Sistemin adresi CHP Genel Merkezi! "Anayasa'ya göre CHP kapatılmalı"
Belediyelerde başlayan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, CHP Genel Merkezi’ne kadar uzandı. CHP’li isimlerin itiraflarına rağmen parti yönetimi, bu suçlamaları “iftira” diyerek geçiştiriyor. Gazetemize konuşan hukukçular; Genel Merkez’de kamu kaynağı veya kaynağı belirsiz paralar kullanıldıysa, CHP’nin bir kapatma davasıyla karşı karşıya kalabileceği görüşünde birleşiyor.
- Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in makam aracının VIP dönüşüm bedelinin belediye kasasından ödendiğini ve kurultay masrafları için para verildiğini iddia etti.
- Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek, CHP Genel Merkezi'ne 1 milyon Euro verdiklerini iddia ederken, Muhittin Böcek de bu beyanı doğruladı.
- Hukukçular, bu iddiaların CHP hakkında kapatma davasına yol açabileceğini ve yöneticilerin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
- Para kuleleri ve iddia edilen paraların 'bağış' olarak legal hale getirilemeyeceği, siyasi partilerin şeffaf ve hesap verilebilir bağışlarla finanse edilmesi gerektiği vurgulandı.
- CHP'deki yaşananların finansal kapasite, medya etkisi ve belediye kaynaklarının siyasetin merkezine oturmasıyla oluşan bir güç paylaşımı krizi olduğu ifade edildi.
HABER MERKEZİ - CHP’de belediyelerle başlayan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, CHP’li belediye başkanları ve yakınlarından gelen itiraflarla birlikte Genel Merkez’e kadar uzandı. İstanbul İl Başkanlığı binasının satılma sürecinde güvenlik kameralarına yansıyan para kuleleri ile başlayan süreç, CHP’li isimlerden gelen itiraflarla başka bir boyuta evrildi.
Tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ifadede Özgür Özel’in makam aracının 170 bin Euro’luk VIP dönüşüm bedelini belediye kasasından ödediğini, kurultay masrafları için 1,2 milyon TL verdiğini ve delegeleri ikna etmek için çalışmalar yaptığını öne sürmüştü.
Yine etkin pişmanlıktan yararlanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek de verdikleri ifadelerde CHP lideri Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’nın isteği doğrultusunda Genel Merkez’e gelerek 1 milyon Euro verdiklerini iddia etmişti. Muhittin Böcek de etkin pişmanlık ifadesinde oğlunun 1 milyon Euro’yu CHP Genel Merkezi’ne götürdüğüne yönelik beyanını doğrulamıştı. CHP’li belediye başkanları ve ailelerinden gelen itiraflara rağmen Özgür Özel ve parti yönetiminin iddialara cevap vermek yerine “iftira” olduğunu söylemeleri kamuoyunda tepki çekiyor.
“CHP KAPATMA DAVASIYLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİR”
CHP Genel Merkezi’ne uzanan iddiaları hukukçular gazetemize değerlendirdi. Muhittin Böcek ve ailesinin etkin pişmanlıktan yararlanarak CHP Genel Merkezi’ne 1 milyon Euro getirdikleri iddiasının güçlü bir delil olduğunu belirten Avukat Serdar Tokdemir, “Bu iddianın kısa, orta ve uzun vadede birçok sonuçları olacaktır. Kurultay ceza davasını ve mutlak butlan davasını da etkileyecektir. Bu yaşananlar önümüzdeki süreçte mutlak butlanı da beraberinde getirecektir. Yöneticiler şahsi olarak da cezai sorumluluklarla karşı karşıya kalacaktır. Bu süreçlerin hemen akabinde kuvvetle muhtemel anayasaya aykırı eylemlerden dolayı CHP bir kapatma davasıyla bile karşı karşıya kalabilir” dedi.
"KAYNAK YOKSA BAĞIŞ OLMAZ"
Para kuleleri ve Muhittin Böcek’in verdiği paraların “bağış” denilerek legal hale getirilemeyeceğini vurgulayan Hukukçu Hadi Dündar ise, “CHP liderinin etrafında bir hukukçu da mı yok? Siyasi partilerde bağış şeffaf ve hesap verilebilir oldukça bağış olarak kabul edilir. Makbuzu olmayan, denetlenmeyen, kaynağı belli olmayan bir para bağış olamaz, parti hesabına resmi alınmayan bir para bağış olamaz. Siyaset gizli para ile finanse edilemez. CHP, gizli paraları açıklamadan meşruiyet zemininde siyaset üretemez” ifadelerini kullandı. 38. Olağan Kurultayı’nda delegelere oy karşılığında para verildiği iddiasına da değinen Dündar, “Para ile delege satın alınması konusu açıklığa kavuşturulmadan, CHP liderinin koltuğu meşruiyetini kazanamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Özkan Yalım 5 saat süren 'ek ifade' verdi!
"ANAYASAYA GÖRE CHP’NİN KAPATILMASI GEREKİR"
Demokrasilerin temelinde hesap verilebilir ve şeffaf sistemlerin yattığını vurgulayan Dündar, “CHP, gizli ve kara bir para ile finanse ediliyorsa ve CHP liderinin bilgisi dahilinde oluyorsa, Genel Merkez’de paralar alınıyorsa buradan bu durumun partinin politikası olduğu anlaşılır ve anayasaya göre kapatılması gerekir” diye konuştu. Dündar, Özkan Yalım’ın Özel’in aracının VIP dönüşüm bedelini belediye parasıyla ödemesi hakkında da “Bu, kamu malının nasıl amacı dışında kullanıldığını göstermektedir. Sayın Özel, ‘kamu parası siyasi partiye harcanmış’ diyerek kendisini savundu ancak siyasi partilere verilecek paralar kamu parası olamaz. Kamu parasından siyasi partilere bağış yapılamaz ya da harcama yapılamaz” açıklamasında bulundu.
Muhittin Böcek ek ifade veriyor! Özgür Özel ile ilgili itiraflar dikkat çekti
“ÖZGÜR ÖZEL’İN İSTİFA ETMESİ GEREKİRDİ”
Dündar, “Para kulelerinden beri CHP’nin üzerinde kara bulut gibi duran kirli paraların kaynağı nedir henüz açıklanmadı. Açıklanmadığı müddetçe de kara bulutlar CHP genel merkezi üzerinde durur. Bağış miktarı ve usulü mevzuatta bellidir, siyasi partinin resmi banka hesabına gelmeyen bir para bağış olarak alınmış sayılamaz. Çünkü Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay tarafından denetlenmesinin yapılması gerekir. Delegelerin iradesi para ile satın alınmışsa, demokrasiye kara para balyozu vurulduysa bunun ceza hukuku açısından suç olduğu ve bunu yapanların cezalandırılması gerektiğidir. Belediye parası ile siyasi parti finanse edilmiş ise bunun hesabı yine yargı önünde verilmeli ve ağır bedeller ödenmelidir. Ancak siyasi ahlak açısından böyle bir durum ortaya çıktığı gibi Sayın Özel’in istifa etmesi gerekirdi” dedi.
Burcu Köksal sessizliğini bozdu! Özgür Özel hakkında sert sözler: Benim burnumdan getirdi
GÜÇ PAYLAŞIM MERKEZİ
Hukukçu Levent Ersin Orallı ise yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “CHP’de belediyeler üzerinden şekillenen yeni güç alanları, parti yönetimi ile yerel aktörler arasındaki dengeyi ciddi biçimde değiştirdi. Eskiden ideolojik hiziplerin belirleyici olduğu CHP’de bugün finansal kapasite, medya etkisi, delegasyon ilişkileri ve belediye kaynakları siyasetin merkezine oturmuş durumda. Bu nedenle yaşanan gerilimler ideolojik olmaktan çok güç paylaşımı krizine dönüşüyor. Son dönemde belediyeler etrafında ortaya çıkan rüşvet, ihale ve yolsuzluk iddialarının yargısal sürece taşınması, CHP açısından meseleyi yalnızca siyasi değil hukuki bir kriz alanına da dönüştürüyor. Hukuk devleti açısından bu süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve bağımsız biçimde yürütülmesi zorunlu. Çünkü kamu kaynaklarının yönetimine ilişkin ortaya çıkan her iddia, yalnızca partileri değil; demokratik sistemin kurumsal güvenilirliğini de doğrudan etkiliyor.”
