Yunan Dışişleri Bakanı’ndan Ayasofya açıklaması!
Ayasofya’da 1821 isyanının "Ölüm" parolalı bayrağını açan şahısların tutuklanması sonrası Yunanistan Parlamentosu'nda bilgi veren Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, davanın seyrine ilişkin açıklamalarda bulundu. Olayın ardından iki Yunan vatandaşının tutuklanmasıyla gözler Türk yargısına çevrilirken, eş zamanlı olarak Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin hazırladığı yeni yasa tasarısı Atina'yı ayağa kaldırdı.
Ayasofya Camisi’nde kirli bir provokasyona imza atan iki Yunan vatandaşı, Türk yargısı tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın ardından Yunanistan Parlamentosu’nda bilgi veren Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, meselenin artık tamamen Türk yargısının kontrolünde olduğunu açıkladı.
ANKARA-ATİNA HATTINDA NELER OLUYOR?
Ayasofya Camisi'nde Yunan bayrağı açan iki Yunanlı tutuklanmış 1821 Mora Katliamı’nda on binlerce sivili öldüren Yunan isyancıların kullandığı "Ölüm" parolalı bayrağın geçmişi oldukça kanlı.
1821 isyanı, Osmanlı devletinde yaşayan Yunanlıların bağımsızlığa gidişinin fitilini ateşledi. Mora Yarımadası'nın güneyindeki Manya Burnu'nda yaşayan Yunanlar, 17 Mart 1821'de Osmanlılara karşı ayaklanarak 23 Eylül'de Tripoliçe'yi ele geçirdi. Şehrin düşmesiyle Türk, Arnavut ve Yahudi sakinlerin öldürüldüğü Tripoliçe Katliamı patlak verdi. O dönem Yunan isyancılar, "Özgürlük ya da ölüm" sloganlı bayraklarla binlerce insanı katletti.
Skandalların üzerine ilk başta sessiz kalan Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, davanın "çok yakında" olumlu bir sonuçla çözüleceğine inandığını belirtti.
Yunanistan Parlamentosu'nda konuya ilişkin bilgi veren Gerapetritis şunları söyledi:
"Türk makamları özellikle bayrak üzerindeki sloganın yasal olarak "nefret suçu" kapsamına girebileceği üzerinde durduğunu açıkladı. Sanıkların hızlı yargılanması veya tutuksuz yargılanmak üzere şartlı tahliye edilmesi için savunma ekibiyle koordineli bir çalışma yürütülüyor"
Gerapetritis, meselenin artık tamamen Türk yargısının elinde olduğunu ifade ederek, "Başkonsolosluğumuz ilk andan itibaren önlem aldı ve Türk yetkililerle koordinasyon içinde. Konunun çok yakında tamamen çözülmesini umuyoruz" dedi.
YUNANİSTAN'IN YENİ TÜRKİYE KORKUSU
Diplomatik gerilim sürerken, Bloomberg’in gündeme getirdiği yasa tasarısı Atina’da "alarm" zillerinin çalmasına neden oldu. Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını resmen ilan etmek ve uluslararası arenadaki iddialarını sağlam bir hukuki zemine oturtmak amacıyla hazırladığı yasa tasarısını TBMM’ye sunmaya hazırlanıyor.
Bloomberg muhabirleri Fırat Kozok ve Selcan Hacaoğlu imzalı habere göre, isimsiz kaynaklardan alınan bilgiler tasarının Türkiye’nin potansiyel doğalgaz kaynakları üzerindeki haklarını "resmen ilan etmesinin" ilk adımı olduğunu gösteriyor. Tasarıyla birlikte:
Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki deniz yetki alanı iddiaları hukuki bir statüye kavuşacak.
Özellikle Doğu Akdeniz’deki mevcut ve potansiyel enerji rezervleri üzerinde tam hakimiyet tescillenecek.
Türkiye, daha önce Birleşmiş Milletler’e sunduğu kıta sahanlığı sınırlarını iç hukukta da yasalaştırarak operasyonel kabiliyetini artıracak.
Yunanistan’ın en yüksek tirajlı gazetelerinden Protothema, Bloomberg’in raporunu manşetten görerek "Türkiye’nin yeni stratejisi" başlığıyla okurlarına duyurdu. Yunan basınına göre Ankara’nın bu hamlesi; Yunanistan-Mısır MEB anlaşmasına, Atina’nın "Deniz Parkları" projesine ve Girit güneyinde Chevron ile yapılan enerji anlaşmalarına verilmiş cevap niteliği taşıyor.
Yunan analizlerinde, Türkiye'nin sadece deniz yetki alanlarını değil, belirli adaların statüsünü de bu yasal düzenleme üzerinden sorgulayabileceği endişesi dile getirildi. Yunan basını "Atina, Türkiye’nin bu tek taraflı yasama hamlesinin bölgedeki "statükoyu" tamamen değiştirmesinden korkuyor." yorumunu paylaştı.
ENERJİ SAVAŞLARINDA YENİ PERDE
Doğu Akdeniz’deki enerji satrancının artık doğrudan yasama organları üzerinden yürütüleceği vurgu yapılarak şunları kaleme alındı:
"Türkiye'nin hamlesi mevcut ve potansiyel doğal gaz rezervlerine sahip bölgede yeni gerginliklere yol açabilir. Ankara, Yunanistan-Mısır MEB sınırlandırma anlaşması, Deniz Parkları projesi ve Girit'in güneyindeki bloklarda arama yapmak üzere Chevron ile yapılan anlaşma dahil olmak üzere, Yunanistan'ın girişimlerine bir cevap olarak taslağı hazırladı."
