İftarda 15'e 1 kuralı! Hızlı yemek sağlığı tehdit ediyor
Ramazan ayında gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında yapılan en büyük hata hızlı yemek. Uzmanlar, aç kalan mideye hızlı ve fazla yemek tüketiminin vücutta “şok etkisi” yaptığını belirterek önemli sağlık risklerine dikkati çekiyor.
- Her lokmayı en az 15-20 kez çiğneyerek yavaş yemek, sindirim sağlığı için kritiktir.
- İftara ılık çorba veya hafif yiyeceklerle başlayıp, ana yemeğe geçmeden kısa bir ara verin.
- Hızlı yemekten kaçının; mide ağrısı, hazımsızlık ve reflü gibi sorunları tetiklerken aşırı yemeye neden olur.
- Ramazan'da artan kabızlık ve şişkinliği önlemek için lifli gıdalar ve yeterli su tüketin.
- Sahuru atlamayın; protein açısından zengin (yumurta, yoğurt) besinlerle tok kalın ve yemek sonrası hemen yatmayın.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Her lokmanın en az 15-20 kez çiğnendikten sonra yutulmasının sindirim sağlığı açısından önemli olduğunu söyleyen Medipol Mega Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, “İftarda yavaş yavaş yemek sindirim sistemini korur” uyarısında bulundu. Bu durum beslenmede 15’e 1 kuralı olarak tanımlanıyor.
ÇORBA İLE BAŞLA MİDENİ KORU
Orucun yalnızca aç kalmak değil, aynı zamanda vücudu dengeli şekilde beslenmeye alıştırmak anlamına da geldiğini söyleyen Prof. Dr. Korkut, iftara ılık bir çorba veya hafif yiyeceklerle başlamanın sindirim sistemi için en doğru yöntem olduğunu belirtti.
Yapılan çalışmalar, oruç sonrası ilk öğünün küçük porsiyonlarla tüketilmesinin mide ve bağırsak hareketlerini düzenlediğini gösteriyor. Çorba gibi sıvı ve hafif besinlerin mideyi yormadan sindirimi hazırladığı, ardından verilen kısa bir aranın kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olduğu vurgulanıyor.
Ramazan sofrasının vazgeçilmezi! 'İsrail hurması'na tepki var: Soframızda yeri yok
HIZLI YEMENİN SONUÇLARI AĞIR!
Bilimsel araştırmalar, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüksek miktarda yemek alınmasının mide asidi üretimini artırdığını ve mide kaslarının ani genişlemesine sebep olduğunu ortaya koyuyor. Bu durumun mide ağrısı, hazımsızlık, reflü, gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunları artırabileceğini tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Korkut, “Ayrıca hızlı yemek yemek tokluk hissini sağlayan hormonların salgılanmasını geciktirdiği için kişi farkında olmadan gereğinden fazla yemek yer. Yemeklerin iyi çiğnenmeden tüketilmesi, mide ve bağırsakların daha fazla çalışmasına neden olurken besinlerin emilimini de zorlaştırır” dedi
Ramazan ayında özellikle kabızlık ve şişkinlik şikâyetlerinin arttığına dikkati çeken Prof. Dr. Korkut, bunun en önemli nedenlerinden birinin lif ve su tüketiminin azalması olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Korkut, liften zengin sebze, meyve ve tam tahıllı besinlerin bağırsak hareketlerini desteklediğini, yetersiz lif tüketiminin ise sindirim sorunlarını artırdığı belirtti.
SAHURU SAKIN ATLAMA
Uzmanlara göre sahur öğünü, gün boyu enerji ve sıvı dengesini korumak açısından kritik bir rol oynuyor. Sahur yapılmamasının kan şekeri düşüklüğü, hâlsizlik ve baş dönmesi riskini artırdığı belirtiliyor. Ayrıca yemek yedikten hemen sonra yatmanın mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olarak reflü riskini artırabileceği ifade ediliyor.
PROTEİN YE, TOK KAL
Uzun süre aç kalındığında vücudun enerji dengesini koruyabilmesi için protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerekiyor. Protein açısından zengin besinlerin hem tokluk süresini uzattığı hem de kas kaybını önlediğini ifade eden Prof. Dr. Korkut, özellikle sahurda yumurta, yoğurt, peynir ve baklagiller gibi protein kaynaklarının mutlaka tüketilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
