Fatih Ürek’in ablalarına ağır suçlama: Ölmeden önce evlerini talan etmişler!
Uzun süredir yoğun bakımda tedavi gören ve 3,5 ay süren mücadelerinin ardından 59 yaşında hayatını kaybeden sanatçı Fatih Ürek, pazar günü düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Ürek’in vefatının ardından ise ailesiyle ilgili ortaya atılan iddialar magazin gündeminde geniş yankı uyandırdı.
Fatih Ürek’in ölümünden sonra özellikle ablalarına yönelik çeşitli söylentiler tartışma konusu olurken, son olarak TV8 ekranlarında yayınlanan “Gel Konuşalım” programında sunucu Nur Tuğba Namlı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Namlı, programda yaptığı konuşmada, Fatih Ürek’in İstanbul ve Bodrum’daki evlerine ilişkin ciddi iddialar olduğunu öne sürdü.
"TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU"
Canlı yayında sert ifadeler kullanan Namlı, Ürek’in ablalarına yönelik olarak, Ürek henüz hayattayken evlerine girildiğini ve bazı değerli eşyaların alındığını öne sürdü. Namlı, “Ablalarına şunu sormak istiyorum: Evi talan ettiniz mi? İstanbul'daki, Bodrum'daki evlerin içindeki eşyalar nerede? Fatih Ürek'in kürklerini daha vefat etmeden önce İzmir'e gidip İzmir'deki ünlü kürk evine satmaya çalıştınız mı? Bunların cevabını bekliyorum. Tüylerim diken diken oldu” ifadelerini kullandı.
Programda ayrıca şarkıcının sıkça kullandığı bilekliklerin ve kasada bulunan bazı takıların da ablalarının üzerinde olduğu yönünde iddialar gündeme getirildi.
KÜRKLERİN HEPSİ ÖLMEDEN ÖNCE SATILMIŞ
“Fatih Ürek hayat mücadelesi verirken bu adımların atıldığı söyleniyor” diyen Namlı, söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak aileye sorular yöneltti. Konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Yani adam hayat savaşı veriyor. İstanbul'daki ve Bodrum'daki evini talan etmişler. Çok net bir isimden duymasam asla söylemem. Kolundaki her zaman taktığı bileklikler, onların kolunda diyor. Kürklerin hepsi İzmir'e gitmiş. İzmir'deki kürk evinin ismini de veririm gerekirse. İstanbul'daki ev, Bodrum'daki ev daha vefat etmeden önce gidilmiş, talan edilmiş bütün eşyalar. Tekrar soruyorum: O kürkler alınıp İzmir'e götürüldü mü? Kürk mağazalarına satılmaya çalışıldı mı? Kolundaki bileklikler, kasadaki bileklikler şu an sizin kolunuzda mı? Ya bu nasıl bir zihniyet? Bu nasıl bir vicdan? Bu nasıl insanlık? Allah uzak etsin diyeceğim. Böyle insanlara abla kardeş nasıl denilebiliyor.”
