Petrolde 10 dolarlık artış… Türkiye ekonomisine nasıl yansıyor?
Petrol fiyatı 2026’nın ilk 2 ayında Orta Doğu’daki risklerin etkisiyle %20 prim yaptı ve 73,20 dolara yükseldi. Bu hafta sıcak çatışmaların başlamasıyla riskler gerçek oldu ve İran, dünya petrol sevkiyatının %20’sinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazını kapattığını duyurdu. Petrol fiyatında daha fazla artış endişeleri öne çıkmaya başladı. Enerji ithalatçısı Türkiye için ise petroldeki her 10 dolarlık “kalıcı” artış, yönetilmesi gereken bazı unsurları barındırıyor.
Orta Doğu’daki çatışmaların ilk günü, oldukça ciddi sonuçları da beraberinde getirdi. İran’ın dini lideri Hamaney’in saldırılarda öldürüldüğü belirtildi. Buna karşılık İran, dünya petrol sevkiyatının %20’sinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu. Çatışmaların ne kadar süreceği ve hangi aşamalara varacağı bilinmezken, dünya jeopolitik ve ekonomik anlamda büyük bir belirsizlikle karşı karşıya… Bu belirsizlik aslında haftalardır devam ediyordu ve piyasalarda özellikle altın ve petrolde risk fiyatlaması yaşanıyordu.
İKİ AYDA %20 PRİM
Petrol fiyatlarına bakıldığında, varil fiyatı 2025 yılını 60,90 dolardan tamamlamıştı. 2026 yılının ilk 2 ayında ise 73,20 dolara kadar yükseldi. Savaş endişesi ile %20’lik artış önceden gerçekleşti. Hafta sonu ise çatışmalar resmen başlarken, yeni haftanın ilk gününde petrolde sert yükseliş bekleniyor.
80 DOLARI GÖRMÜŞTÜ
Analistler “Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması, küresel piyasalarda günlük 20 milyon varillik arz açığına sebep olabilir. Bu açık, diğer kaynaklardan da kolayca karşılanacak gibi görünmüyor. Bu sebeple bu kararın ne kadar uygulanabileceği dikkatle takip edilmeli” uyarısında buluyor. Geçen yıl haziran ayında petrolün varil fiyatı, yine Hürmüz Boğazı’na yönelik endişelerin artmasıyla birlikte 80,35 dolara kadar yükselmişti.
TÜRKİYE İÇİN KRİTİK
Petroldeki yükseliş bütün ülkeler için maliyet artışı anlamına geliyor. Ancak analistler, Türkiye gibi petrol ithalatçısı ülkeler için bu durumun daha önemli olduğunu belirtiyor. Yapılan hesaplamalara göre petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık kalıcı bir artışın;
-Türkiye’nin cari açığına yıllık bazda 4-5 milyar dolarlık ekstra enerji ithalatı faturası çıkarabileceği,
-Akaryakıt fiyatları, nakliye maliyetleri ve üretim girdileri üzerinden yıllık enflasyonu 1,0-1,5 puan bandında yukarı çekebileceği tahmin ediliyor. (Yıl başından itibaren benzin ve motorin fiyatlarında yaklaşık %11 oranında artış yaşandı.)
DİKKATLER TCMB’DE…
Analistler, bütün bunların Türkiye için “yönetilmesi gereken” unsurlar olarak öne çıkabileceğini ifade ederek “Aylardır devam eden dezenflasyon sürecinin hasar almasını önlemek için Merkez Bankasının nasıl bir aksiyon alacağı kritik önem taşıyor” ifadelerini kullanıyor. TCMB son olarak ocak ayında 100 baz puanlık indirime giderek politika faizini %37 seviyesine çekmişti. Gelecek dönemde ilk Para Politikası Kurulu toplantısı ise 12 Mart tarihinde gerçekleşecek. Bir yandan piyasada enflasyon da takip ediliyor. 3 Mart Salı günü açıklanacak şubat TÜFE verisinin aylık bazda %3 civarında artması bekleniyor.
