Havuz sistiti böbreklere kadar ilerleyebilir! Kadınlar ve çocuklar risk altında
Yaz aylarında hijyen kurallarına uyulmayan havuzların idrar yolu enfeksiyonu riskini artırabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Gürkan Özkan, ıslak mayoyla uzun süre kalınmaması, kişisel hijyene dikkat edilmesi ve bol su tüketilmesinin havuz sistitine karşı koruyucu olduğunu söyledi.
- Havuz suyu tek başına enfeksiyona neden olmasa da yetersiz dezenfeksiyon, ıslak mayo ile uzun süre kalma ve kişisel hijyen eksikliği enfeksiyon riskini artırabilir.
- En yaygın belirtileri idrar yaparken yanma ve sızı, sık idrara çıkma, az idrar yapma, ani idrar ihtiyacı, kasık ve alt karın bölgesinde ağrı, bulanık veya kötü kokulu idrar ve idrarda kan görülmesidir.
- Enfeksiyonun ilerlemesi halinde ateş, titreme, mide bulantısı, halsizlik ve bel ağrısı gibi böbreklere yayılma belirtileri görülebilir.
- Kadınlar, çocuklar, hamileler, menopoz dönemindekiler, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenler daha yüksek risk altındadır.
- Korunmak için temizliği düzenli kontrol edilen havuzlar tercih edilmeli, ıslak mayolar kısa sürede değiştirilmeli, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmeli ve bol su tüketilmelidir.
- Erken tanı ve doğru tedavi ile enfeksiyon kontrol altına alınabilir ve ciddi komplikasyonlar önlenebilir.
Havuz sistitinin, mesanenin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve özellikle kadınlarda daha sık görülen bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Opr. Dr. Gürkan Özkan, "Tek başına havuz suyu enfeksiyona neden olmasa da yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlar, uzun süre ıslak mayo ile kalınması ve kişisel hijyen eksikliği enfeksiyon riskini artırabilir. En yaygın belirti idrar yaparken yanma ve sızı hissidir. Bunun yanında sık idrara çıkma, her seferinde az miktarda idrar yapma, ani idrar ihtiyacı, kasık ve alt karın bölgesinde ağrı, bulanık veya kötü kokulu idrar ile bazı hastalarda idrarda kan görülmesi de karşılaşılan belirtiler arasındadır" diye konuştu.
ATEŞ, TİTREME, MİDE BULANTISI…
Enfeksiyonun ilerlemesi halinde ateş, titreme, mide bulantısı, halsizlik ve bel ağrısı gibi şikayetlerin ortaya çıkabileceğini belirten Özkan, bu belirtilerin enfeksiyonun böbreklere yayılmış olabileceğinin göstergesi olabileceğini, bu durumda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
"KADINLAR VE ÇOCUKLAR DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA"
Kadınlar, çocuklar, hamileler, menopoz dönemindeki bireyler, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ile sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerin havuz sistiti açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Özkan, idrar yollarında taş veya tıkanıklık bulunmasının ve erkeklerde prostat hastalıklarının da enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti. Havuz sistitinin tanısının hekim muayenesiyle birlikte yapılan idrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürüyle konulduğunu belirten Dr. Özkan, bakteriyel enfeksiyonlarda uygun antibiyotik tedavisinin uygulandığını, bol su tüketiminin ise iyileşme sürecine katkı sağladığını belirterek, antibiyotiklerin mutlaka hekim önerisiyle kullanılması ve tedavinin yarıda bırakılmaması tavsiyesinde bulundu.
"ISLAK MAYOYLA UZUN SÜRE KALMAYIN"
Havuz sistitinden korunmak için temizliği ve klor dengesi düzenli kontrol edilen havuzların tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Özkan, "Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo mümkün olan en kısa sürede değiştirilmelidir. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almak, kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek, ortak havlu ve kişisel eşyaları kullanmamak, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek ve idrarı uzun süre tutmamak enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca yüzme sonrasında idrar yapmak, idrar yoluna ulaşabilecek mikroorganizmaların vücuttan uzaklaştırılmasına katkı sağlayabilir" ifadelerini kullandı.
ERKEN TANI İLE KISA SÜREDE KONTROL ALTINA ALINABİLİR
Basit önlemlerle büyük ölçüde önlenebilen havuz sistitinin belirtilerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Özkan, erken tanı ve doğru tedavi sayesinde enfeksiyonun kısa sürede kontrol altına alınabileceğini ve böbreklere yayılması gibi ciddi komplikasyonların önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
