Türkiye’nin en çok tükettiği gıdada tarihî karar! Ekmeğimiz tam buğday olacak
“Tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası” ile tükettiğimiz ekmeğin en az yüzde 40 oranında “tam buğday unu içermesi” hedefleniyor. Kampanya 1 yıl içinde kamu kurumlarının yemekhanelerinde uygulandıktan sonra tüm Türkiye’ye yayılacak.
- Kampanya, Türk ekmeğini en az %70 tam buğday unu içerecek ve kavrulmuş malt unu kullanılmayacak şekilde standardize etmeyi hedefliyor.
- Konya'da başlayan pilot uygulama, bir yıl içinde ülke geneline yayılarak kamu kurumlarında %80 oranında tam buğday ekmeği bulundurulmasını planlıyor.
- Türkiye'de yıllık kişi başı 200 kg ekmek tüketiminin %95'i beyaz ekmekten oluşurken, tam buğday ekmeği kronik hastalıkları önleyerek sağlık harcamalarını azaltabilir.
- Beyaz un üretimi, 2.5 milyon ton kepek ve rüşeymin israfına neden olarak yaklaşık 600 milyon dolarlık ekonomik kayıp oluşturuyor.
- WHO'nun güncellenen beslenme piramidi, rafine karbonhidratları azaltmayı önerirken, tam tahılları sağlıklı beslenmenin temel taşı olarak vurgulamaya devam ediyor.
- Uzmanlar, sağlıklı bireylerin günde 2-6 dilim tam buğday, çavdar veya çok tahıllı ekmek tüketmesini tavsiye ediyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Tarım Orman Bakanlığı tarafından başlatılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen “Tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası” ile Türk ekmeği standardize ediliyor. Ekmeğin daha sağlıklı hale getirilmesi amacıyla başlatılan kampanyaya göre fırından aldığımız ekmeklerde en az yüzde 40 oranında “tam buğday unu içermesi” ve ekmeğe koyu rengini veren kavrulmuş malt ununun kesinlikle kullanılmaması hedefleniyor.
YILDA 70 KİLO EKMEK TÜKETİYORUZ
Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında pilot il olarak seçilen Konya’da kamu kurumlarında başlatılan uygulamanın bir yıl içinde Türkiye’ye yayılması ve başlangıçta kamu kurumlarının tamamının yemekhanesinde yüzde 80 oranında kampanya ekmeği ve daha az miktarda beyaz ekmek ve kepekli ekmek bulundurulması planlanıyor. Proje, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF)’ın “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla düzenlediği 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde açıklandı. Konuyla ilgili bilgi aldığımız Tarım Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden Ahmet Güngör, bir tahıl ülkesi olmamız, beslenme alışkanlıklarımız ve sosyoekonomik yapımız nedeniyle ekmeğin beslenmemizdeki öneminin oldukça fazla olduğunu belirterek, “Günlük enerjinin ortalama yüzde 50ʼsi ekmek ve tahıl ürünlerinden geliyor. Yapılan araştırmalara göre kişi başı ekmek tüketimi neredeyse 70 kiloya ulaşıyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre kadınlar ortama günlük olarak 180 gram, erkekler 225 gram ekmek tüketiyor. Ancak ne yazık ki, tüketimin yüzde 95’ini buğdayın faydalı kısımlarının ayrıldığı beyaz undan yapılan ekmek oluşturuyor. Türk insanı 1940’lara kadar ‘esmer ekmek’ olarak adlandırılan tam buğday unundan yapılmış ekmekleri tüketirken bu oran bugün ne yazık ki yüzde 5-10’a düşmüş durumda. Şimdi bunu artırmaya çalışıyoruz” dedi.
EKMEK TÜKETİMİ YILLAR İÇİNDE AZALDI
Bir tahıl ülkesi olan Türkiye’de ekmek tüketiminin yıllar içinde düştüğünü ve düşmeye de devam ettiğini ifade eden Ahmet Güngör, “Türk insanı 1915-1940 arasındaki belgelere göre günde 450 gram ekmek tüketiyormuş. Giderek ekmek tüketimimiz obezite kaygısı ya da glutenli beslenmeden kaçış gibi sebeplerle düşüyor. Bizim beyaz ekmeği değiştirmemiz, mümkün olduğunca tam buğday unu ilave edilmiş aynı zamanda fermente olmuş, mümkünse ekşi maya kullanılarak üretilmiş ekmeklere geçmemiz lazım. Ekmek tüketimini azaltmak yerine ekmeği düzeltmemiz gerekiyor. Çünkü ekmeği sıfırlamamız beslenme açısından doğru bir yaklaşım değil. Ülkemizde tarif ettiğimiz şekilde yapılmış ekmek ve unlu mamüllerin uygun seviyede tüketimi, hem insanımızın beslenmesi ve sağlığımız hem ekonomimiz hem de çevre açısından çok faydalı ve önemli” diye anlattı.
ABD VE ÇİN TAM TAHIL TÜKETİMİNE YÖNELTİYOR
Göngör şöyle devam etti: “Yapılan araştırmalar, günlük beslenmeye eklenecek küçük bir miktar tam buğday ekmeğinin bile kronik hastalıkları önleyerek milyarlarca dolarlık bütçenin korunmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin bu alandaki stratejik hamleleri, sağlık harcamalarını azaltmanın yanı sıra karbon ayak izini düşürmeyi de hedefliyor. Türkiye'de ise bu veriler ışığında Konya ilinde başlatılan yerel bir saha çalışmasıyla konunun bir kamu politikası haline getirilmesi amaçlanıyor.”
BEYAZ EKMEK SEVENLER ENDİŞELENMESİN
“Tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası”nı desteklediklerini söyleyen Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, “Türk Gıda Kodeksi Buğday Unu Tebliği’nde tam buğday ununu buğdayın kepeği, rüşeymi ayrılmadan yani buğday tanesinin bütün anatomik kısımlarını içerecek şekilde öğütülmesi isteniyor. Şu anda yapılan tam buğday ekmeklerinde bu unsurlar belirli oranlarda ekleniyor. Tam buğday unu yapmak bizim de işimize gelir” dedi. Tam buğday unundan yapılan ekmeğin lif oranları ve içindeki vitamin ve mineraller açısından zengin olduğunu da sözlerine ekleyen Çakmak, “Özellikle yüzde 40 oranındaki tam buğday unundan yapılan ekmeklerde lezzet farkı hiç olmuyor. Beyaz ekmek sevenlerin bu açıdan endişelenmesine gerek yok. Önümüzdeki yıl tüm Türkiye’de uygulanacak” diye konuştu.
Antalya’da düzenlenen kongrenin basın toplantısında konuşan Çakmak, ekmek tüketiminin giderek düşmesinden un sanayisinin de olumsuz etkilendiğini belirterek, “Türk unu dünyaca ünlü bir un. Biz markamızla ayakta duruyoruz. Ancak un sektörü giderek kan kaybediyor. Bunda medyada ekmekle ilgili yapılan olumsuz yayınların da etkisi var. Ekmek yemiyoruz. Çünkü ekmek obezitenin sebebi gibi gösteriliyor. Oysa bizim en önemli besin kaynağımız içindeki vitamin ve mineralleren dolayı ekmek. Yeni tam buğdaylı ekmek düzenlemesi ile ekmek tekrar eski sağlıklı niteliğini kazanacak” dedi.
İSRAFIN BOYUTLARI BÜYÜK
Beyaz unun sadece sağlık açısından risk oluşturmakla kalmadığını ve beyaz un elde etmek için buğdayın önemli bir kısmının israf edildiğini de söyleyen Ahmet Güngör, “Ülkemizde yaklaşık 8 milyon ton un ekmek üretiminde kullanılıyor. 2,5 milyon ton kepek ve rüşeym yem olarak değerlendiriliyor. Bu da yaklaşık 2,5 milyon tona karşılık gelmektedir. Bunun ekonomik değeri yaklaşık 600 milyon ABD dolarıdır” dedi.
BESLENME PİRAMİDİNDEKİ DEĞİŞİKLİK YANLIŞ ANLAŞILDI
Son dönemde Dünya Sağlık Örgütü’nün beslenme piramidinde yaptığı güncelleme kamuoyunda “karbonhidratlar tamamen azaltıldı” şeklinde yorumlandı. Ancak Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, bu algının gerçeği yansıtmadığını belirterek toplumun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Efe, yapılan değişikliğin karbonhidratların tamamen hayatımızdan çıkarılması anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Burada asıl azaltılması önerilen rafine ve işlenmiş karbonhidratlardır. Beyaz un, şekerli içecekler ve liften arındırılmış paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Ancak tam tahıllar, baklagiller, sebze ve meyveler hâlâ sağlıklı beslenmenin temelini oluşturur” dedi.
EKMEK BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN KAYNAĞI GİBİ GÖSTERİLİYOR
Ekmek tüketiminin son yıllarda gereğinden fazla eleştirildiğini belirten Aydın, “Ekmek bütün kötülüklerin kaynağı gibi gösteriliyor. Oysa ekmek, özellikle tam tahıllı tercih edildiğinde sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Asıl problem ekmeğin varlığı değil, tüketim miktarı ve türüdür” dedi.
Güncel bilimsel veriler, karbonhidratların beyin ve sinir sistemi için en önemli enerji kaynağı olduğunu ortaya koyuyor. Diyetisyen Gökçen Efe Aydın, sağlıklı bireylerde günlük enerjinin yaklaşık yüzde 45-55’inin kaliteli karbonhidratlardan karşılanması gerektiğini belirtiyor. Tam tahıllı ekmeğin B grubu vitaminleri, demir, magnezyum ve lif açısından önemli bir kaynak olduğuna dikkat çeken Aydın, bu besinlerin eksikliğinin halsizlik, bağırsak problemleri ve uzun vadede kansızlık gibi sorunlara yol açabileceğini belirterek, “Ayrıca uzun süreli düşük karbonhidrat diyetleri bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyerek bağışıklığın düşmesine de sebep olur. Bu da başta kanserler olmak üzere kronik hastalıklara davetiye çıkarır” diye aktardı.
GÜNDE 2-4 DİLİM TAM BUĞDAY EKMEK TÜKETİLMELİ
Toplumda ekmeğin çoğu zaman kilo artışının veya sağlıksız beslenmenin temel sebebi gibi gösterildiğini ifade eden Aydın, “Oysa sorun ekmeğin kendisi değil; türü ve miktarıdır. Beyaz ve rafine edilmiş ürünler aşırı tüketildiğinde elbette problem oluşturabilir. Ancak tam tahıllı ve dengeli miktarda tüketilen ekmek, sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır. Beyaz un, kepek ve rüşeym kısmından arındırıldığı için besin değeri düşer. Tam tahıllı ürünler ise doğallığını korur ve metabolizma açısından çok daha faydalıdır” diye konuştu. Sağlıklı bireylerde günlük ekmek tüketiminin kişiden kişiye değişebileceğini vurgulayan Aydın, “Genel olarak hareketsiz bireylerde günde 2-4 ince dilim, daha aktif bireylerde ise 4-6 ince dilim tüketim uygun olabilir. Ancak burada asıl önemli olan ekmeğin türüdür. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar veya çok tahıllı ekmekler tercih edilmelidir” dedi.
