Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

4 saatten az uyku ölüm riskini artırıyor! Uzmanlardan çarpıcı uyarı

4 saatten az uyku ölüm riskini artırıyor! Uzmanlardan çarpıcı uyarı

Yoğun çalışan yöneticiler, hekimler, akademisyenler, öğrenciler, vardiyalı çalışanlar, yeni anne babalar… Günümüzün hızlı hayat temposunda milyonlarca insan, yetişmesi gereken işler uğruna ilk fedakârlığı uykudan yapıyor. Peki bunun bedeli ne? Bu sorunun cevabını uzmanlara sorduk.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A
Ziyneti Kocabıyık
ZİYNETİ KOCABIYIK

Japonya’da yaklaşık 99 bin yetişkinin ortalama 14 yıl boyunca izlendiği büyük bir çalışmada, gecede 4 saat veya daha az uyuyanların, 7 saat uyuyanlara göre tüm sebeplere bağlı ölüm riskinin yaklaşık yüzde 30 daha yüksek olduğu bulundu. Bu durum kadınlarda kalp-damar hastalığına bağlı ölüm riskini iki katın üzerine çıkarıyor. Dünya genelinde 1 milyondan fazla kişinin incelendiği meta-analizler de 4-5 saatin altındaki uykunun erken ölüm riskini büyük ölçüde artırdığını gösteriyor.

BUNAMA RİSKİ %400 ARTIYOR

Çalışmayı değerlendiren Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül uzun süre tekrarlanan az uykunun beyin, kalp ve metabolizma üzerinde ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirterek “Çalışmalar, kronik uyku yoksunluğunun, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, aşırı karın yağı birikimi, yüksek kolesterol, kalp hastalığı ve bunama da dâhil olmak üzere potansiyel olarak ölümcül bir dizi rahatsızlığı tetikleyebileceğini gösteriyor. Hatta bazı araştırmalar, ömür boyu düzenli olarak altı saatten az uyumanın bunama riskini yüzde 400 oranında artırabileceğini öne sürüyor” açıklamasını yaptı.

Uykunun boşa geçen saatler değil, beynin hafızasını düzenlediği, kendini onardığı, öğrendiklerini kalıcı hâle getirdiği, duygularını dengelediği ve geleceğe hazırlandığı vazgeçilmez bir biyolojik süreç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hakan Levent Gül, kısa süreli uyku kaybıyla yıllarca süren uykusuzluğun birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayarak “İnsan beyni birkaç gün süren uykusuzluğa uyum sağlayabilir. Ancak aylar ve yıllar boyunca devam eden yetersiz uyku, beynin biyolojisini olumsuz etkiler. ‘Birkaç gece az uyudum’ ile ‘Yıllardır geceleri dört-beş saat uyuyorum’ cümleleri aynı anlamı taşımaz” dedi.

ÖNERİLEN HABERLER
Araştırmalar ortaya koydu: Uyku sürenizi
DÜNYA

Araştırmalar ortaya koydu: Uyku sürenizi 'mahalleniz' belirliyor

UYURKEN BEYİN ÇALIŞIYOR

Toplumda yaygın olan ‘Beyin uyurken dinlenir’ inanışının aksine, uyku sırasında beyinin en yoğun mesaisini yaptığını söyleyen Prof. Dr. Gül “Uykuda gün içinde öğrenilen bilgiler hafızaya yerleştiriliyor, gereksiz bilgiler ayıklanıyor, sinir hücreleri arasındaki bağlantılar yeniden düzenleniyor ve metabolik atıklar temizleniyor. Derin uyku döneminde çalışan ‘beyin temizleme sistemi’ sayesinde zararlı proteinler uzaklaştırılıyor. Uzun yıllar süren yetersiz ve kalitesiz uykunun alzaymır ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili biyolojik süreçleri hızlandırabileceğine yönelik bilimsel kanıtlar giderek güçleniyor” diye konuştu.

NASIL UYUDUĞUNUZ ÖNEMLİ

Uykunun tek tip olmadığını ve gece boyunca birbirini izleyen farklı evrelerden oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Gül “Özellikle derin uyku, yani N3 uykusu; beynin fiziksel onarımı, enerji dengesinin yeniden kurulması ve hücresel temizliği açısından büyük önem taşır. REM uykusu ise öğrenilen bilgilerin işlenmesi, hafızanın güçlenmesi, duyguların düzenlenmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle yalnızca ‘kaç saat uyuduğumuz’ değil, bu evreleri yeterince yaşayabilecek kadar kaliteli ve kesintisiz uyuyup uyumadığımız da önemlidir. Sekiz saat boyunca sık sık bölünen bir uyku, altı buçuk-yedi saatlik kaliteli ve kesintisiz bir uykudan daha az dinlendirici olabilir” dedi.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Özge Yükselay
Başlık ResmiPsikiyatri Uzmanı Dr. Özge Yükselay

“BANA 4 SAAT YETİYOR” DİYENLER DİKKAT

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Özge Yükselay ise toplumda sık dile getirilen ‘Ben zaten 4 saat uyuyorum, bana yetiyor’ sözünün çoğu kişi için doğru olmadığını söyleyerek “İnsanların yüzde birinden azı gerçekten ‘az uyuyan’ kişilerdir. Kronik olarak uykusuz kalan kişiler zamanla performanslarındaki düşüşü fark etmedikleri için bu durumun normal olduğunu düşünür ve çözüm bulmaya da çalışmazlar” diyor.

Dr. Yükselay, uzun yıllar boyunca gecede 4 saat veya daha az uyuyan kişilerde yapılan geniş kapsamlı araştırmalarda, ölüm riskinin ve kronik hastalık görülme olasılığının daha yüksek bulunduğunu belirterek “Sorun yalnızca ertesi gün uykulu olmak değil, yıllar içinde vücutta biriken biyolojik yük” dedi.

Dr. Yükselay; ağrı eşiğinin düşmesi, iştahın artması, risk alma eğiliminin yükselmesi ve bağışıklık cevabının çökmesinin de kronik uykusuzluğun doğrudan sonuçları arasında yer aldığını kaydetti.

AZI DA ÇOĞU DA HASTA EDİYOR

Uyku ile ölüm riski açısından U şeklinde bir ilişki olduğunu gösteriyor. Yani hem çok kısa (özellikle ≤4 saat) hem de çok uzun (≥10 saat) uyku daha yüksek sağlık riskiyle ilişkilidir. En düşük risk ise çoğu erişkin için yaklaşık 7 saatlik düzenli gece uykusunda görülmektedir.

UYKU BORCU HAFTA SONU KAPANMIYOR

Prof. Dr. Hakan Gül, hafta içi az uyuyup hafta sonu uzun süre uyumanın kronik uyku eksikliğinin etkilerini tamamen ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor. Uyku borcu, banka borcu gibi tek seferde kapatılabilen bir hesap değildir. Uykudan çalınan zaman, beyinden çalınan gelecektir” diyen Prof. Dr. Gül, beynin ihtiyaç duyduğu şeyin telafi uykuları değil, her gün benzer saatlerde alınan kaliteli ve kesintisiz uyku olduğunu vurguluyor.

UYKUSUZ KALAN BEYİN HALÜSİNASYON GÖRMEYE BAŞLIYOR

Kronik uyku eksikliğinin psikiyatrik ve nörobiyolojik boyutuna değinen Psikiyatri Uzmanı Dr. Özge Yükselay, uykusuzluğun doğrudan zihinsel mekanizmaları hedef aldığını ifade ederek şunu söyledi:

"Uzun süreli uyku yoksunluğu hafıza ve bilişsel becerilerde ciddi bozulmalara yol açar. REM uykusu bastırıldığında veya yoksun bırakıldığında, REM beyin aktivitesi uyanıklık hâline sızmaya başlar. Kişide rüyaya benzer ‘hipnogojik halüsinasyonlar’ görülebilir. Tablo ağırlaştıkça duygusal süreçler altüst olur, küçük olaylara büyük tepkiler verme, duygu durum değişiklikleri, kaygı ve depresyonun yanı sıra psikotik tablolar ortaya çıkabilir."

Prof. Dr. Hakan Levent Gül
Başlık ResmiProf. Dr. Hakan Levent Gül

UYKU SÜRESİ AYAKKABI NUMARASI GİBİDİR

“Uyku süresi ayakkabı numarası gibidir, herkeste farklıdır” diyen Prof. Dr. Hakan Levent Gül, bilimsel yayınların ortak görüşüne göre sağlıklı yetişkinler için ideal uyku süresinin günde 7-9 saat olduğunu aktarıyor. Ayrıca yalnız sürenin değil, uykunun düzenli ve kaliteli olmasının da, en az süre kadar önemli olduğu belirtiyor. Sabah dinlenmiş uyanmak, gün içinde sürekli uyuklama ihtiyacı hissetmemek ve düzenli bir uyku programı oluşturmak sağlıklı uykunun temel göstergeleri arasında yer alıyor.

Bazı insanların sekiz saatlik uyku olmadan da gayet iyi bir şekilde hayatlarını sürdürebileceklerini belirten Prof. Dr. Gül “Ancak altı saatten azı sağlıksızdır. Modern hayat uykudan çalmayı başarı göstergesi haline getirmiştir. Fakat bunun uzun vadede hem beyin hem de genel sağlık açısından ağır bir bedeli olabilir” uyarısında bulunuyor.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Sağlık
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.