Kıbrıs Türklerinin en zor ayı! Türkiye manşetleriyle harekatın tarihi
Kıbrıs Barış Harekatı 52 yılı geride bıraktı. Yunanistan'ın desteklediği 15 Temmuz 1974 Kıbrıs darbesine karşı diplomatik yolları tüketen Türkiye, garantörlükten doğan haklarıyla Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı.
İki aşamada tamamlanan harekatla Kıbrıs'taki Türk varlığı güvence altına alındı ve Enosis engellendi. Ancak Kıbrıs Türkleri Rum çetelere karşı zorlu bir mücadele verdi.
1974 yılının Ağustos ayında Rum çeteler Türk köyleri basarak pek çok kişiyi acımasızca katlettiler.
Yarım asır önce tarihe not düşen Türkiye gazetesi manşetleriyle o günlere yakından bakalım.
Kıbrıs'ta 1963-1974 dönemi, Kıbrıs Türkleri için kan, gözyaşı, katliam, toplu mezar ve göç olarak tarihe geçti.
EOKA lideri Nikos Sampson, Yunan cuntasının desteğiyle 15 Temmuz 1974'te Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak amacıyla Makarios'a karşı darbe yaptı ve iktidarı ele geçirdi.
Bu darbeyle Kıbrıs'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kastedilmiş oldu.
Türkiye, darbenin ardından 1960 Garanti Antlaşması gereği ilk aşamada diplomatik girişimleri önceledi.
Bu noktada 17-18 Temmuz 1974'te Türkiye ile İngiltere arasında, darbenin ardından atılabilecek adımlara yönelik Londra'da görüşmeler de yapıldı.
İstişarelere garantör devlet olarak Yunanistan da davet edildi ancak Yunanistan'daki cunta yönetimi görüşmelere katılmadı.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan arasındaki görüşmelerde İngiltere'ye ortak müdahale teklifinde bulunuldu.
Dönemin Başbakanı Ecevit ve Yardımcısı Necmettin Erbakan, İngiltere'nin olumsuz cevap vermesi üzerine, garantörlük hakkını kullanarak ve Ada'daki Türklerin güvenliğini de dikkate alarak 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı'nın başlaması kararını aldı.
Harekat, dünyaya Ecevit'in yaptığı tarihi, "Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnızca Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz." açıklamasıyla duyuruldu.
Barış harekatıyla Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakının önüne geçilirken Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve varlığı güvence altına alındı.
Türkiye, 20 Temmuz 1974'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 353 sayılı kararı ile İngiltere ve Yunanistan'a "barışın yeniden tesisini sağlamak üzere müzakerelere başlama" çağrısında bulundu ve 22 Temmuz 1974'te harekatı durdurdu.
Bunun üzerine garantör ülkeler, bir araya gelerek Kıbrıs meselesinin çözümü için görüşmelere başladı.
25 Temmuz 1974'te toplanan 1. Cenevre Konferansı, 30 Temmuz 1974'te imzalanan Cenevre Deklarasyonu ile son buldu.
Deklarasyonda, Yunanistan ve Rumlar tarafından işgal edilen Türk bölgelerinin acilen boşaltılması ile Ada'da barışın ve anayasal düzenin yeniden tesisini teminen dışişleri bakanları arasında müzakerelere devam edilmesi öngörüldü.
Öte yandan deklarasyonla Ada'da Kıbrıs Türk toplumu ile Kıbrıs Rum toplumu olmak üzere iki özerk yönetimin mevcudiyeti ilkesel olarak tanındı.
Konferansın 8 Ağustos'ta başlayan ikinci aşamasında, Yunanistan, Ada'da yeni anayasal düzenin kurulmasına yönelik tüm teklifleri reddetti ve anayasaya ilişkin varılacak bir uzlaşma için Türk birliklerinin geri çekilmesini ön koşul olarak ileri sürdü.
Ayrıca ikinci toplantıya kadar Rum ve Yunan askerlerinin, Türklerin bulunduğu bölgeden çekilmeleri gerekiyordu ancak çekilmedikleri gibi saldırılar da sürdü.
2. Cenevre Konferansı görüşmelerinden de bir sonuç çıkmayınca 14 Ağustos'ta "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşaması başladı ve 16 Ağustos'ta ateşkes ilan edildi.
Türkiye'nin başlattığı harekat başarıyla sonuçlanırken Ada'da yaşayan Kıbrıs Türk halkının güvenliği de sağlandı ve Ada'ya barış hakim oldu.
İkinci harekat sırasında geri çekilen Rum askerleri, geçtikleri Türk köylerini yakarak silahsız insanları katletti. Toplu katliamlar ve mezarlar, harekatın bitiminde ortaya çıkarıldı.
Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, Türk ordusu 498 şehit verirken Kıbrıs Türk tarafı ise 70'i mücahit, 270 kişiyi kaybetti. Kıbrıs Türkleri genel olarak ise 1672 şehit verdi.
14 Ağustos 1974 tarihinde EOKA-B teröristlerinin gerçekleştirdiği en vahşi katliamlardan biri yaşandı. Muratağa, Sandallar ve Atlılar Köylerinde aralarında henüz birkaç aylık bebeklerin de bulunduğu 126 Türk sivil işkenceyle katledilerek toplu mezarlara gömüldü.
15 Ağustos 1974'te de EOKA-B militanları tarafından Taşkent (Tochni) Köyündeki 80’den fazla Türk esir alınarak topluca kurşuna dizildi.
Türk ordusu çeteleri püskürtse de kaçarken işlenen cinayetler Türkiye'de infiale yol açtı.
Ağustos ayının sonuna gelindiğinde Rumlar pes ederek ateşkes kararı aldı.
Türklerin güvenliğinin sağlanması, diplomatik süreçler ve milletler arası dengeler gözetilerek adadaki ilerleme durduruldu.
52 yıl önce Kıbrıs Barış Harekatı esnasında yaşananlar da Türkiye gazetesi manşetlerine işte böyle yansıdı.

