ZİYNETİ KOCABIYIK

Sağlık Bakanlığının “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması” raporuna göre Türkiye de üç kişiden biri obez. Obezite sıklığı erkeklerde yüzde 20, kadınlarda ise yüzde 41. Fazla kilolu ve obeziteli kişilerin sayısının dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek arttığına dikkat çeken Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Obezite, Lipit Metabolizması ve Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Fahri Bayram, Covid-19 pandemisinin kilo alma sürecine olumsuz etki ettiğini belirterek “Pandeminin ortaya çıkardığı stres ve kaygı, evde geçirilen zamanın artması, bu sürecin getirdiği zamansız yemek yemek ve abur cubura dayalı sağlıksız beslenme alışkanlıkları insanların şişmanlamasına sebep oldu” dedi.

Salgın yüzünden sokağa çıkma sınırlaması uygulanan birçok ülkede, artan kilo şikâyetleri daha belirgin şekilde dile getirilmeye başladı. Mesela Belçika’da sağlık kuruluşlarının gerçekleştirdiği araştırmaya göre halkın yüzde 35’inin, kısa sürede iki kilodan fazla aldığı belirlendi. Karantina döneminde dört ve üzeri kilo alanların oranı da yüzde 12 olarak tespit edildi. İtalya’da yapılan bir anket çalışmasına katılanlar ortalama 1,5 kilo aldıklarını ifade etti. 

Obezitenin diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, inme, çeşitli kanserler  gibi pek çok ciddi sağlık problemine yol açtığını hatırlatan Prof. Dr. Bayram, pandemi dönemindeki en önemli etkisinin yine koronavirüsle ilgili olduğunu belirtti. Yapılan çalışmaların, obeziteli kişilerin Covid-19 enfeksiyonuna yakalanma ve Covid-19’u ağır geçirme riskinin normal kilolu kişilere göre daha yüksek olduğunu ortaya çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Bayram, “Obezitenin yol açtığı solunum problemleri ve obezite ilişkili ek hastalıklar bu kişilerde zatürre gelişim riskini ve yoğun bakım ihtiyacını da arttırıyor” dedi.

EN TEHLİKELİSİ GÖBEK YAĞI
Dünya Sağlık Örgütünün obeziteyi “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” şeklinde tarif ettiğini anlatan Prof. Dr. Bayram, sağlıklı kişilerdeki normal vücut yağ oranının; erkeklerde yüzde 15-20, kadınlarda ise yüzde 25-30 arasında olduğunu belirtti. Obeziteye bağlı artan riski belirleyen önemli faktörlerden birisinin yağın vücutta biriktiği yer olduğunu ifade eden Bayram, “Bilimsel çalışmalar obeziteye bağlı ve hayatı tehdit eden hastalıkların, göbek bölgesinde biriken yağ dokusu yüzünden ortaya çıktığını gösteriyor” diye anlattı.

AŞI DAHA AZ ETKİLİ OLABİLİR
İtalya’da koronavirüs aşısının etkinliğinin araştırıldığı bir araştırmaya 248 sağlık çalışanı katıldı. İkinci doz aşı olduktan yedi gün sonra sağlık çalışanlarının antikor seviyeleri değerlendirildi. Vücut kitle endeksi 30’un üzerinde olan kişilerde gelişen antikor seviyesi, diğer kişilere oranla yarı yarıya daha az olarak tespit edildi. Bu durumu yorumlayan uzmanlar obez kişilerin grip, hepatit ve tetanos gibi aşılara cevabının normal kişilere göre daha düşük olduğunu belirterek bu sebeple Covid-19 aşısının etkisinin de düşük olmasının beklenebileceğine  dikkat çekiyorlar.

YÜZDE ELLİ DAHA FAZLA
Obezite koronadan ölüm riskini artırıyor

ABD’deki  Carolina Üniversitesinden yapılan araştırma, vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan hastaların  koronavirüs açısından büyük risk altında olduğunu ortaya koydu. Buna göre obez kişilerin Covid-19 sebebiyle hastaneye kaldırılma ihtimalleri yüzde 113, yoğun bakıma alınma oranları yüzde 74 ve virüs sebebiyle ölüm oranları, normal kiloda olan insanlardan yüzde 48 oranında daha yüksek. Obezitede görülen solunum fonksiyonlarında bozulma,  akciğer rezerv hacminde ve solunum kapasitesinde azalma koronavirüs sürecini olumsuz etkiler.  Ayrıca obezitede vücutta artmış olan bazı iltihabi maddeler, Covid -19 enfeksiyonu sırasında artan maddeler ile benzerlik gösterdiği için klinik durumun ağırlaşmasına sebep olabilir.