Katliamın mimarı 'mağdur' rolünde! Netanyahu’dan dünyaya pişkin 'İran' çağrısı
Gazze ve Lübnan’da taş üstünde taş bırakmayan, binlerce çocuğu ve masumu hayattan koparan politikaların mimarı Netanyahu, İran’ın füze saldırıları sonrası "insanlık dersi" vermeye kalktı. Kendi döktüğü kanları unutan Netanyahu, dünyayı "özgür dünya için tehlike" dediği İran’a karşı savaşmaya çağırdı.
- İran, İsrail'deki stratejik noktaları hedef alan bir misilleme saldırısı düzenledi.
- İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'ı 'medeniyet düşmanı' olarak nitelendirdi.
- Netanyahu, İran'ın terör füzeleriyle sivilleri hedef aldığını, Kudüs'ün kutsal yerlerini tehdit ettiğini ve Hürmüz Boğazı üzerinden dünyaya şantaj yapmaya çalıştığını savundu.
- Netanyahu, özgür dünyanın liderlerine ne beklediklerini sorarak, İsrail'in kendisi için değil, herkes için savaştığını belirtti.
- Metne göre, Netanyahu'nun bölgeyi kan gölüne çeviren politikaların mimarı olduğu ve insan haklarından bahsetmesinin 'ikiyüzlü siyasetin en somut örneği' olarak yorumlandığı belirtildi.
İran’ın dün gece İsrail’deki stratejik noktaları hedef alan ve Netanyahu’nun deyimiyle "çok zor bir akşam" yaşatan misilleme saldırıları, İsrail yönetimini köşeye sıkıştırdı.
Gazze’de soykırım yürüten, sivil yerleşim yerlerini ve kutsal mekanları hedef alan Netanyahu, benzer sahneleri Lübnan’a da taşımışken bugün "terör füzelerinin sivilleri hedef aldığını" savunarak dünyadan yardım istedi.
'İNSAN HAKLARI' ŞİMDİ AKLINA GELDİ!
Netanyahu, yaptığı açıklamada İran’ı "medeniyet düşmanı" ilan ederek şu ifadeleri kullandı:
"İran, son 48 saatte bir kez daha medeniyetin düşmanı ve özgür dünya için bir tehlike olduğunu kanıtladı: terör füzeleriyle çocukları, aileleri ve yaşlıları hedef alıyor, Kudüs'ün kutsal yerlerini tehdit ediyor, uzun menzilli füzeler fırlatıyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden dünyaya şantaj yapmaya çalışıyor. Özgür dünyanın liderlerine soruyorum: Ne bekliyorsunuz? İsrail sadece kendisi için değil, hepiniz için savaşıyor"
MAĞDUR ROLÜNE BÜRÜNDÜ
Lübnan’dan Gazze’ye kadar bölgeyi kan gölüne çeviren politikaların mimarının, bugün insan haklarından ve kutsal yerlerin tehdit edilmesinden dem vurması "ikiyüzlü siyasetin en somut örneği" olarak yorumlandı.
