Ziyneti Kocabıyık

Hükümetin yaptığı en önemli sağlık yatırımlarından birinin bütün hastalıkların kaynağını oluşturan tütün kontrolü ile ilgili çalışmalar olduğunu söyleyen Türk Toraks Derneği Çevre ve Akciğer Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Elif Dağlı “Türkiye’nin tütün kontrolü ile ilgili çalışmaları bilimsel literatüre girdi ve bütün dünyada örnek gösteriliyor. Yurt dışındaki organizasyonlarda göğsümüzü kabartıyor. Ancak üzülerek söylemek gerekir ki bu kontrol zayıfladı” dedi.

İŞİN İÇİNDE KAÇAKÇILIK DA VAR
Özellikle nargile tütününde ciddi ölçüde kaçakçılık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı “Nargile tütünün yüzde 99’u kaçak. Bunu anlamak çok kolay. Türkiye’de nargile tütününün 10 ton üretimi var. Buna karşılık kullanılan miktar 99 ton civarında. Gerisini kimin getirdiği belli değil. Açıkça söylüyorlar zaten kaçak tütün diye. Nargile kafelerin çoğu ruhsatsız. Bu yüzden aradaki fark kağıt üzerinde ortaya çıkmıyor” diye anlattı.

ISITILMIŞ TÜTÜN DE ZARARLI
Tütün endüstrisinin daha az zararlı olduğunu iddia ettiği farklı ürünlerle tiryakiyi yakalamaya çalıştığını anlatan Prof. Dr. Dağlı “Bu ürünler, farklı markalarla piyasaya verilen elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleridir. Türkiye’ye girmek için çoğunlukla Kıbrıs’ı kullanıyorlar. Kıbrıs’tan kaçak yolla ve internetten getiriyorlar. Bir araştırmaya göre bu ürünlerin satıldığı 15  satış sitesi var. Türkiye’de yasal olmayan ürünü posta yoluyla alabiliyorsunuz; telefonla sipariş verebiliyorsunuz; motor kuryeler legal olmayan ürünü kapınıza kadar getiriyor” diye aktardı. Zararsız olduğu iddiasıyla tüketiciye sunulan ve son yıllarda yaygınlaşan ısıtılmış tütün ürünlerinin de sağlığa verdiği zarar açısından sigaradan farksız olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, son bir sene zarfında yapılan araştırmalarda bunun ilmî olarak da ispat edildiğini belirtti.

2009 RUHUNA GERİ DÖNELİM
Son yıllarda gençler arasında sigara tüketiminin de arttığını belirten Prof. Dr. Dağlı “Uluslararası verilerle hazırlanan Tütün Atlası’na göre Türkiye’de 14,5 milyon yetişkin ve 252 bin çocuk sigara kullanıyor. Bu sayının aslında çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz. 2009 ruhuna geri dönmek zorundayız. Çünkü sigaradan para kazandığımızı zannediyoruz ama kazanmıyoruz; yabancılar kazanıyor. Vatandaşımızın sigara sebebiyle yakalandığı bütün hastalıkların bedellerini biz ödüyoruz. Ve giderek kaybediyoruz” dedi.

Prof. Dr.Elif Dağlı

AKCİĞER KANSERİNDE PATLAMA OLACAK

Akciğer kanserinin hem erkeklerde hem de kadınlarda kanserden ölümlerde ilk sıralarda yer aldığını söyleyen Türk Toraks Derneği Üyesi Prof. Dr. Sedat Altun “Türkiye’de beklenen yıllık hasta sayısı yıllık 30 bindir. Son yıllarda akciğer kanseri sayısında kısmi bir azalma vardı. 2012 yılından itibaren kanserli hasta sayısı yatay bir  çizgi hâlinde seyretmeye başlamıştı. Ancak sigara tüketiminin artmaya başlaması ile yaklaşık dört beş yıl sonra yine yükselme trendine girebileceğini tahmin edebiliyoruz. O yüzden öncelikle koruyucu sağlık açısından çocuklarımızın akciğer kanserinin ana sebebi olan sigara ve tütün ürünlerini kullanmaya başlamalarını engellemek için politikalar geliştirmek gerekiyor. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda akciğer kanserinde artış yaşanabilir” dedi.

GEÇEN SENE KİŞİ BAŞI 1.400 SİGARA İÇTİK

Türk Toraks Derneğinin Antalya’da düzenlenen 22. kongresinin basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Elif Dağlı, 19 Temmuz 2009’da yürürlüğe giren ve Kapalı Alanlarda Sigara İçilmesini Yasaklayan Kanun’la tütün tüketiminde bir senede yüzde 13 düşüş yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı “Ancak 2011’den sonra yapılan yönetmelik düzenlemeleriyle kapsam genişletilse de uygulamadaki kararlılık yumuşadı. Geçen yıl cumhuriyet tarihinin en yüksek tütün tüketimini yaşadık. Bir yıl içinde 118,5 milyar adet sigara tükettik. Kişi başına yılda bin 400 sigara düşüyor. Tütün kontrolünde en modern ülkelerin bile elde edemediği uluslararası başarımız varken niye bu hâle geldik bu durumu sorgulamak gerekir” dedi.