Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan: Faturada dağıtımın payını sübvansiyon yüksek gösteriyor!
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, elektrik tarifelerinin yürürlükteki mevzuat uyarınca gelir ihtiyacını karşılama esasına göre belirlendiğini söyledi.
- Beş yıllık dönem için dağıtım şirketlerinin yatırım, planlı bakım ve işletme bütçeleri belirlenerek toplam gelir ihtiyacı oluşturuluyor ve EPDK bu gelirin hangi abone grubundan, ne düzeyde tarife ile karşılanacağına karar veriyor.
- Nihai elektrik tarifesi aktif enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergiler olmak üzere üç ana bileşenden oluşuyor; dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık %13-15 düzeyinde bir unsur bulunuyor.
- Aktif enerji bedeline yönelik sübvansiyonlar, nihai faturadaki dağıtım payını oransal olarak daha yüksek gösteriyor ve desteklerin bulunmadığı bir yapıda dağıtım payı diğer ülkelerle kıyaslanabilir düzeylere inecektir.
- Günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payı yaklaşık %74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yaklaşık %49,9, orta gerilimden bağlı sanayi abonelerinde ise yaklaşık %23,9 seviyesinde.
- Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'de elektrik dağıtım şebekelerinin küresel iklim ve enerji dönüşümü gündeminde daha güçlü yer alması için çalışma yürütülüyor.
- Enerji dönüşümünün üretim tarafındaki değişimle sınırlı olmadığı, yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonu, elektrifikasyon ve artan talep nedeniyle dağıtım şebekelerinin rolünün giderek kritik hale geldiği vurgulandı.
ÖNDER ÇELİK - GDZ Elektrik Dağıtım AŞ’ye düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarına konuşan Erdoğan “Beş yıllık dönem için dağıtım şirketlerinin yatırım, planlı bakım ve işletme bütçeleri belirleniyor. Bunların toplamı gelir ihtiyacını oluşturuyor. Bu gelirin hangi abone grubundan, ne düzeyde tarife ile karşılanacağına Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) karar veriyor. Dolayısıyla sektörün ‘tarife şu kadar olmalı’ şeklinde rakamsal bir beklentisi veya özel bir talebi bulunmuyor” dedi.
Nihai elektrik tarifesinin aktif enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergiler olmak üzere üç ana bileşenden oluştuğunu ifade eden Erdoğan, dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir unsurun da bulunduğunu bildirdi.
Aktif enerji bedeline yönelik sübvansiyonların, nihai faturadaki dağıtım payını oransal olarak daha yüksek gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, aktif enerji fiyatında desteklerin bulunmadığı bir yapıda dağıtım payının da diğer ülkelerle kıyaslanabilir düzeylere ineceğini belirtti. Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yaklaşık yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yaklaşık yüzde 49,9, orta gerilimden bağlı sanayi abonelerinde ise yaklaşık yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu aktardı.
DAĞITIM DA COP31 GÜNDEMİNE TAŞINIYOR
Kasımda Antalya’da düzenlenecek COP31’de elektrik dağıtım şebekelerinin küresel iklim ve enerji dönüşümü gündeminde daha güçlü yer alması için çalışma yürüttüklerini bildiren Erdoğan, COP süreçlerinin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla geliştiğini hatırlatarak, son yıllarda şebekelerin de bu gündemin önemli bir parçası hâline geldiğini ifade etti.
Net sıfır hedefi kapsamında uluslararası temasların da sürdüğünü aktaran Erdoğan, enerji dönüşümünün yalnızca üretim tarafındaki değişimle sınırlı olmadığını, yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonu, elektrifikasyon ve artan talep nedeniyle dağıtım şebekelerinin rolünün giderek kritik hâle geldiğini kaydetti.
