Yargıtay, tercümanı haklı buldu: Şeker Portakalı’na isim davası
“Şeker Portakalı” kitabının tercüme ismi üzerine açılan davada Yargıtay, çevirmenin özgün isim seçiminin telif kapsamında korunabileceğine karar vererek tazminat yolunu açtı.
- Yargıtay, "Şeker Portakalı" kitabının tercüme ismine ilişkin telif davasında yerel mahkeme ve istinaf kararlarını bozdu.
- Dava, çevirmen Aydın Emeç'in kitaba verdiği "Şeker Portakalı" isminin, başka bir çeviriyle yayınlanan yeni baskılarda da kullanılması üzerine açıldı.
- Alt mahkemeler, kitap adlarının telif çerçevesine girmediği gerekçesiyle davayı reddetmişti.
- Yargıtay, çevirmenin eserin ruhunu yansıtan ve kişisel yorum içeren özgün bir isim tercih etmesinin telif korumasından yararlanabileceğine karar verdi.
- Bu karar, emek içeren kitap adlarının telif korumasına tabi olabileceği içtihadını oluşturarak davada tazminat yolunu açtı.
GAMZE ERDOĞAN / ANKARA - “Şeker Portakalı” kitabının tercüme ismine dair açılan telif davasında Yargıtay, yerel mahkeme ve istinaf kararlarını bozarak tazminat yolunu açtı.
Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos’un asıl adı “Meu Pé de Laranja Lim” (Benim Tatlı Portakal Ağacım) olan eseri, Aydın Emeç tarafından 35 sene önce tercüme edilmiş ve ismi “Şeker Portakalı” şeklinde Türkçeleştirilmişti. Can Yayınları, yaptığı 130 baskının ardından eseri başka bir tercümeyle yayınlamaya başladı. Ancak mütercim Emeç’in kitaba verdiği “Şeker Portakalı” ismini yeni baskılarda da kullanmaya devam etti.
Tercümanın oğlu Ali Selim Emeç ise bu hâlin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle 2019 yılında yayınevine 130 bin TL’lik dava açtı. Davaya bakan İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, kitap adlarının telif çerçevesine girmediği, çevirmenin bu noktada bağımsız bir emeği bulunmadığı gerekçesiyle, tercüme eser adlarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunamayacağına hükmederek davayı reddetti.
TERCÜMANIN VERDİĞİ İSİM TELİF ÇERÇEVESİNDE
Ancak dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, çevirmenin kitap adını belirlerken birebir tercüme yapmadığını, eserin ruhunu yansıtan ve kişisel yorum içeren özgün bir isim tercih ettiğini vurguladı. Bu tür bir adlandırmanın sıradan bir kelime seçimi olmadığına dikkat çeken Yargıtay, emek içeren kitap adlarının da telif korumasından yararlanabileceğini belirterek, yerel mahkeme ve istinaf kararlarını bozdu. Böylece davada tazminat yolunun önü açılmış oldu.
