Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Her türlü ayrımcılık ve bölücülük ayaklarımızın altındadır. Hiç kimseye devlet üzerinde ameliyat yaptırmayacağız” dedi. Şırnak ve Hakkari mitinglerinde vatandaşlara hitap eden Erdoğan “Bizler, ortak bir inancın, ortak bir akidenin, ortak bir tarihin çocuklarıyız. Kendine başka devlet arayan istediği yere gidebilir ama şunu da unutmayın bugün ister Irak’ta olsun ister Suriye’de olsun bölgemizde nerede bir Kürt kardeşimiz, Arap kardeşimiz, Türkmen kardeşimiz hangi kökenden olursa olsun, başı sıkıştığında aklına gelen ilk gideceği yer neresi? Türkiye. Kobani’den gelenler nereye geldi? Türkiye’ye. Şu anda Kobani’den gelenlerden 300 bin kişiyi Türkiye’de ağırlıyoruz. Biz onlara Kürt demedik ki. Suriye’den bunlar kaçmak zorunda kaldıysa onlara ev sahipliği yapacağız dedik” ifadelerini kullandı.

ADAMDA ŞEFKAT YOK Kİ
Türkiye’nin dört milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, “Biz bunları ağırlarken Bay Kemal ne diyor? Dün Antalya’da öyle diyor, diyor ki ‘Bak siz burada vergi ödüyorsunuz, Suriye’den gelenler ödüyor mu?’ diyor. Hale bak, bunlar nereden kaçmak zorunda kaldılar? Katil Esad’ın bombalarından kaçmak zorunda kaldılar. Bunlar gelip eğer bize sığındıysalar biz bunlara ev sahipliği yapmayacak mıyız, biz bunlara bakmayacak mıyız? Ama adamın ciğerlerinde böyle bir şefkat yok ki. Biz şefkat yurdunun idarecileriyiz” dedi. Şırnaklıların terör örgütünden çok çektiğini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Şırnak huzurun ne olduğunu da terörün neye mal olduğunu da iyi bilir. Şırnak yatırımın, hizmetin, üretimin, istihdamın kıymetini de iyi bilir; çukur eylemlerinin, baskının, zulmün, acının anlamını da iyi bilir. Diyarbakır Belediyesinin önünde oturma eylemi yapan anneler Başbakan iken ziyaretime geldiklerinde onların gözyaşlarını unutamıyorum. Çünkü çocukları Kandil’e kaçırılmıştı. O Kandil’deki insafsız, vicdansız insanlar benim bütün Güneydoğulu kardeşlerimi inim inim inlettiler. Artık bu ülkenin analarının terör örgütlerinin zulmü yüzünden gözlerinden tek bir yaş dökülmesine tahammülümüz kalmadı. Gelin 31 Mart’ı yeni bir milat yapalım.”