ABD Başkan Yardımcısı Vance İsviçre'de krizin eşiğinden nasıl döndüklerini açıkladı
İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında gerçekleştirilen zirvede kameraların karşısına geçen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen teknik müzakerelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
- Görüşmeler gece geç saatlere kadar sürmüş ve İranlılar görüşmeleri terk etmekle tehdit etmelerine rağmen başarılı bir son anlaşma için iyi bir temel atılmıştır.
- Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak ve çatışmaları çözebilecek bir mekanizma oluşturulmuştur.
- İran, UAEA müfettişlerini ülkelerine tekrar davet etmeyi kabul etmiş ve nükleer incelemelerin en kısa sürede başlayabileceği belirtilmiştir.
- Son 24 saat içinde Lübnan'daki durumun muhtemelen en barışçıl olduğu ifade edilmiş ve çatışmaların kontrolden çıkmasını engelleme amacı güdülmüştür.
- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması sürecinde, paranın doğrudan İran halkına destek olmak için kullanılması ve terörün fonlanmaması önceliği vurgulanmıştır.
- Serbest bırakılacak İran varlıklarının, ABD soya fasulyesi, buğday ve mısırı gibi gıda ürünleri alımında kullanılacağı ve bu sürecin ABD çiftçilerine fayda sağlayacağı belirtilmiştir.
ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre'de yürütülen kritik temasların ardından basın toplantısı düzenleyen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerin gidişatına dair konuştu.
Görüşmelerin gece geç saatlere kadar sürdüğünü belirten Vance, kalıcı bir barış zemini oluşturmak adına kritik bir virajın dönüldüğünü ifade etti.
"DÜN ÇOK İYİ BİR GÜNDÜ, BÜYÜK KATKILAR SAĞLANDI"
ABD Başkan Yardımcısı'nın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şöyle:
"Dün çok, çok iyi bir gündü. Çok iyi ilerleme kaydettik. Tam olarak yapmak istediğimiz şeyi yaptık. İran görüşmeleri üzerine büyük katkılar sağlandı. Görüşmelerin gece saat 1'e kadar sürdüğünü söyleyebilirim. İranlılar her ne kadar görüşmeleri terk etmekle tehdit etmiş olsalar da, başarılı bir son anlaşma için çok iyi bir temel attık.
Önümüzdeki 60 gün burada kalamam. ABD'ye geri döneceğim. Bundan sonra teknik ekipler çalışacak. Son anlaşma bir evdir. Biz burada başarılı bir son anlaşma için çok iyi iş çıkarttık.
"HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIK, ÇATIŞMA ÇÖZÜM MEKANİZMASI KURULDU"
Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için bir mekanizma oluşturmak istedik. Boğaz açık. Kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek çatışmalar olduğunda bunları çözebilecek bir mekanizma oluşturduğumuzdan emin olmak istedik. Trump'ın dediği gibi, bazen bu ateşkesler sadece biraz daha az ateş açtığınız anlamına gelir. Ama biz doğru koordinasyonun sağlandığından emin olmak istedik. Böylece eğer ateş açılırsa, Hizbullah İsrail'e ateş açarsa veya İsrail karşılık verirse, birbirimizle konuşuyor olacağız ve ateşi nasıl durduracağımızı belirleyeceğiz."
"TRUMP’IN TEPKİSİZ KALMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ"
Dün İranlılara açıkça dedik ki: 'Sizler bizlerin 'saçmalık konuşması' olarak adlandırabileceğimiz şeyler yaptığınızda, Trump'ın buna tepki vermemesini bekleyemezsiniz.' Onlar doğru olmayan şeyler söylediğinde, Trump buna kesinlikle tepki verecek. Biz bu net duruşu korurken doğru koordinasyonun sağlandığından da emin olmak istedik.
"İRAN RAZI OLDU"
Doğru koordinasyonun sağlandığından emin olmak istiyoruz. İranlılar, UAEA (IAEA) müfettişlerini ülkelerine tekrar davet etmeyi kabul ettiler. Nükleer muayenecilerin işe başlayacağı zaman konusunda ise bu incelemeler bu hafta, en kısa sürede, hatta bugün bile başlayabilir."
"SON 24 SAAT İÇİNDE..."
Başkan Yardımcısı Vance ABD'ye dönmeden önce gazetecilerin İsrail-Lübnan hattı, sahadaki son durum ve dondurulan İran varlıklarına ilişkin sorularını cevapladı. Vance Lübnan saldırılarına ilişkin şunları söyledi:
"İsrail ve bölgedeki diğer tüm ulusların kendini savunma hakkı vardır. Tabii ki tarafların müdafaa hakkı var ancak çatışmaların kontrolden çıkması tehlikesi de mevcut. Bu durum herkesin müdafaa haklarını ihlal ediyor ve tabii ki herkesin güvenliğini tehdit ediyor. Ancak çalışmalarımızın meyvelerini şimdiden görmeye başlamış olduğumuzu söyleyebilirim. Son 24 saat içinde, Lübnan'daki durum muhtemelen en barışçıl olduğu zamandı. Önceki 24 saat de oldukça iyiydi. Elbette, 72 saat önce bazı silahlı saldırılar olmuştu. Bu, devam eden bir çalışmadır. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor ancak attığımız adımlarla temel operasyonu kurmuş olduk. Yani amacımız, olayın gelecekte kontrolden çıkmasını bütünüyle engellemek. Bu, ABD'nin bölgeye dayattığı bir anlaşma değil. Bu, bölgenin ABD'den acilen uygulamasını istediği bir anlaşma.."
Dondurulmuş varlıklar hakkında ise ABD Başkanı Donald Trump’ın bu kaynakların serbest bırakılması sürecine yaklaşımını ve fonların nasıl kontrol edileceğini soran gazetecilere Vance, şöyle cevap verdi:
"Ayrılmadan önce dondurulmuş veya dondurulmamış İran varlıklarıyla ilgili yanlış aktarılan bazı haberlere açıklık getirmek istiyorum. Bizim için en büyük öncelik bu para meselesi değil, sistemsel bir süreci ortaya koymak. Eğer biz İran'ın kaynaklarını çözecek ve serbest bırakacak olursak, bu paranın doğrudan İran halkına destek olmak için kullanılması hayati önem taşıyor. Yani bu kaynakla kesinlikle terörün fonlanmaması gerekiyor.
Bu noktada Jared Kushner, Katarlılarla birlikte çok enteresan ve yaratıcı bir çözüm fikri ortaya attı. Katarlılarla vardığımız planlamaya göre, eğer İranlıların dondurulmuş kaynakları serbest bırakılacak olursa, biz ve Katarlılar bu paranın onay sürecinde tam yetkiye sahip olacağız. Buradaki parayla satın alınacak ürünler ise sadece Amerikan soya fasulyesi, Amerikan buğdayı ve Amerikan mısırı olacak. Bu gıda ürünleri doğrudan İran halkı için satın alınacak.
Sosyal medyada yayılan bazı yalan haberlerin aksine, olayın temelinde Jared, Katarlılar ve Bürgenstock'taki bütün ekibimizin başardığı bu formül tam anlamıyla klasik bir Trump anlaşmasıdır Yani İranlıların parası serbest kalırsa, gidip bununla Amerikan çiftçilerini zengin edecekler ve karşılığında İran halkını doyuracaklar. Bu bence iki taraf için de çok çok iyi bir formül. Hem bizim halkımız hem İran halkı için en iyisi. Temelde de yine bölgesel güvenlik mimarisine büyük katkıda bulunacak. Bu mimariyi biz inşa edeceğiz ve kalıcı olması için de çok çalışacağız. İsviçre'den çok teşekkürler, eve dönmek için sabırsızlanıyorum."
