Kaza ve kefaret arasındaki farklar: Hangi durumda 60 gün oruç tutmak gerekir?
Ramazan ayında oruçla ilgili en çok merak edilen konuların başında “Kaza ve kefaret arasındaki farklar neler?” sorusu geliyor. Orucun bilerek bozulduğu durumlarda 60 gün kefaret orucu şartının olması ve kaza durumu da merak ediliyor. Peki kaza ile kefaret arasındaki fark nedir, hangi hallerde 60 gün aralıksız oruç tutulması gerekir, hangi durumlarda sadece kaza orucu tutulur?
Ramazan ayında tutulan oruçla ilgili en çok merak edilen konuların başında “kaza” ve “kefaret” ayrımı geliyor. Kaza ve kefaret arasındaki farklar neler? Hangi durumda 60 gün oruç tutmak gerekir? İşte cevabı...
KAZA VE KEFARET ARASINDAKİ FARKLAR NELER?
Kaza bozulan ya da tutulamayan orucun daha sonra gününe gün telafi edilmesi anlamına geliyor. Yani kaç gün oruç tutulmadıysa o kadar gün yeniden oruç tutuluyor.
Kefaret orucu ise Ramazan’da niyet edilmiş bir orucun mazeretsiz şekilde bilerek bozulması halinde tutuluyor.
Kaza orucun bozulmasına sebep olan durumun kasıtlı olmaması ya da kefaret gerektirmeyen bir nedenle gerçekleşmesi halinde devreye girer. Kefaret ise “bile bile ve mazeretsiz” şekilde orucu bozma durumlarında söz konusu oluyor.
HANGİ DURUMDA 60 GÜN ORUÇ TUTMAK GEREKİR?
60 gün oruç tutmayı gerektiren kefaret Ramazan ayında niyet edilmiş bir orucun hiçbir zorlayıcı sebep yokken kasten bozulmasıyla şart olur.
Kefaret gerektiren durumlar arasında bilerek yiyip içmek, Ramazan gününde cinsel ilişkiye girmek ve sigara içmek gibi durumlar söz konusudur. Ayrıca orucu bozmadığı bilinen bir davranıştan sonra “orucum bozuldu” zannederek bilinçli şekilde yiyip içmek de kefarete yol açar.
Kefaret orucu gerektiren durumlar:
1- Bilerek yiyip içmek.
2- Cinsel ilişkiye girmek.
3- Ramazanda, kaza gerektiren bir şey yaparak orucunu bozanın, aynı ramazanın başka gününde de bu şeyi, "nasıl olsa kefaret gerektirmiyor" diye kasten yine yapması.
4- Sigara içmek.
5- Gıybet, sürme çekmek ve kan aldırmak gibi, orucu bozmadığı iyi bilinen şeyden sonra, oruç bozuldu sanarak, yiyip içmek.
Ramazan orucunu kasten bozduğu halde, kefaret gerektirmeyen bazı haller:
Bir kadın, orucunu kasten bozsa, sonra o gün iftardan önce hayz olsa kefaret gerekmez. (Tahtâvî)
Orucunu kasten bozduktan sonra, o gün bayılana veya oruç tutamayacak kadar hastalanana kefaret gerekmez. (Hindiyye, Kadıhan)
Ciddi bir tehditle orucu bozdurulan kimseye kefaret gerekmez. (Kadıhan)
Susuzluktan hastalanacak veya ölebilecek durumda olan kimse, orucu bozup, kaza edebilir. Kefaret gerekmez. (Redd-ül-muhtar)
Niyetli orucu sefere çıkınca bozmak günahtır, ama günah işlese de, seferde bozduğu için kefaret gerekmez. (Cevhere)
Ağız dolusu kusan veya ihtilam olan kimse, orucum bozuldu sanarak yiyip içerse kefaret gerekmez. (Redd-ül-muhtar)
İğne olduktan sonra yiyip içse, kefaret gerekmediği gibi, kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi kasten yutmak da kefaret gerektirmez. (Nimet-i İslam)
Daha imsak vaktine vakit var sanarak veya güneş battı diye yiyip içenin orucu bozulur, kefaret gerekmez. (M. Zühdiyye)
Şâfiî'de, ilişkide bulunan erkeğe kefaret gerekir, hanımına kefaret gerekmez. (Tuhfe)
Ramazan ayı dışında, ne sebeple oruç bozulursa bozulsun kefaret gerekmez.
