ABD-İran restleşmesi enerjide riski artırdı: Hürmüz kapanırsa petrol 130 doları aşar
ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamalarının petrol piyasalarında kısa vadeli yukarı yönlü hareketlere yol açtığını belirten TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener “Rejim değişikliği olur ve Hürmüz Boğazı kapanırsa fiyatlar 130 doların üzerine çıkar” dedi.
- ABD-İran gerilimi, Orta Doğu'da küresel enerji piyasaları için riskleri artırıyor ve beklenti kaynaklı fiyat dalgalanmalarına neden oluyor.
- Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda petrol fiyatları 130 doların üzerine çıkabilir.
- Türkiye, petrol ithalatına bağımlılığı nedeniyle olası fiyat artışlarından cari açık üzerinde olumsuz etkilenecektir.
- Hürmüz Boğazı, Katar kaynaklı LNG tedarikinde kritik öneme sahip olup, kapanması Asya ülkeleri için ikamesi zor bir tedarik krizine yol açabilir.
CEMAL EMRE KURT - Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimle birlikte yeniden yüksek riskli bir döneme girdi. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditler ve bölgede artan askerî hareketlilik, petrol ve doğalgaz piyasalarında beklenti kaynaklı fiyat dalgalanmalarını artırdı.
Uzmanlara göre şu anda fiilî bir arz kesintisi bulunmuyor, ancak piyasalar muhtemel senaryoları fiyatlamaya başladı.
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamalarının petrol piyasalarında kısa vadeli yukarı yönlü hareketlere yol açtığını fakat arz-talep dengesinin şimdilik fiyatları sınırladığını söyledi. Akyener, “Söylem düzeyindeki her sertleşme petrol fiyatlarını yukarı itiyor. Rejim değişikliği olur ve Hürmüz Boğazı kapanırsa fiyatlar 130 doların üzerine çıkar. Bu, ABD için de uzun vadede yönetilemeyecek bir durum olduğu için süreci kontrollü götürmek isteyecektir” dedi.
TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK TEHLİKESİ
Türkiye’nin petrol tüketiminin yüzde 85’inin ithalat ile karşılandığını bunun Türkiye’nin cari açık dinamiklerine olumsuz yansıyacağını belirten Akyener, “Türkiye günlük yaklaşık 1 milyon varil civarında petrol tüketiyor. Petrol fiyatlarında her 10 dolarlık artış, günlük yaklaşık 8,5 milyon dolar daha fazla ithalat faturası anlamına geliyor. Çin, Avrupa’daki birçok ülke ve Türkiye bu süreçten olumsuz etkilenir. Doğalgaz tarafında ise İran güçlü bir doğalgaz ihracatçısı değil, ancak petrol ihracatı yaklaşık 1 milyon varil civarındadır ve bunun neredeyse tamamı Çin’e yapılmakta. Mevcut gerginliğin doğalgaz piyasalarına etkisi sınırlıdır” ifadelerini kullandı.
KATAR’DAN LNG İKAMESİ ZOR
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın ise ABD-İran arasındaki gerilimi yalnızca petrol ya da doğalgaz üzerinden okumanın doğru olmayacağına dikkati çekti. Aydın, “Taşıma ve sigorta maliyetleri de ciddi biçimde artmakta. Fiziksel bir kapanma yaşanır ve petrol ile LNG akışı durursa, işte o zaman özellikle Asya ülkeleri için bu durum bir felakete dönüşür. Hürmüz Boğazı’ndan Katar kaynaklı yaklaşık 85 milyar metreküp LNG taşınmakta. Bu miktar Japonya ile Hindistan’ın yıllık toplam ithalatının yaklaşık yüzde 70’ine, Çin’in ise neredeyse yarısına denk geliyor. Bu büyüklükte bir hacmi kısa vadede ikame etmek son derece zor” değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olumsuz gelişmelerin Türkiye enerji arzını dolaylı yoldan olumsuz etkileyeceğini dile getiren Aydın şunları kaydetti: Türkiye’nin İran ile Hürmüz Boğazı çıkışlı küçük hacimli LNG ticareti bulunmakta ancak bu ticarette yaşanabilecek aksamalara karşı telafi edici alternatifleri mevcut.
