Parlamentonun İnsan Hakları Alt Komitesinde düzenlenen toplantının açılışında konuşan AP'nin Arap Yarımadası ile İlişkiler Heyeti Başkanı Hannah Neumann, Avrupa Birliğinin (AB) Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi'nin harekete geçirilmesini sağlayacak yasal çerçevenin AP tarafından sağlandığını, parlamentoda Kaşıkçı cinayetiyle ilgili karar tasarılarının kabul edildiğini hatırlattı.

Neumann, cinayetle ilgili uluslararası ve tarafsız bir soruşturma açılması istediklerini belirterek, cinayetten sorumlu kişilerin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Suudi Arabistan'daki insan hakları ve kadın hakları savunucularının durumuna dikkati çeken Neumann, "AB vatandaşları olarak bizler Suudi Arabistan'daki durumun iyileşmesi için elimizden geleni yapmalıyız." dedi.

"ALQST" adlı sivil topluk kuruluşu adına konuşan Julia Legner de Prens Muhammed Bin Selman'ın ülke içinde ve dışında yönetimi eleştiren herkesi susturmaya çalıştığını ifade ederek, CIA raporunda da Kaşıkçı cinayetinin prensin emriyle gerçekleştiğinin belirtildiğini vurguladı.

Suudi Arabistan yönetiminin artan uluslararası baskıyla karşı karşıya olduğunu belirten Legner, Donald Trump'ın Suudi Arabistan'a verdiği "koşulsuz" desteğin ABD başkanlık seçimini Joe Biden'ın seçimi kazanmasından ve yeni yönetimin Washington-Riyad ilişkilerini yeniden belirleyeceğini açıklamasından sonra değiştiğini söyledi.

Legner, bu sayede Riyad yönetimi üzerindeki baskının arttığını dile getirdi ve son dönemde Suudi Arabistan'da insan hakları konusunda atılan olumlu bazı adımların bu baskının sonucu olduğunu ifade etti.

Legner, "Uluslararası camianın bu baskıyı devam ettirmesi ve artırması Suudi makamlarının insan hakları ihlallerini sonlandırması bakımından hayati önem taşımaktadır." dedi.

İnsan hakları savunucuları olarak AB'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi'ni kullanmasını isteyen Legner, Kaşıkçı cinayetinden sorumlu tutulan Prens Muhammed'den hesap sorulmasını talep etti.

Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz'in avukatı Rodney Dixon ise tüm taleplere rağmen Kaşıkçı cinayetiyle ilgili uluslararası bir soruşturma açılmadığını vurguladı. Dixon, Suudi Arabistan'daki yerel yargılamada çok alt düzey kişilerin mahkemeye çıkarıldığını ancak asıl emri veren kişilerin ceza almadığını söyledi.

"Bu bireysel suç sorumluluğudur. Müvekkilim Hatice Cengiz Suudi Arabistan'a suçlama yöneltmemektedir." diyen Dixon, iktidarı elinde bulunduranların ve yetkilerini kötüye kullananların sorumlu tutulmasını istediklerini bildirdi.

Dixon, "Hatice Cengiz, Cemal Kaşıkçı için adalet yerini bulana kadar rahat etmeyecek." diye konuştu.

Suudi Arabistan'da hapisteki din alimi Selman el-Avde'nin oğlu Abdullah el-Avde de Suudi Arabistan'daki insan hakları ihlalleri ve Kaşıkçı cinayeti nedeniyle Suudi sorumlulara AB'nin yaptırım uygulaması gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan'daki insan hakları ihlallerinin kurbanların birinin babası olduğunu dile getiren el-Avde, Körfez ülkeleriyle uzlaşı istediği için babasının tutuklandığını ve yaklaşık 4 yıldır çok kötü şartlarda cezaevinde tutulduğunu söyledi.

El-Avde, babasının önceki gün zincirli şekilde mahkemeye çıkarıldığını ve hakkında "yönetime başkaldırı çağrısında bulunduğu iddiasıyla" idam cezası istendiğini kaydetti.

Babasının beden ve ruh sağlığını kaybettiğini, birçok tutuklunun hapishanelerde hayatını kaybettiğini belirten el-Avde, AP milletvekillerinden Suudi Arabistan'daki siyasi tutuklular için yardım istedi.