Psikiyatrik teşhis koyma modası başladı! Sosyal medya 'hastalık hastası' yaptı
Psikiyatri Uzmanı Dr. Pelin Taş, sosyal medyadaki kısa videoların ve testlerin ruh sağlığı teşhisi yerine geçemeyeceğini, her unutkanlık, moral bozukluğu veya duygu iniş çıkışının DEHB, depresyon veya bipolar bozukluk anlamına gelmediğini vurguladı.
- Sosyal medyada izlenen kısa videolar ve içerikler, birçok kişinin kendisine ya da çevresindekilere “DEHB”, “Bipolar”, “Borderline” gibi psikiyatrik teşhisler koymasına yol açabiliyor.
- Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Pelin Taş, her duygunun bir hastalık olarak etiketlenmesinin ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguluyor.
- Dijital uyaranların fazlalığı sebebiyle yaşanan odaklanma sıkıntıları, hemen DEHB ile ilişkilendirilemez; modern hayatın getirdiği dikkat dağınıklığı ile klinik vaka karıştırılmamalıdır.
- DEHB, sadece hareketli olmak veya zaman zaman unutkanlık yaşamak değildir.
- Hayatın doğal bir parçası olan üzüntü veya moral bozukluğu, klinik depresyonla aynı şey değildir; majör depresyon için en az iki hafta süren çökkünlük, ilgi kaybı ve enerji azalması gibi belirtilerin bir arada olması gerekir.
- Bipolar bozuklukta günlerce süren aşırı enerji, az uyku ihtiyacı ve kontrolsüz para harcama gibi “mani” dönemleri görülür; tek başına duygu değişimleri teşhis koymak için yetersizdir.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Sosyal medyada izlenen kısa videolar ve içerikler, birçok kişinin kendisine ya da çevresindekilere “DEHB”, “Bipolar”, “Borderline” gibi psikiyatrik teşhisler koymasına yol açabiliyor. Ancak uzmanlara göre ruh sağlığı teşhisleri birkaç belirtiye bakılarak ya da internet testleriyle konulamaz.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Pelin Taş, ruh sağlığı farkındalığının önemli olduğunu ancak her duygunun bir hastalık olarak etiketlenmesinin ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguluyor.
Unutkanlık riskini 20 yıl önceden bileceğiz: Bir tüp kandan alzaymıra erken teşhis
HER UNUTKANLIK DEHB DEĞİL
Günümüzde dijital uyaranların fazlalığı sebebiyle birçok kişinin yaşadığı odaklanma sıkıntılarını hemen “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)” ile ilişkilendirdiğine dikkati çeken Dr. Pelin Taş, modern hayatın getirdiği dikkat dağınıklığı ile klinik vakanın karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor. Ekrana maruz kalmanın dikkat süresini kısalttığını ifade eden uzman, DEHB’nin sadece hareketli olmak veya zaman zaman unutkanlık yaşamak olmadığını hatırlatıyor.
ÜZÜNTÜ İLE DEPRESYONU KARIŞTIRMAYIN
Sosyal medyada en sık karıştırılan kavramların başında depresyon ve bipolar bozukluk geliyor. Dr. Pelin Taş, hayatın doğal bir parçası olan üzüntü veya moral bozukluğunun klinik depresyonla aynı şey olmadığını vurguluyor: Majör depresyon için en az iki hafta süren çökkünlük, ilgi kaybı ve enerji azalması gibi belirtilerin bir arada olması gerekir. “Canım sıkkın” demek depresyon değildir. Duygusal iniş çıkışlar yaşayanların kendisini hemen “bipolar” olarak etiketlemesinin büyük bir hata olduğunu söyleyen Dr. Taş, “Bipolar bozuklukta günlerce süren aşırı enerji, az uyku ihtiyacı ve kontrolsüz para harcama gibi “mani” dönemleri görülür. Tek başına duygu değişimleri teşhis koymak için yetersizdir” dedi.
