Devlet Bahçeli'nin 'Öcalan' ve 'koordinatörlük' çıkışı ne anlama geliyor? İşte 4 maddede yeni yol haritası
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı "Terörsüz Türkiye" çıkışı ve Abdullah Öcalan için önerdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" teklifi, Türkiye'nin siyasi gündeminde... Uzmanlar, Bahçeli’nin bu hamlesini stratejik bir "devlet aklı" adımı olarak değerlendiriyor.
- Bahçeli'nin vizyonunun, terörü sadece sahada değil, zihinlerde, sosyolojik ve siyasal olarak bitirmek olduğu belirtildi.
- Önerilen koordinatörlüğün, terörün Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi denetiminde ve kurumlarının iradesiyle eritilmesi arayışı olduğu vurgulandı.
- Bu hamlenin, örgütün ve DEM Parti'nin elindeki en büyük kozu alma girişimi olduğu ve Öcalan'ın şartları ve statüsünün sürekli bir 'sığınma aracı' olarak sunulmasının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı ifade edildi.
- Bölgedeki güvenlik sorununun büyük oranda çözüldüğü ve artık 'sosyopolitik bir merkeze' ihtiyaç duyulduğu, önerilen koordinatörlüğün silah bırakanların rehabilitasyonu ve topluma entegrasyonunu yönetecek bir mekanizma olarak görüldüğü belirtildi.
- Bahçeli'nin hamlesinin, terör örgütü içerisindeki çok sesliliği ve kafa karışıklığını gidermeye yönelik stratejik bir adım olduğu, Öcalan'ın bir 'mıknatıs' gibi örgüt unsurlarının tek bir muhatap üzerinden hareket etmesini sağlayarak PKK'nın lağvedilmesi sürecini kolaylaştırabileceği değerlendirmesi yapıldı.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki "Terörsüz Türkiye" çağrısı dikkat çekti. Terörün tamamen lağvedilmesi şartıyla, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın statüsünün devletin bekası çerçevesinde tartışılabileceğini belirten Bahçeli'nin bu çıkışını uzmanlar canlı yayında değerlendirdi.
İşte televizyon ekranlarına yansıyan en çarpıcı değerlendirmelerle Bahçeli'nin yeni yol haritası:
"DEVLET DENETİMİNDE TASFİYE VE SİYASALLAŞMA"
CNN Türk’te konuşan Türkiye Gazetesi yazarı Nur Tuğba Aktay, Bahçeli'nin vizyonunun terörü sadece sahada değil, "zihinlerde, sosyolojik ve siyasal olarak" bitirmek olduğunu ifade etti. Önerilen koordinatörlük, terörün "dış merkezler veya kapalı yapılarla" değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi denetiminde ve kendi kurumlarının iradesiyle eritilmesi arayışı olduğunu vurgulayan Aktay, bu hamlenin İsrail’in yayılmacı politikaları gibi bölgesel tehditlere karşı Türkiye'nin iç cephesini tahkim etme stratejisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
"SIĞINMA BAHANELERİ ORTADAN KALDIRILIYOR"
Habertürk'te konuşan Gazeteci Nevzat Çiçek, Bahçeli’nin bu hamlesini örgütün ve DEM Parti’nin elindeki en büyük kozu alma girişimi olarak tanımladı. Çiçek'e göre, Öcalan'ın şartları ve statüsü sürekli bir "sığınma aracı" ve sürecin önünde bir engel gibi sunuluyordu. Bahçeli bu öneriyle bu sığınmayı ortadan kaldırmayı amaçladığının altını çizen Çiçek, bu noktada kastedilenin Öcalan’ın dışarı çıkması değil, mevcut yasal çerçeve içinde sürecin yürütülmesini sağlayacak "hukuki bir kimlik veya tanım" verilmesi olduğunu belirtti.
GÜVENLİKTEN SOSYOPOLİTİK AŞAMAYA GEÇİŞ"
NTV'de açıklamalarda bulunan Kemal Öztürk, bölgedeki güvenlik sorununun büyük oranda çözüldüğünü ve artık "sosyopolitik bir merkeze" ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Bahçeli’nin önerdiği koordinatörlük, sadece kanun çıkarmakla yetinmeyecek; silah bırakanların rehabilitasyonu, topluma entegrasyonu ve bu sürecin psikolojik boyutlarını yönetecek bir mekanizma olarak görülüyor. Öztürk, bu çıkışın Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmeler ve devletin istihbarat birimlerinin sunumlarıyla eş güdümlü, Ankara’daki büyük bir hareketliliğin parçası olduğuna dikkat çekiyor.
ÖCALAN İÇİN 'MIKNATIS' BENZETMESİ
Habertürk ekranlarında süreci yorumlayan Türkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Müftüoğlu, Bahçeli’nin hamlesini terör örgütü içerisindeki çok sesliliği ve kafa karışıklığını gidermeye yönelik stratejik bir adım olarak tanımladı. Müftüoğlu, örgütün dağ kadrolarından gelen ve süreci baltalamayı hedefleyen çatlak seslerin önüne geçilmesi için sürecin tek bir figür üzerinden yönetilmesinin zaruri olduğunu belirtti.
Müftüoğlu'nun değerlendirmelerinde öne çıkan en çarpıcı nokta ise Öcalan için yaptığı "mıknatıs" benzetmesi oldu: "Öcalan’ı bir mıknatıs gibi düşünün; bütün terör örgütü unsurlarının onda birleşmesi ve tek bir muhatap üzerinden hareket edilmesi, PKK’nın lağvedilmesi sürecini kolaylaştıracaktır".
Ayrıca, Türkiye'nin bugüne kadar yaşadığı ekonomik ve insani kayıpların telafi edilmesi için terörün bitirilmesinin artık bir "farz" haline geldiğini vurgulayan Müftüoğlu, bu hedefe ulaşmak için devletin her türlü siyasi ve hukuki argümanı kullanmasının doğru bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
