Cumhurbaşkanı’ndan ‘kamu malı’ resti! Hiçbiri şahsi cüzdanı gibi kullanamaz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuda yaşanan usulsüzlüklere tepki gösterdi. Erdoğan “Kamu personeline tahsis edilen kaynaklar kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın. Hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz. Biz buna izin veremeyiz. Kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Buna izin vermeyiz" dedi.
- Erdoğan, geçmişte savruluk, özensizlik ve popülizmin ülkeye zarar verdiğini, SSK'nın batırıldığını, bankaların boşaltıldığını ve hazinenin hortumlandığını hatırlattı.
- Gezi olaylarının maliyetinin 1,5 milyar dolar, FETÖ'nün darbe girişiminin ise 350 milyar dolardan fazla olduğunu söyledi.
- Milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkeye ve millete verdiği zararın yeterince tartışılmadığını vurguladı.
- Kamu malının israf edilmesine ve yasa dışı yollarla istismar edilmesine göz yummayacaklarını, her vatandaşın kamu malında hakkı olduğunu belirtti.
- Yerel yönetimler merkezli skandalların asla mazur görülemeyeceğini ve emaneti ganimet görenlerle mücadele edeceğini söyledi.
- Sayıştay'dan hem denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmasını hem de rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı'nın inşasına katkı yapmasını beklediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde konuştu. Erdoğan sözlerine “Devletimizin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığımızın 164. seneyi devriyesinin Sayıştay ailesi başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” diyerek başladı.
Cumhurbaşkanı, son günlerde sıklaşan kamudaki usulsüzlere yönelik net tavrını bir kez daha yeniledi. Cumhurbaşkanı "Kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Buna izin vermeyiz" dedi.
"SSK’NIN HORTUMLANDIĞINI UNUTMADIK"
Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
Türkiye olarak geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülkeyiz. Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Şunu da söylemek isterim ki tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur.
"GEZİNİN MALİYETİ 1,5 MİLYAR DOLAR"
Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ 'nün ele başlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan gezi olaylarının doğrudan maliyeti bir buçuk milyar doları dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları ister FETÖvari terör örgütleri isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye 'terörsüz Türkiye' ikazı: Dikkatimizi dağıtmayın
"BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZ"
Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine yasadışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz. Bu konuda bizim tavrımız duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip kurbanın tüy bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevki ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir.
Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın. Hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz. Kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın. Hepimiz sorumluyuz. Sayıştay'dan beklentimiz bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı'nın inşasına aktif katkı yapmasıdır.
