Selçuk Böke ANKARA

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ve Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Adası’nda tek taraflı adımları Ankara’yı bir kez daha harekete geçirdi. “Yavuz” isimli ikinci sondaj gemisini bölgeye gönderen, KKTC’ye lojistik üs için çalışmalara başlayan Türkiye, son olarak Kıbrıs ile ilişkilerin tam uyumlu bir şekilde yürütülmesi için düğmeye bastı. Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yayımlanan genelge ile Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğünün oluşturulması kararlaştırıldı.

HER ALANDA KOORDİNASYON
Son dönemde Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri de Doğu Akdeniz. Bölgede sadece Rum yönetimi ve Yunanistan ile değil, ABD’den Fransa’ya İtalya’dan İsrail ve Mısır’a kadar oldukça geniş bir ittifaka karşı çıkarlarını korumaya çalışan Türkiye, önemli kararlar almaya devam ediyor. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de bir genelge yayımlandı. Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğünün oluşturulmasını öngören genelgeyle KKTC’nin gelişmesi ve kalkınması, Türkiye’den KKTC’ye yapılacak ekonomik, mali, teknik yardımların planlanması ve her türlü konuya ilişkin eş güdümlü çalışılması amaçlanıyor. Genelgeye göre, Koordinatörlüğü Cumhurbaşkanı Yardımcısı ya da görevlendirilecek bir bakan yürütecek. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarca KKTC ile yürütülecek her türlü konuya ilişkin iş ve işlemlerde Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ile görüş alışverişinde bulunulacak ve gerekli mutabakatın sağlanması durumunda uygulamaya geçilecek.

“DERTLERE DERMAN OLABİLİR”
Kıbrıs İşlerinin Koordinatörlüğü oluşturulmasına ilişkin adımı değerlendiren uzmanlar ise Doğu Akdeniz’de yeni bir sürecin başlayacağı görüşünde. Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, söz konusu karara ilişkin “Yavru vatanımızın dertlerine derman olacak, Doğu Akdeniz’de umutlarımızı canlandıran bir model hayata geçiyor” yorumunu yaptı. Kararı “Kıbrıs’a ilişkin tarihî adımlar olarak niteleyen Kumbaroğlu, şunları kaydetti:
Bu koordinatörlükle birlikte Kıbrıs’a ilişkin konularda alınacak kararların hem tüm boyutlarıyla değerlendirileceği hem de çok daha hızlı ve etkin alınabileceği    bir yapı oluşturuluyor. Kamu kurum ve kuruluşlarınca KKTC ile yürütülecek her türlü konuya ilişkin iş ve işlemlerde Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ile görüş alışverişinde bulunulacak. Koordinatörlük, petrol ve doğal gaz arama ve sondaj çalışmalarında da uluslararası ilişkilerde de söz sahibi olacak.

İKİ YIL ÖNCE GÜNDEME GELMİŞTİ
2017’de Kıbrıs için “Monaco modeli” gündeme gelmişti. O dönem Kıbrıs Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Tahsin Ertuğruloğlu “Artık KKTC’nin uluslararası alanda tanınması için uğraşabiliriz. İkinci seçenek ise özerk bir cumhuriyet. Fransa-Monaco modeli gibi. Yani dış işleri ve savunma alanlarındaki yetkilerimizi Türkiye’ye devredip gerisini kendi içimizde yönettiğimiz bir cumhuriyet. Ankara ile birlikte karar vereceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

MONACO MODELİ NEDİR?
Monaco, dış işleri ve savunmasını Fransa’ya devrederken, iç işlerinde ise özerk bir yapıya sahip.

D.AKDENİZ POLİTİKASI ÇOK İSABETLİ
KKTC Başbakanı Ersin Tatar, Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu I. Ekonomi Konferansı’nda bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Tatar, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile yürütülen politikanın çok isabetli olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: Son günlerde Türk hükûmetinin kararıyla Doğu Akdeniz’de hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Türk halkının haklarının ve çıkarlarının korunması için kararlı duruş sergilenmektedir. Bu kararlı duruş esas itibarıyla KKTC’nin ne kadar isabetli, doğru ve tarihe mal olmuş bir devlet olduğunu da ortaya çıkarmıştır. Türkiye her alanda yanımızda olduğu sürece KKTC Devleti de her alanda gelişecektir.