Bakan Fidan'dan Türkiye'nin AB üyeliği hakkında çarpıcı açıklama: Asla olacağını düşünmüyorum
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin önündeki asıl engelin "kimlik siyaseti" olduğunu vurgulayarak, Birliğin medeniyetlerüstü bir yapı olmayı başaramadığı sürece üyeliğin mümkün görünmediğini söyledi.
- Türkiye, Gazze'deki barış planına Uluslararası İstikrar Gücü parçası olarak katılmaya hazır olduğunu belirtti.
- Fidan, ABD Başkanı Trump'ın İsrail üzerinde baskı kurarak Gazze'deki çatışmayı durdurma kapasitesine sahip olduğuna inanıyor.
- İran'daki sorunların güç yerine diyalogla çözülmesi gerektiğini ve ABD'nin olası müdahalesinin tavsiye edilmediğini vurguladı.
- Suriye'deki yeni yönetime (Ahmed Şara), komşulara tehdit olmama ve terörle mücadele gibi öncelikler iletildiğini aktardı.
- Bölgenin asla eskisi gibi olmayacağını ve Türkiye'nin yapıcı bir rol oynayarak sorunların bölgesel sahiplenilmesini önemsediğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Davos ziyareti kapsamında "On the Record" programında Hadley Gamble'a mülakat verdi.
Bölgedeki gerilimler ve gelişmeler hakkında konuşan Fidan'ın Türkiye'nin AB üyeliği, İran ve Suriye hakkındaki açıklamaları dikkat çekti.
Fidan, eski ABD Başkanı Barrack Obama döneminde ABD'nin terör örgütü PKK ile ortak hareket ederek terör örgütü DEAŞ ile mücadele etme planının iyi bir plan olmadığını belirterek "Bize bunun oldukça geçici bir şey olacağı, neredeyse iki yıl süreceği söylenmişti. Ancak üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti. İşte bugün bu noktadayız. Ve nihayet, Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump, ABD sistemi adına gerçekten büyük bir düzeltme yapıyor." dedi.
Fidan, bazı uluslararası raporlarda hatalı şekilde terör örgütü YPG/SDG'nin Suriyeli Kürtlerin tek temsilcisi gibi gösterildiğine işaret ederek, PKK'nın 12'den fazla siyasi partiyi sürgün ettiğini söyledi.
"ESAD'IN HATASINI ŞARA DÜZELTİYOR"
Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatının başındayken 2010-2011 yıllarında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini "Kürtlere vatandaşlık verilmesi" talebini iletmek üzere Esed'in yanına gönderdiğini ve Esed'in bunu yapmadığını belirterek, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve ekibinin bu hatayı düzeltmeye çalıştığına işaret etti.
TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hakkındaki soruyu cevaplayan Fidan, şunları kaydetti:
"Avrupa Birliği, Türkiye'ye karşı kimlik siyaseti zihniyetini koruduğu sürece bunun asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü hep söylediğimiz gibi, AB, uluslarüstü bir kurum olmayı başardı ancak medeniyetlerüstü bir kurum olmayı başaramadı. Ve bu soruyu kendilerine asla sormayacaklardır. Mesele Türkiye'ye gelince, önce kimlik siyasetini takip ediyorlar."
Fidan, AB'nin Türkiye'nin dininin ve medeniyetinin farklı olmasını ön planda tuttuğunu anlatarak, insanlığın sorunlarını çözmesi için farklı medeniyetlerin tek çatı altında bir araya gelebilmesi gerektiğine işaret etti.
Fidan, Sarkozy'nin Avrupa'da Hristiyan kimliği öne çıkararak, Türkiye'yi Birliğin içinde görmek istemedikleri yönündeki söylemlerde bulunduğunu anımsattı.
Sarkozy'nin, Türkiye'nin AB'ye üye olmasının aşırı sağ siyasetinin yükselişine sebep olacağını savunduğunu hatırlatan Fidan, üye olmamalarına rağmen bunun yine de yaşandığını dile getirdi.
Hakan Fidan, "Eğer Avrupa Birliği'nin bir parçası olsaydık, Brexit yaşanmazdı ve genel olarak Avrupa çok daha dirençli olurdu." dedi.
Türkiye'nin AB'ye üye olmasının İngiltere'nin Brexit ile AB'den ayrılmasını engelleyebileceğini belirten Bakan Fidan, Londra hükümetinin AB gücünün sadece Brüksel'de yoğunlaştığını görmek istemediğini, her zaman daha geniş bir Avrupa Birliğini hedeflediklerini kaydetti.
"TÜRKİYE GAZZE İÇİN HER ŞEYİ YAPMAYA HAZIR"
Fidan, Türkiye'nin Gazze'ye olası asker gönderme ihtimaline yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze Barış Planı'na katkı sağlamak için Türkiye'nin gücü dahilinde her şeyi yapmaya hazır olduğunu söylediğini hatırlattı.
Fidan, Türkiye'nin bu çerçevede Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücü'nün bir parçası olmaya hazır olduğu mesajını vererek, "Ancak bu konu, daha geniş bir uluslararası toplum içinde yürütülecek tartışmalara bağlı. Bunu dışlamıyoruz; yapmaya istekliyiz. Ancak söylediğim gibi, bu konu belli ülkeler arasında tartışılmalı ve uzlaşı sağlanmalı. Sürecin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Rusya terör örgütü YPG için Suriye’de son kozunu mu oynadı? Peş peşe uçaklar indi: Üs detayı kafa karıştırdı
ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmaları durdurabileceğine inandığını vurgulayan Fidan, İsrail'in ateşkesi defalarca ihlal ettiğinin altını çizdi.
"TRUMP İSTERSE İSRAİL'İ DURDURUR"
Fidan, Türkiye'nin İsrail üzerinde "gerçek anlamda baskı kurabilecek tek kişinin" ABD Başkanı Trump olduğuna inandığını belirtti.
Trump'ın "farklı lobilerin hedeflerinden" bağımsız olduğuna inanıldığına işaret eden Fidan, Trump'ın bu sebeple bağımsız düşünebileceği ve hareket edebileceği değerlendirmesini yaptı.
Fidan, "(Trump) Eğer isterse, İsrail üzerinde baskı kurma ve İsrail'in yanlış davranışlarını durdurma kapasitesine sahip." dedi.
Trump'tan ABD'nin en büyük bankası JPMorgan ve CEO'suna dudak uçuklatan tazminat davası
İRAN'A 'DİYALOG' ÇAĞRISI
Fidan, İran'ın coğrafyada komşu ve büyük bir ülke olduğunu anımsatarak, İran'da yaşananların, Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini düşündüğünü söyledi.
İran'daki meselelerin geniş bir coğrafyayı etkilediğine işaret eden Fidan, "Bu sebeple İran'daki istikrar, hepimiz için önemli." dedi.
İran'a saldırı için ABD'den zaman istemişlerdi! Ordu hazırlık seviyesini yükseltti
Fidan, bu nedenle İran ve uluslararası topluma, sorunlarını güç kullanmak yerine diyalog yoluyla çözmeleri yönünde tavsiyelerde bulunulduğunun altını çizerek, diyaloğun, sorunları çözmenin tek yolu olduğunu bildirdi.
"İRAN'A ZATEN BASKI UYGULANIYOR"
İran'ın bu sebeple, belirli fırsatları elde edebilmek amacıyla dış ve bazı güvenlik politikalarında değişikliğe gitmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, İran ya da İran çevresindeki olayların İran'da rejim değişikliği yaşanmasına neden olacağına inanmadığını ve bundan bahsetmediğini söyledi.
Fidan, ABD'nin İran'a "müdahale etme olasılığı" sorusuna, "Amerikalı arkadaşlarıma bunu yapmamalarını tavsiye ederim. Çünkü zaten İran'a çok fazla baskı uyguluyorlar. Yaptırımlar, İran ekonomisine büyük zarar veriyor." cevabını vererek, İran'daki gösterilerin de bununla bağlantılı olduğuna işaret etti.
İran'ın müzakereye hazır olduğunu ama doğru şekilde müzakere etmenin bir yolunun bulunması gerektiğini belirten Fidan, İran'ın "köşeye sıkışmış" hissetmesi halinde en kötü senaryo için hazır olacağına işaret etti.
Fidan, "Sorunu çözmek gibi tek bir samimi niyet varsa, bir fırsat olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"ŞARA'YA İKİ BÜYÜK KONUYU İLETTİK"
Fidan, Beşşar Esed liderliğindeki Baas Partisi rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin ardından ilk hafta içinde bölge ülkeleri olarak önce Amman'da sonra Kahire'de bir araya geldiklerini ve ardından Avrupa ülkeleri ve ABD'nin de görüşmelere katıldığını hatırlatarak, "Hepimiz Şam'daki hükümetten beklediğimiz 4-5 öncelik belirledik; komşu ülkelere tehdit oluşturmamak, terör örgütleriyle işbirliği yapmamak, azınlıklara, diğer etnik ve dini gruplara zulmetmemek, ülkenin toprak bütünlüğünü ve birliğini korumak. Mülteciler ve terörizm; bizim için iki büyük konu. Bunları (Suriye Cumhurbaşkanı) Ahmed Şara'ya ilettik." diye konuştu.
Sunulan önceliklerin Şara tarafından kabul edildiğini aktaran Fidan, "Ve o zamandan beri, herkesin onun yaptığı işten oldukça memnun olduğunu düşünüyorum." dedi.
