Erol Köse'nin ölümüyle yeniden gündemde! Adım adım yatağa götüren hastalık 'ALS'
Ünlü yapımcı Erol Köse’nin vefatı, ALS hastalığının yıkıcı yüzünü bir defa daha hatırlattı. Sebebi tam olarak bilinmeyen ALS hastalığı, sessizce ortaya çıkıyor ve yavaş yavaş ilerleyerek kişiyi hareketsiz hâle getiriyor. Bilim dünyası ‘sessiz katile’ çare arıyor.
- ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz), beyin ve omurilikteki motor nöronların kaybıyla karakterize edilen, istemli hareketleri kontrol eden sinir hücrelerinin yavaş yavaş fonksiyonunu kaybettiği bir hastalıktır.
- Hastalığın yaklaşık %90-95'inin sebebi bilinmemektedir ve %5-10'u genetik özellik gösterir.
- Hastalığın kökten bir tedavisi bulunmamaktadır, mevcut tedaviler hastalığın seyrini yavaşlatmaya yöneliktir ve ortalama yaşam süresi 2 ile 5 yıl arasında değişmekle birlikte hastadan hastaya farklılık gösterebilir.
- ALS ile mücadelede nörologların koordinasyonunda fizik tedavi, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji, genel cerrahi ve psikiyatri branşlarının birlikte hareket etmesi önemlidir.
- ABD'deki Northwestern Üniversitesi ALS Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Hande Özdinler, hayvanlar üzerinde yaptığı çalışmada NU9 isimli kimyasal maddeyle ölü sinir hücrelerini canlandırmayı başarmış ve bu buluşun ALS hastalarına çare olabileceği belirtilmiştir.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Sanat dünyasının tanınmış ismi Erol Köse’den gelen acı haber, sadece bir ünlünün vefatını değil, aynı zamanda ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığını da gündeme getirdi. Toplumun Stephen Hawking’in hastalığı olarak bildiği ve ülkemizde Fenerbahçeli eski futbolcu Sedat Balkanlı, Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç’ın ölümüne sebep olan hastalık, “sessiz katil” olarak tanınıyor.
MOTOR NÖRONLARIN SESSİZ KAYBI
Bir döneme damgasını vuran yapımcı Köse’nin yaşam mücadelesini sonlandıran bu nörolojik hastalık, beyin ve omurilikteki motor nöronların kaybıyla karakterize ediliyor. Beyin ve omurilikten kaslara sinyal ileterek yürüme, konuşma, yutma ve nefes alma gibi istemli hareketleri kontrol eden özelleşmiş sinir hücreleri olan motor nöron hücreleri yavaş yavaş fonksiyonunu kaybediyor ve hasta yatağa bağımlı olarak yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor.
Vakaların yaklaşık yüzde 90-95’inin sebebinin hâlâ tam olarak bilinmediğine dikkati çeken, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Fikret Aysal, “Vakaların yaklaşık yüzde 5-10’u genetik özellik gösterir. Ancak çoğunlukta belirgin bir sebep tespit edilemez. İlerleyici bir karakter taşıyan hastalık bazen sadece üst motor nöronları, bazen alt motor nöronları tutabilir ancak en sık her ikisinin birlikte etkilendiği tablo görülür” dedi.
HER HASTADA FARKLI İLERLİYOR
Hastalığın bugün için kökten bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Aysal, “Mevcut tedaviler hastalığın seyrini yavaşlatmaya yönelik. Hastalığın ilerleyici bir yapısı var. Ortalama yaşam süresi 2 ile 5 yıl arasında değişse de bu süre hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Çok hızlı ilerleyen vakalar olduğu gibi, uzun yıllar yaşayan hastalar da vardır. Bazı özel vakalarda hastalık çok daha uzun süreli seyredebiliyor. Stephen Hawking istisnai bir örnek olmakla birlikte ülkemizde de uzun yıllar ALS ile yaşayan hastalar bulunuyor” diye konuştu.
Fenerbahçeli eski futbolcu İlyas Tüfekçi, eski model Murat Mısırlı ALS ile hayatını sürdüren ünlüler. ALS teşhisi alan hastalarda psikolojik süreç de büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Aysal, “Hastalar teşhis sonrası ciddi bir duygusal yük yaşayabiliyor. Bu hastalarda depresyon gelişme riski oldukça yüksektir. Bu sebeple yalnızca fiziksel değil, psikiyatrik destek de tedavinin önemli bir parçasıdır” açıklamasını yaptı.
MULTİDİSİPLİNER ORDU GEREKİYOR
ALS ile mücadelenin tek bir branşla sınırlı kalamayacağını belirten Doç. Dr. Aysal, sürecin bir ordu disipliniyle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Nörologların koordinasyonunda; fizik tedavi, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji, genel cerrahi ve psikiyatri branşlarının birlikte hareket etmesi, hastanın hayat konforunu artırmada anahtar rol oynuyor.
GELECEK İÇİN UMUT IŞIĞI
Bilim dünyasının ALS karşısında pes etmediğini müjdeleyen Doç. Dr. Fikret Aysal, “Temel amacımız hastanın ağrılarını azaltmak ve süreci uzatmak olsa da, devam eden bilimsel çalışmalar önümüzdeki yıllarda çok daha etkili tedavilerin kapısını aralayacak” diyerek umut dolu bir mesaj veriyor.
ABD'DEKİ TÜRK BİLİM KADINININ UMUT VEREN BULUŞU
ABD'deki Northwestern Üniversitesi ALS Araştırma Merkezinin yöneticisi Doç. Dr. Hande Özdinler, hayvanlar üzerinde yaptığı çalışmada beyindeki ölü sinir hücrelerini 60 günlük tedaviyle canlandırdı. Ölen motor nöronları kendi buluşları olan NU9 isimli kimyasal maddeyle canlandırmayı başaran Doç. Dr. Özdinler'in çalışmaları ALS, PLS, Parkinson, alzaymır ve beyin kanaması hastalarına çare olacak ilaç hayvan deneylerinde başarılı oldu.
Doç. Dr. Hande Özdinler, "İnsanlar üzerinde de olumlu sonuç alıp bu maddeyi ilaca dönüştürürsek, ALS hastaları sağlıklarına kavuşabilecek" dedi.
