Yatırımın şampiyonları belli oldu! Zirvede altın ve gayrimenkul var
Merkez Bankasının nisan ayı piyasa anketi, vatandaşın yatırım iştahını gözler önüne serdi. Borsa, döviz ve otomobil gibi seçenekler geride kalırken; her 10 kişiden 8’i birikimini altın ve gayrimenkulde değerlendireceğini beyan etti. Geleneksel güvenli liman altının kazancını kalıcı bir servete dönüştüren vatandaş, gayrimenkulü hem enflasyona karşı sarsılmaz bir kale hem de geleceğin en verimli yatırım üssü olarak seçti.
- Merkez Bankası'nın anketi, vatandaşın nakit varlığını altın ve gayrimenkule yatırdığını, bu tercihin yüzde 82 seviyesinde sabit kaldığını gösteriyor.
- Gayrimenkul tercih edenlerin oranındaki artış, konutun enflasyona karşı dirençli bir yatırım aracı olarak görüldüğünü belirtiyor.
- Konut fiyatlarındaki yıllık artış enflasyonun altında kalsa da, brüt kira getirisi %7,50'ye yükselerek amortisman süresini 13-14 yıla düşürdü.
- Tekirdağ kira getirisi oranında, İstanbul, Antalya ve Muğla değer artışında öne çıkarken, Ankara hem kira hem de prim potansiyeli ile dikkat çekiyor.
- Mart ayında ipotekli satışlar %35,9 artışla son 2,5 yılın rekorunu kırarak krediyle ev alma iştahının geri döndüğünü gösteriyor.
- Yeni nesil konutlar; fiber internet altyapısı, dijital entegrasyon, yapay zekâ destekli sistemler, sıfır atık felsefesi ve pasif bina teknolojileri ile öne çıkıyor.
NECMİ ÇİÇEKÇİ - Ne otomobil, ne borsa ne döviz farklı bir seçenek. Son dönemde vatandaş birikimlerini tamamen altın ve gayrimenkule yatırıyor. Merkez Bankasının yılbaşından bu yana sürdürdüğü “Yatırım Tercihleri” anketi, nisan ayı sonuçlarıyla piyasadaki rotayı netleştirdi. Vatandaşa yöneltilen “Şu an nakit varlığınız olsa hangi yatırım aracını seçersiniz?” sorusuna verilen yanıtlar, geleneksel yatırım araçlarının sarsılmaz gücünü bir defa daha ispatladı. Ocak ayında yüzde 84 olan altın ve gayrimenkul tercihi, nisan ayında çok küçük bir değişimle yüzde 82 seviyesinde seyretmeye devam etti. Anket sonuçlarındaki en çarpıcı detay ise altın fiyatlarındaki yükselişi kâra dönüştüren yatırımcının, rotayı yeniden ‘başını sokacak bir ev’ veya ‘gelecek vadeden bir arsa’ya kırması oldu. Gayrimenkul tercih edenlerin oranındaki artış, konutun enflasyona karşı en dirençli kale olarak görüldüğünü tescilledi.
Üç sektöre gözaltı! Kuyumcu, emlakçı ve galericiye sıkı denetim
YÜZDE 82 ‘GÜVEN’ DEDİ
Ankette; Borsa, döviz, vadeli mevduat ve otomobil gibi seçeneklerin toplam ağırlığı ise sadece yüzde 18’de kaldı. Bir dönem yatırım aracı olarak görülen beyaz eşya ve otomobil alımı, vatandaşın ajandasında artık öncelikli bir yatırım enstrümanı olarak yer bulmuyor. Bu tabloya daha stratejik bir pencereden baktığımızda, aslında piyasada ‘akıllı bir sermaye döngüsü’ yaşandığını görüyoruz. Altın ve gayrimenkul arasındaki bu güçlü bağ, vatandaşın sadece parasını korumakla kalmayıp, kazancını realize ederek ekonominin lokomotifi olan inşaat ve gayrimenkul sektörüne taze kan pompaladığını kanıtlıyor. Altının sağladığı likidite ile gayrimenkulün sunduğu güven birleşince, ortaya hem hane halkı servetini büyüten hem de barınma ihtiyacına uzun vadeli çözümler üreten sürdürülebilir bir yatırım modeli çıkıyor. Bu durum, tasarruf sahiplerinin finansal okuryazarlığının ne kadar keskinleştiğini ve en doğru limanı bulma konusundaki kararlılığını simgeliyor.
Altın için 'mayıs' beklentisi ne? İslam Memiş cevapladı: Kötüsü gitti, ataklar geliyor
AMORTİSMAN SÜRESİ 13-14 YILA GERİLEDİ
Endeksa verileri, gayrimenkulün kira çarpanında yatırımcı için altın bir dönem açtığını gösteriyor. Konut fiyatlarındaki yıllık artış %28,45 ile enflasyonun altında kalsa da, brüt kira getirisinin %7,50’ye yükselmesi amortisman süresini 13-14 yıla kadar düşürdü. Bu tablo, konutun sadece değer artışıyla değil, kira geliriyle de güçlü bir getiri sunduğunu kanıtlıyor.
KİRA GETİRİSİNDE TEKİRDAĞ BİRİNCİ
Yatırımın bölgesel rotasında Tekirdağ, kira getirisi oranıyla zirveye yerleşti. Değer artışı tarafında ise İstanbul, Antalya ve Muğla %40 barajını aşarak yatırımcısını sevindirdi. Hem kira kazancı hem de prim potansiyeli bir arada değerlendirildiğinde ise Ankara, sunduğu dengeyle yatırım liginin en dikkati çeken şehri olarak ön plana çıkmayı başardı.
İPOTEKLİ SATIŞTA 2,5 YILIN ZİRVESİ
TÜİK verilerine göre mart ayında konut piyasasında ezber bozan bir hareketlilik yaşandı. Toplam satışlar hafif gerilese de, ipotekli satışlar %35,9 artışla 25 bin 978’e ulaşarak son 2,5 yılın rekorunu kırdı. Yeni konutlara olan ilgi artarken (%1,3), toplam satışlarda sıfır dairelerin payı %31,5’e çıktı. Bu veriler, krediyle ev alma iştahının geri döndüğünü gösteriyor.
AKILLI EVLERİN YERİNİ DÜŞÜNEN EVLER ALIYOR
Koronavirüs pandemisiyle hayatımıza kalıcı olarak yerleşen uzaktan ve hibrit çalışma modelleri, konut arayışındaki standartları baştan aşağı yeniden şekillendirdi. Artık tüketiciler ev alırken sadece oda sayısına veya merkezi konumuna değil; kesintisiz ve yüksek kalite fiber internet altyapısına, dijital entegrasyona ve yapay zekâ destekli otonom sistemlere bakıyor. Geçmişin sadece ışıkları ve panjurları uzaktan kontrol edilebilen ‘akıllı ev’ kavramı yerini; kendi iklimlendirmesini optimize eden, enerji tüketimini öğrenip yöneten ve kesintisiz altyapısıyla tam donanımlı ev ofis imkânı sunan teknolojik yapılara bıraktı.
Kira getirisi mi, değer artışı mı? Konut yatırımcısı için en kazançlı iller
KREDİDE AVANTAJ SAĞLIYOR
Tüketici taleplerindeki bu teknolojik evrimin diğer yarısını ise küresel iklim krizine karşı alınan tedbirler oluşturuyor. Yaşanabilecek aşırı iklim olaylarına karşı dirençli altyapılarla inşa edilen yeni nesil projelerde; sıfır atık felsefesi, ısı kaybını önleyen yalıtım sistemleri ve kendi enerjisini üreten ‘pasif bina’ teknolojileri ön plana çıkıyor. Karbon ayak izini düşüren bu çevreci ve sürdürülebilir yeşil binalar, bankacılık sektörünün de radarına girerek ‘yeşil konut kredisi’ gibi avantajlı faiz imkânlarıyla destekleniyor ve alıcılar için ekonomik açıdan en cazip, geleceğin en güvenli yaşam modellerine dönüşüyor.
GELECEKTE ŞANTİYELERİ YAPAY ZEKÂ YÖNETECEK
İnşaat sektöründe asırlık gelenekler yerle bir oluyor; şantiyelerin tozlu yollarında artık ‘Ali Usta’ların yerini yapay zekâ destekli mobil robotlar ve otonom iş makineleri alıyor. Teknoloji şirketlerinin gayrimenkul sektörüne entegre olmasıyla ortaya çıkan “Teknolojik Taşeronluk” kavramı, inşaat sahalarındaki tüm kuralları baştan yazıyor. Ağır malzeme taşımacılığından duvar örmeye, milimetrik hesap gerektiren alçı ve boya işlerinden karmaşık tesisat çekimine kadar insan gücünün sınırlarını zorlayan her alanda devreye giren bu yeni nesil robot işçiler, sektörün geleceğini bugünden şekillendiriyor. Şimdilik Çin’de başlayan bu yeni nesil inşaat teknolojileri zamanla dünyaya yayılacağı tahmin ediliyor.
