELERİ ÜZÜNTÜYLE İZLİYORUZ"
Hukuki sürecin başlatılmasının sonrasında adliye önünde kamuoyuna açıklamalar yapan AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, Üsküdar Belediyesi'nde meydana gelen gelişmeleri üzüntüyle izlediklerini söyleyerek şunları kaydetti:
"İddialarımızın tamamı, Üsküdar Belediyesi'nin kendi resmî yayınında kamuya açık biçimde yayımlanan canlı yayın kaydına dayanmaktadır. Belediye Başkanı da dâhil olmak üzere soruşturmada adı geçen birçok kişinin yargılanma süreci devam ediyor. Bizler masumiyet karinesine inanıyor, hukuk devletinin temel ilkelerine bağlılığımızı koruyoruz. 1 Ağustos tarihinde, Belediye Kanunu'nun 47. maddesi gereğince Belediye Başkanı görevden uzaklaştırılmış, aynı Kanun'un 45. maddesi gereğince de Belediye Başkan Vekili seçiminin yapılması zorunlu hâle gelmiştir."
Seçim turları sırasında meydana gelen olaylara dikkat çeken Sarıcaoğlu, 3. tur oylamasının sonrasında seçimin olağan akışına aykırı biçimde kesintiye uğratıldığını belirtti. Sarıcaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"3. turda 6 CHP'li Meclis üyesinin Cumhur İttifakı adayımız Dündar Ziya Gültekin lehine oy kullanmasının ardından, seçimin olağan akışına aykırı şekilde ara verilmiştir. Biz, üçüncü turun ardından seçimin kesintiye uğratılmadan devam etmesini ısrarla talep ettik. Buna rağmen Meclis Başkanlığı tarafından seçime ara verilmiş, bu ara esnasında yaşananlar da kamuoyuna yansımıştır. Üsküdar'daki usulsüzlüklere 'dur' diyen Meclis üyelerine yönelik baskı ve tehdit iddiaları gündeme gelmiş; CHP'li Meclis üyelerinin kendi grup odalarında bir partinin İl Başkanı tarafından tehdit edildiği ve son turda tercihlerini değiştirmeleri yönünde baskı gördükleri iddia edilmiştir."
Dördüncü tur oylamada olan harf iptalleri ve oy sayımındaki çelişkilere de dikkat çeken Taha Sarıcaoğlu, "4. turda yaşananlar ise seçim sürecindeki tartışmaları daha da derinleştirmiştir. G harfinin 6'ya, Z harfinin T harfine ve 2'ye benzetildiği, K harfinin üzerinden tekrar geçildiği gerekçeleriyle oyların geçersiz sayıldığına şahit olduk. Divan Başkanı Ali Aral aynen, 'Karıştı bu oylar ya. Oyları karıştırdım. Hangisi geçersizdi?' diyerek oyları karıştırdığını kabul etmiştir. Oyların ve itirazların hangi pusulaya ilişkin olduğu konusunda böylesine açık bir karışıklığın yaşanması, seçimin güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur" biçiminde konuştu.
El yazısıyla yazılan oy pusulalarındaki harf biçimlerinin oyu geçersiz kılamayacağını ve mevzuatta bunun bir karşılığı olmadığını ifade eden Sarıcaoğlu, atılan hukuki adımların ayrıntılarını şöyle anlattı:
"Bir oy pusulasının geçerliliği, sadece o pusula üzerinden değerlendirilmelidir. Başka bir isme ait pusula hakkında verilen kararın, sonraki bir pusulanın geçersizliğine gerekçe yapılması hukuki açıdan kabul edilemez. Bugün itibarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunduk. Birincisi; başta görevi kötüye kullanma olmak üzere siyasi hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin olarak Başkanlık Divanı üyeleri hakkındadır. Diğeri ise 3. tur sonrasında verilen arada salonda ve salon dışında yaşanan olaylara karışan, Meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve alenen hakaret iddialarına ilişkin kişileri kapsamaktadır. Ayrıca seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde de dava açacağız. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız."
