İsveçli uzman Batı diplomasisini eleştirdi: Müslüman ülkelere 'boykot' çağrısı yaptı

Düzenleyen: / Kaynak: Türkiye Gazetesi, Anadolu Ajansı
- Güncelleme:
İsveçli uzman Batı diplomasisini eleştirdi: Müslüman ülkelere 'boykot' çağrısı yaptı

DÜNYA Haberleri  / Türkiye Gazetesi, Anadolu Ajansı

İsveçli siyaset bilimci ve insan hakları aktivisti Helene Sejlert, Batı ülkelerinin İsrail-Filistin savaşında yürüttüğü diplomasiyi değerlendirdi. İsrail-Filistin meselesinin çözümünde, Batı ülkelerinin akıllara durgunluk verecek düzeyde tek taraflı diplomasi izlediğini söyleyen Sejlert, Müslüman ülkelere seslendi.

7 Ekim'de Hamas'a bağlı İzzeddin El-Kassam Tugayları'nın İsrail'e yönelik başlattığı 'Aksa Tufanı' operasyonuna İsrail'in tepkisi kanlı oldu. Hamas saldırısını bahane ederek Gazze'ye yönelik işgal girişiminde bulunan İsrail, bölgede birçok savaş suçu işliyor. Bugün 40. gününe giren İsrail-Filistin savaşında binlerce insan çocuk, kadın, yaşlı ayırt edilmeden İsrail tarafından katledildi. Özellikle elektrik, yakıt, gıda gibi temel ihtiyaçların kesildiği Gazze'de hayatını kaybeden bebekler dünya kamuoyunun vicdanını yaraladı. Gazze'de ölen bebekler için dünyanın birçok noktasından vatandaşlar sokaklara döküldü ve İsrail'i ateşkese çağırdı. Ancak İsrail Başbakanı Netanyahu ve kurmaylarının ateşkese yanaşmazken, diğer ülkeler katliamları durdurmak için yoğun diplomasi yürütüyor.

İsveçli siyaset bilimci ve insan hakları aktivisti Helene Sejlert, İsrail-Filistin arasındaki savaşta Batılı ülkelerin yürüttüğü diplomasiyi değerlendirdi.

AKILLARA DURGUNLUK VERECEK TEK TARAFLI DİPLOMASİ

Sejlert, Batılı ülkelerin İsrail-Filistin meselesinin çözümünde "akıllara durgunluk verecek düzeyde tek taraflı diplomasi" yürüttüğünü kaydederek, "Bu diplomasi çabaları, Filistin halkına yönelik uzun süredir devam eden baskıyı ve işgali çözmek için gerçek bir girişim ortaya koymanın gerekliliğine çok az odaklanıyor." dedi.

İsveçli uzman Batı diplomasisini eleştirdi: Müslüman ülkelere 'boykot' çağrısı yaptı

ADALETSİZLİĞİ DURDURMAK İÇİN ADIM ATILMIYOR

Batılı diplomatların, olayları ele almakta ve her anlamda tarihi boyuta ulaşan adalet ihtiyacına çözüm üretmekte büyük başarısızlık gösterdiğine dikkati çeken Sejlert, İsrail'in uluslararası hukuka uyması yönündeki uyarıların çok yetersiz kaldığını dile getirdi. Sejlert, uluslararası hukuka uyma çağrılarında kullanılan "yumuşak üslubun" İsrail'e, Gazze Şeridi'nde hapis durumundaki 2,4 milyon kişiye karşı savaş suçları işlemesi ve işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinliye karşı günlük vahşetini sürdürmesi için tam yetki sağladığını söyledi. İsrail'in Filistinlilere karşı savaş suçları işlemekte tam dokunulmazlığa sahip gibi davrandığından bahseden Sejlert, Birleşmiş Milletlerin İsrail'in insan hakları ihlalleri ve hatta savaş suçları hakkında rapor üstüne rapor yayınlamasına rağmen bu adaletsizliği durdurmak için hiçbir somut adım atmadığının altını çizdi.

SOYKIRIMI DESTEKLEMENİN NEZAKET NERESİNDE

Sejlert, diplomasinin "insanlarla nezaket ve karşılıklı saygı kullanarak ilişkiler kurma, ilişkileri sürdürme ve müzakereleri yürütme sanatı" şeklinde tanımlandığına işaret ederek, "ABD de diplomasi becerilerini bu şekilde pazarlıyor. Şunu sormak istiyorum; devam eden etnik temizliği ve soykırımı desteklemenin neresi nezaket ve karşılıklı saygı diplomasi?" diye konuştu. 

İsveçli uzman Batı diplomasisini eleştirdi: Müslüman ülkelere 'boykot' çağrısı yaptı

İSRAİL, ZULMÜNÜ DİLE GETİREN HERKES BASKILARA MARUZ KALIYOR

İsveç dahil olmak üzere Batılı ülkelerin, İsrail-Filistin meselesindeki tavrının kendisini şok ettiğini aktaran Sejlert, konu Filistinliler olunca insan hayatına değer verilmemesini "ırkçı ve daha fazla şiddeti teşvik edici" şeklinde niteledi. Sejlert, Batı ana akım medyasının da Filistinlilere karşı ön yargılı habercilik yaptığına vurgu yaparak, şöyle devam etti: "Ana akım medya dediğimiz şey artık gerçekten var mı emin değilim. İnsanlar neden haberleri sahada hiçbir karşılığı olmayan açık bir ön yargıyla izlemek istesin ki? Geçen haftalarda İsrail'in hava saldırılarında onlarca Filistinli gazeteci öldürüldü. Sosyal medya da baskı altında yaşayan insanların durumunun gerçekte nasıl olduğunu göstermenin yeni yollarını ortaya çıkardı. Artık zulmü saklamak o kadar kolay değil. Bu elbette İsrail'in de bildiği bir şey ve çok büyük bir karşı operasyon yapıyor." İsrail'in savaş suçlarını dile getirenlerin çeşitli baskılara maruz kaldığını vurgulayan Sejlert, şu ifadeleri kullandı: "İsrail'in binlerce çocuğu öldürmesinden azıcık endişe duyan herkes hedef gösteriliyor, iftiraya uğruyor hatta işlerinden atılıyor. Korkmamak çok önemli. Bizim tarafımızda uluslararası hukuk var. Soykırıma karşı çıkmak bir seçenek değil, konumu ne olursa olsun herkes için bir zorunluluk olmalı. Soykırıma karşı çıkmak asla Yahudilere karşı çıkmak değildir; sadece İsrail devlet terörüne karşı

NEFRET SUÇLARINA KATKI SAĞLIYOR

Sejlert, Batı medyası ve diplomatlarındaki ön yargılı tutumun dünyanın büyük bir kısmını hayal kırıklığına uğrattığının altını çizerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Her Batılı liderin ortak desteği ve medyanın tarafsız gerçekleri aktarmaktan ziyade hükümetlerin 'uzatılmış kolu' gibi hareket etmesi ve gözlerimizin önünde gerçekleşen bir soykırıma yönelik apaçık destek için 'akıllara durgunluk veren' ifadelerini kullanmak çok yerinde. Bu sadece Filistin'de değil, dünyanın büyük kısmında hüsran ve tam bir hayal kırıklığı oluşturuyor. Bu, tüm gruplara karşı nefret suçlarına katkı sağlıyor. Dileğim, liderlerin bir an önce uyanıp ateşkes talep etmesi çünkü soykırımı desteklemenin ne Filistinlilere ne İsraillilere ne de dünyanın geri kalanına faydası olmayacak."

MÜSLÜMANLAR BOYKOT ETMELİ

Batı'nın savunucusu olduğunu iddia ettiği hukuka ve sözleşmelere uymayıp, soykırımın sessiz seyircisi olmaya karar verdiğini belirten Sejlert, Müslüman liderlerin Batılı liderler gibi tepkisiz kalmaması ve İsrail'e yönelik başta petrol olmak üzere boykot uygulaması gerektiğini söyledi. Sejlert, Uluslararası Ceza Mahkemesinde görev yapmış Müslüman ülkelerden ilk avukat Hassan Shad'dan alıntı yaparak, sözlerini şöyle tamamladı: "Batı'nın çifte standartları nedeniyle tüm uluslararası haklar ve yasalar paramparça oldu. Yasaların ve insan haklarının tek tip uygulanmasının bir ütopya olarak kaldığı bir dünyada, yeni ve daha da parçalanmış bir dünya düzeninin yükselmesi kuvvetle muhtemel. Mevcut çatışmalara son vermese bile uluslararası kurumları ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan küresel çerçeveleri altüst edecek."

Düzenleyen:  - DÜNYA
Kaynak: Türkiye Gazetesi, Anadolu Ajansı
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...